Gel artık enişte seni çok istiyorum!

Aldatma Seks Hikayesi ✔️, Baldız Seks Hikayesi ✔️, Bayan Seks Hikayesi ✔️, Enişte Seks Hikayesi ✔️, Erkek Seks Hikayesi ✔️, Evli Seks Hikayesi ✔️, Fantazi Seks Hikayesi ✔️ 03 Nisan 2015

Gel artık enişte seni çok istiyorum!.

2 yıllık evli, idim. Henüz nişanlı iken, ben ayda bir haftasonu İzmir‘e gidip, onlarda kalıyordum. Ozamanlar baldızım da nişanlıydı, ama bacanak orada kalmıyordu. Gece olunca ben tek başıma bir odada yatıyordum, nişanlım ve baldız, beraber bir odada yatıyorlardı. Herkes uyuduktan sonra nişanlım benim odama gelir sevişirdik. Nişanlım, “Ben senle evlenince gerdeğe girmek istiyorum!” derdi ve kesinlikle siktirmezdi, ama sikişme haricinde hertürlü sevişir ve birbirimizi rahatlatırdık.

Yine böyle bir gece nişanlımla sevişirken, yazın İzmir çok sıcak olduğu için, odanın penceresi açık bir şekilde sevişiyorduk. Evleri müstakil ve tek katlı, güzel bir bahçe içindeydi. Nişanlımla sevişmeye başlayalı yaklaşık yarım saat geçmişti, nişanlım beni yatağa yatırmış ve güzel dudaklarıyla beni benden alıyordu resmen. Bir ara ben pencerenin dışında bir karaltı gördüm. Dikkatlice baktığımda, baldız bizi izliyordu. Bir elinin iki parmığı ağızında emiyor, bir eli küçük göğüslerindeydi. Küçük göğüsleri diyorum, baldızım karımdan yaşı 6-7 yaş büyüktü, ama göğüsleri ve götü oldukça küçüktü.

Nişanlımın 15 dakikadır yaladığı sikim ay ışığının pencereden içeri vurmasıyla daha bir parlak ve daha iç açıcı duruyordu. Ben baldızın bizi izlediğini görünce nişanlımın ağzını resmen sikmeye başladım. Baldız da daha çok çoştu tabii. Hemen nişanlımı alta alıp, baldızı göremeyeceği şekilde yatırıp zevkten sulanan amını yalamaya başladım. Her zamankinden daha güzel ve iştahlı yalıyordum, baldız bizi izliyor diye. Uzun bir yalamadan sonra nişanlımın bacak arasında yerimi aldım ve başladım sikimi nişanlımın amına sürtmeye. Siktirmediği için hep böyle sürterek tatmin oluyorduk.

Herhalde baldızım, benim kardeşinin içine girdiğiğimi zannetti ve ağzındaki eli kayboldu, sanırım alt tarafını okşuyordu. Ben de nişanlıma değişik pozisyonlarda sürtmeye devam ettim. Arada bir sikimi baldıza doğru çevirip, elimle bir iki okşayıp tekrar nişanlıma sürtmeye devam ediyordum. En sonunda nişanlımı domaltıp, baldızın tam göreceği bir pozisyonda nişanlımın beline ve sırtına doğru oluk oluk boşaldım ve elimle baldıza gitmesini işaret ettim. Baldız başta çok şaşırdı, benim kendisini gördüğümü bilmiyordu sanırım, ama hemen gitti, çünkü nişanlım 2 dakika sonra yanına yatmaya gidecekti. Ve gitti de.

Sabah kalktığımızda herşey normaldi, baldız kahvaltı hazırılıyordu. Ailecek güzel bir kahvaltı yaptık. O gün baldız bana daha çok ilgi gösteriyordu. Kaynanam, baldızım ve nişanlımın ısrarlarıyla o gece de orada kalmaya karar verdim. Akşama bacanak ta geldi, güzel bir sofra kurup içmeye başladık. Kaynanam içmezdi, sadece sohbete katılıyordu. Saat ilerleyince bacanak gitmek istedi. Ben hariç, herkes kalması için ısrar etti, ama o kalmadı ve gitti. Daha sonra muhabbet cinsel içerikli olmaya başladı, alkolün etkisiyle tabi. Kaynanam, “Siz kafayı bulmaya başladınız, bu sohbet yeter, ya kapatın ya ben gider yatarım!” dedi. Ben ve nişanlım, “Kapatalım!” dedik, ama baldız, “Ne var anne ya, Can yabancı mı? Senin oğlun sayılır!” dedi ve cinsellikten konuşmaya devam etti. Kaynanam da kızdı ve gitti yatmaya.

Kaynanam gidince, baldız daha rahat konuşmaya başladı ve sonunda konuyu insanların evlenmeden nişanlılarıyla ve sevgilileriyle ilişkiye girmesine getirdi ve nişanlıma sordu, “Ters bir olay mı?” diye. Nişanlım da, “Ben karşıyım!” dedi. Baldız ise, “Benim nişanlım benden öyle birşey istese, onu elimden kaçırmamak için yaparım!” dedi. Biz hemen ona döndük. O da, “Yoooo yooo, valla Eray’la bir şey yapmadık!” dedi. Biz çok ısrar ettik, “Hadi hadi yeme bizi, yaptın mı?” diye, ama baldız yemin ederek yapmadığını söyledi. Sonra da, “Asıl siz yapmış olmayın?” deyince, ben akşam gördüklerini anlatacak sandım, ama anlatmadı. Nişanlım hemen, “Sen beni bilirsin abla, ben öyle şeylere karşıyım!” dedi. Baldız da, “Yapsanız ne olacak ki, yakında evleneceksiniz zaten!” dedi. Sonra da, “Sizin konuşacaklarınız vardır, ben zaten kötü oldum, iyice kafam dönmeye başladı. Bu sohbetin sonu boka sarmadan gidip yatayım ben!” dedi ve gitti.

Baldız gidince, nişanlım, “Ben de çok sarhoşum, yatmaya gidiyorum!” dedi. Ama ben sevişelim diye ısrar ettim, kıramadı beni ve benim odama gidip başladık sevişmeye. İçkinin de etkisiyle nişanlım, çok sıcakladığını, pencerden gelen havanın yetmediğini ve sessiz olursam, cereyan yapsın diye odanın kapısını da açık bırakacağını söyledi. Kabul ettim, kapıyı da açıp sevişmeye devam ettik. Kapı açık olduğu için, baldız bu gece dışardan değil de kapının önünden bizi izlemeye başlamıştı bile. Ben ne türlü pozisyon olursa olsun nişanlımın yüzününü kapıya döndürmemem lazımdı. Hemen nişanlımı 69 pozisyonuna getirdim ve yalaşmaya başladık. Çok güzel yalıyordum nişanlımın amını. Baldız beni yalarken görüyor, ama benim sikimi göremiyordu.

İlk defa nişanlımın götünü de yalamaya başladım. Çok zevk aldığı belli oluyordu. Arada baldıza bakıyordum, göğüsleri fora etmiş kendini okşuyordu. Nişanlımı altıma alıp, kulak memelerini emerken, kulağına fısıldayarak götten yapmak için yalvardım. Nişanlım da, “Yalarken çok güzeldi, yine aynı zevki verirsen kabul!” dedi. Sikimi iyice tükürükle ıslatıp, nişanlımın bacaklarını omzuma aldım ve götten girmeye başladım. Amına sürterken bu kadar zevk almıyordu, inleye inleye, “Daha sert sik götümü!” diye sayıklıyordu. 15 dakika sürmeden böğüre böğüre boşaldım götünün içine. O sırada baldız kapıdan kayboldu ve herkes yatıp uyudu…

Bu olaydan kısa bir zaman sonra baldız evlendi. Onlardan 1 yıl sonra da biz evlendik. Baldızın bir çocuğu oldu. Arada bir kocasıyla bize kalmaya gelirler. Onlar geldi mi her gece içer, kafaları biraz kırar öyle yatarız. Onlar bizdeyken karımı daha sert siker uçururum. Karım da, “Ablamlar buradayken daha iştahlı oluyorsun sen, ne iş?” diye sorar hep, ben ise geçiştiririm. Ama bizim evde karımla sikişirken baldızın bizi izlediğine hiç şahit olmadım.

Birgün yine bize geldiler. O akşam yine içtik. Yalnız bir tuhaflık vardı, baldız az içiyor, ama sarhoş gibi davranıyordu, bize durmadan kadeh kaldırıyordu. Ben bu durumu farkedince ağırdan içmeye başladım. İçkiler bittiğinde, bacanak ve karım tam kelle olmuştu. Herkes odasına çekildi. Ben yine karımı altıma aldım ve sertçe sikmeye başladım. Karım sarhoş haliyle nerdeyse sikişirken altımda uyumak üzereydi. İçine boşalıp amından çıktığımda sızdı kaldı. Birkaç kere dürttüm, “Kalk bir duş al öyle yat!” diye, ama horlama sesinden başka tepki gelmeyince, ben banyoya duş almaya gittim. Bir ara banyonun kapısı hafif aralandı, biri bakıyordu, bu kesin baldızımdı. Göreceği şekilde sikimi sabunlayıp okşamaya başladım. Ama baldız umduğum gibi banyoya girmedi, kapıyı kapatıp gitti.

Duşumu alıp bornozla banyodan çıktığımda, bizim kullanmadığımız eşyaları koyduğumuz küçük odadan birtakım sesler geldiğini duydum. Başta korktum eve hırsız falan girdi diye, ama odaya gidip baktığımda, baldız yarı soyunmuş halde, eski kanepeye uzanmış kendini okşuyordu. Beni görünce hiç toparlanmadı ve “Gelmeyeceksin sandım!” dedi. Ama ben hemen üzerine atlamadım. “Ne bekliyorsun?” dedi. “Kardeşin uyuyormu bir bakayım!” dedim. “Ben baktım da geldim, uyuyor. Gel artık enişte seni çok istiyorum!” dedi. Vakit kaybetmeden sevişmeye başladık. Baldızın küçük memeleri beni hep delirtiyordu zaten. Göğüs uçları çok güzeldi, onları doyasıya yaladım, emdim. Oradan amına indim yavaşça. Amı da güzeldi, ama doğum yaptığı için biraz deforme olmuştu. Amıyla beraber beni hep hasta eden o küçük götünü de yalıyordum. Götünün en güzel ve beni mest eden tarafı, iki yanak arası oldukça ayrıktı, tam götten sikmelikti yani.

69 olduk, şimdi baldız da benim sikimi yalıyor, “Mmmhhh, yarağını yalamayı çok hayal ettim!” diyordu. “Zevkini sür ozaman, iyi yala!” dedim. Ben baldızın götünü yalarken birşey dikkatimi çekti, göt deliği epey genişti. Baldıza, “Kaç kere siktirdin götten?” deyince, baldız, “Aslında bekarken götten sikişmeye karşıydım, ama seni kardeşimi götten sikerken görünce, her gece kocama yalvardım beni götten sikmesi için. Başta istemedi, ama ben zorla siktirdim götümü ona. Şimdi her gece götümü sikiyor, amımı ise haftada bir!” dedi.

Baldızı altıma alıp, amına daldırdım sikimi. 15 dakika amını siktikten sonra, baldız beni yatırdı ve götüne soktu sikimi. Hiç zorlanmadan alıyordu hepsini. Belli ki götten sikilme delisiydi. Arada bir sikimi götünden çıkarıp amına sokuyor, ama bir iki dakika sonra tekrar inleye inleye götüne sokuyordu. Amına soktuğu zamanlar vıcık vıcık oluyordu amı hep. Sanırım 2-3 defa boşalmıştı. Pozisyon değiştirip domalttım ve götten sikmeye devam ettim. O da boş durmuyor, 3-4 parmağını amına sokuyordu. Ben de artık boşalmak üzereydim, elini amından çıkarıp, sikimi amına sokup sikmeye başladım. Çok geçmeden ikimiz de aynı anda boşaldık. Sonra baldız banyoya gitti, ben de bornozu giyip karımın yanına gittim, yattım uyudum.

Baldız şimdi ikinci çocuğa hamile ve artık eskisi kadar sık gelmiyor. Ama gelince de götünü siktirmeden gitmiyor!

Can..

1398 gösterim, 2 gün

Evet yanıyorum ve sende söndüreceğim ateşimi!

Aldatma Seks Hikayesi ✔️, Bayan Seks Hikayesi ✔️, Evli Seks Hikayesi ✔️, Olgun Seks Hikayesi ✔️, Swinger Seks Hikayesi ✔️, Zorla Seks Hikayesi ✔️ 03 Nisan 2015

Evet yanıyorum ve sende söndüreceğim ateşimi!.

28 yaşında, sarışın, ve zayıf, ama iri göğüslü, evli, bir bayanım. Eşimle aramdaki 21 yaş, fark hiç sorun olmadı. Değişikliğe tamamen kapalı, seks yaşantımız olsada, haftada bir iki sefer bende orgazm oluyorum. Herşey, kocamın yeğeninin bizim yaşadığımız şehirde iş bulmasıyla ve kocamın da kendini toparlayıncaya kadar bizimle kalabileceğini söylemesiyle başladı. Kocamın yeğeni Engin benden 3 yaş büyük ve iyi bir çocuktu.

Yanımıza taşınalı henüz bir hafta olmuştu ki, birgün ben çarşıdan geldiğimde, onun evde olduğunu farkettim. İşten erken gelmişti. Hastalanmış olabileceğini düşünerek odasına çıktım. Yeni duştan çıkmış, üzerinde sadece boxeri vardı. “Ne oldu, hastamısın?” diye sordum. “Kendimi iyi hissetmiyorum…” dedi. Yanına yaklaştım ve elimi alnına götürdüm, ateşi vardı, “Yanıyorsun sen!” dedim. Kolumu tuttu, “Evet yanıyorum ve sende söndüreceğim ateşimi!” diyerek belime sarıldı. Şok olmuştum, böyle birşeyi asla beklemezdim ondan !

Kaçmaya çalışırken ayağım halıya takıldı ve yere düştüm. Engin de üstüme abandı. Benim üzerimde kot pantolon olmasına rağmen sikinin sertliğini hissetmiştim. “Yapma lütfen!” dediğim halde, Engin kazağımı sıyırıp, göğüslerimi okşamaya başlamıştı bile. Kurtulmaya çalışıyordum, ama bu mümkün değil gibi gözüküyordu. Engin tam pantolonumu çıkartmak için üzerimden doğrulduğunda, elinden kurtuldum ve kaçarak odama inmeye başladım, o da peşimden geliyordu. Heyacandan ve korkudan kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu. Kendimi odaya kilitledim ve “Engin lütfen git, dayın duyarsa ikimizi de öldürür!” dedim. Gerçekten de daha önce hiç böyle birşey düşünmemiştim. Engin birkaç dakika daha kapının önünde homurdanıp gitti.

2 saat sonra kocam eve geldiğinde odadan çıktım, kocama hasta olduğumu söyleyip geri odama döndüm. Onlar da akşam yemeği için dışarıdan birşeyler getirtip, yediler, geç saate kadar oturdular. Yatma vakti olupta kocam yatağa girdiğinde, birşey söylemeden kocama sarılıp okşamaya başladım. Sikini çıkartıp emmeye başladığımda, “Hani hastaydın?” dedi, ama zevk aldığı için de devam ettik. Bugünkü olaydan o kadar etkilenmiştim ki, kocamın her yaptığı hareketten daha fazla zevk alıyordum. Sesimi Engine duyurmak istercesine yüksek sesle inliyordum. O gece kaç kez orgazm, oldum bilmiyorum. Kocam, “Bugün sende birşey var, çok azmışsın!” dedi. Gerçekten de öyleydi, bu durum beni çok azdırmıştı. Çok utanıyordum, hemde kendime kızıyordum, ama elimde değildi. Kafama koymuştum, Engin’le böyle bir olay tekrar yaşanırsa, ki ben yaşanması için elimden geleni yapacaktım, yine kaçmaya çalışacaktım, ama fazla da direnmeyecektim.

Sabah kocam yine erkenden çıktı, Engin Cumartesileri çalışmıyordu, yani fırsat bu fırsattı. İçime çamaşır giymeden beyaz saten geceliğimi giydim, üstüme de sabahlığımı aldım. Kahvaltı hazırlayıp Engin’e seslendim. Dünün utancından mı, yoksa bana hırsından mı bilmiyorum, yüzüme bile bakmıyordu. Ona, “Seni affettim, merak etme dayına da birsey söylemeyceğim!” dedim. Hiçbirşey demedi, oturdu ve kahvaltısını yapmaya başladı. Ben sağında solunda dolaşıyor, eğilip dolaptan birşeyler alıyor, frikikler veriyordum, gelip geçerken vücudumu ona sürtüyordum. Bir anda hışımla kalktı ve “Yeter artık!” diye bağırdı. Ben ne olduğunu anlamamış gibi yapıp, “Ne oldu?” diye sorduğumda, koluyla masanın üzerindekileri yere savurup, beni masaya yatırdı.

Bu defa numaradan kurtulmaya çalışıyordum. Tezgahın üstündeki bıçağa uzanıp aldı, geceliğimi göbek hizamdan yukarıya doğru kesti. Memelerimi deli gibi avuçluyor, yalıyor, emiyordu. Sonra eşofmanını indirip, zaten heyacandan ıslanmış amıma bir hışımla geçirdi sikini ve sikmeye başladı. Zevkten deliriyordum, sadece, “Yapma, yapma!” diyebiliyordum.

Engin ise, “Seni sike sike bayıltacağım! Seni orospum yapacağım!” diyor ve hızlıca sikiyordu beni. Şimdi de memelerimi ısırmaya başlamıştı. Ben bağırınca, “Bağır küçük orospum, dilediğince bağır!” diyordu. Zaten bağırıyordum, inliyordum, bacaklarımı onun beline dolamış, zevkten uçuyordum. Beni öyle ne kadar sikti, ben kaç kez orgazm oldum bilmiyorum, ama sikilmekten hiç böyle zevk almamıştım. Sonunda o da boşaldı ve içime bütün döllerini fışkırttı. İçimden çıkmadan, biraz önce geceliğimi kestiği bıçağı çıplak tenimde gezdirirken, “Sen benim orospumsun ve ben her istediğimde seni sikeceğim, tamam mı?” dedi. Böyle bir zevke hayır diyemezdim.

Ben artık Engin’e köle olmuştum, onun tabiriyle ‘Küçük orospusuydum’. Şu ana kadar, hep ailemin birtanecik kızı olarak hep el üstünde tutuldum, tüm arkadaşlarımın, helede erkek olanların arasında hep iltifatlar aldım. Kocamın da gençlik aşısıydım ve kocam da beni el üstünde tutuyor, devamlı iltifatlar ediyordu. Ama Engin beni adi bir orospuymuşum gibi sikiyor ve benimle doğru düzgün konuşmuyordu bile. Yine de ben bu durumdan oldukça memnundum.

Bir Cumartesi sabahı kocam da işe geç gidecekti. Kahvaltı hazırlıyordum. Engin geldi, buzdolabından birşey aldı ve masaya oturdu, “Yanıma gel!” dedi. Yanına gittim. Geceliğimin altından elini sokup, amımı avuçlamaya, parmaklamaya başladı. “Yapma, dayın birazdan gider, bekle biraz!” dedim. “Sus!” dedi, vıcık vıcık olmuş amımı parmaklarken, “Dayıııı, kahvaltıya gelmiyormusun?” diye seslendi. Kocam da, “Elimi yüzümü yıkayıp geliyorum!” dedi. Hem heyacandan hem zevkten mahvolmuştum. O sırada Engin eliyle bacaklarımı ayırıp, külodumu yana çekti ve amıma birşey soktu. Birden irkildim, buzgibi soğuktu soktuğu şey. “Bu ne?” diyebildim. “Salatalık orospum, salatalık! Dayım gidinceye kadar bu salatalık sikecek seni. Çıkarmak yok, tamam mı?” dedi. “Tamam” dedim sadece.

Kocam geldi bu arada. Çaylarını koydum. Kocam, “Hadi yavrum sen de otur, kahvaltını yap!” dedi. Amımdaki salatalıktan oturamıyordum ki. “Ben sonra yaparım!” dedim. Mutfakta oyalanıyordum ve amımın suları bacaklarıma süzülüyor, arada bir de kasılıp kalıyordum, ben hareket ettikçe salatalık amımda bir yerlere değiyor, beni delirtiyordu. Kocam kahvaltısını bitirip kalktı. Giderken bana, “Canım, bugün pek iyi değilsin galiba, yat dinlen, yemeği falan da düşünme!” dedi. Kocamı kapıya kadar geçirdim. Engin de arkamdan gelmiş, gülüyordu. Kapıyı kapatınca, “Çıkartayım mı artık salatalığı?” dedim. “Hayır çıkartma, yürü, yatakodasına gidiyoruz!” dedi.

Yatakodasına girince beni yatağa yatırıp, amımdaki salatalığı tuttu ve ileri geri yapmaya, adeta salatalıkla sikmeye başladı. İyice delirmiştim artık, zevkten inliyordum. Sonra salatalığı amımdan tamamen çıkarıp, beni yatağa domalttı ve sikini amıma bir hışımla soktu. Amımı hızla sikerken, bir yandan da kalçalarıma kıyasıya şaplaklar atıyordu. Canım yanıyordu, ama zevkten de deliriyordum. Bana sürekli, “Sen kimin orospususun? Senin sikicin kim?” diye bağırıyordu. Onun bu konuşmaları bile beni kudurtuyordu. Kocamla sevişirken, kocam hep, “Güzel karım, yavrum, canım, aşkım!” falan derdi. Güzel sözler duymak güzeldi, ama sikilirken argo sözler duymak daha tahrik ediciydi.

Cumartesileri tamamen Engin’e aittim, beni evin istediği yerinde, istediği şekilde sikiyordu. Bizim yatağımızda, onun kendi yatağında, oturma odasında, kanepede, yerde halının üzerinde, banyoda, mutfakta, masanın yada tezgahın üstünde… heryerde sikiyordu. Bazen onun geciktirici falan kullandığını düşünüyordum, çünkü bütün gün hiç durmadan beni sikiyor ve sadece 2 yada 3 kez boşalıyordu.

Yine bir seferinde beni mutfakta yerde sikerken, “Bu gece dayıma kendini siktireceksin, ben de sizi izleyeceğim, tamam mı?” dedi. “Saçmalama, olmaz öyle şey!” dedim. Memelerimin uçlarını sıktı, canımı acıtıyordu. “Senin sikicin kim?” dedi. “Sensin!” dedim. “Ozaman dediğimi yapacaksın!” dedi. Nekadar karşı çıksam da, ogün yatakodamıza bir kamera yerleştirdi. Kamera çektiği görüntüleri canlı olarak onun Laptopuna aktaracakmış…

Akşam yemekler yendi, TV seyredildi, çaydı kahveydi derken, Engin, “Ben yatıyorum!” deyip odasına gitti. Biz de biraz oturduktan sonra odamıza gidip yattık. Kocamı öpmeye ve azdırmaya başladım. Adeta Engin’e, kocam da beni iyi sikiyor diye ispatlamak istiyordum. Kocam da bana karşılık verdi ve soyunduk. Kocam amımı yalamaya başladı, zaten çok iyi yapardı bunu. Engin benim amımı hiç yalamamıştı. Kocam, “Canım karıcığım, aşkım, sende eriyorum, sana bayılıyorum!” diyerek amımı yalıyor, beni delirtiyordu. Engin’in de bizi izlemesi beni dahada heyacanlandırıyordu.

Kocam amımı yalayarak beni orgazm ettikten sonra doğruldu ve sikini amıma yavaşça, yine o güzel sözleriyle soktu. Yavaş yavaş, tadını çıkararak sikiyordu beni. Bu arada kocam, Engin’in hoyratça sıktığı, o fırça gibi kirli sakallarını sürterek acıttığı memelerimi nazikçe öpüyor, yalıyor, emiyor ve kokluyordu. Ben 2. kez orgazm oluyorken, kocam da sıcacık döllerini içime akıttı. Biraz daha öpüşüp koklaştıktan sonra kocam banyoya gitti. Az sonra Engin odaya girdi. Yataktan doğrulmadım bile. Elini amıma attı, avuçlarken, “Benim altımda daha çok inliyorsun, seni en iyi ben sikiyorum!” dedi ve gitti. Aslında doğru söylüyordu, onunla yaşadığım orgazmlar daha başkaydı. Engin’in söylediklerini düşünüp durdum bütün gece. Ben Mazoşist idim galiba. Acıdan, hakaretten daha çok zevk alıyordum…

Pazar günü kocam da evde olduğu için, Engin’le birkaç elleşmeden öteye gidemedik. Engin’in o umursamaz tavırları beni delirtiyordu. Pazartesi günü Engin işten geldiğinde, yalnızca bir iki saatimiz vardı. “Seni götünden sikeceğim!” dedi. “Hayır olmaz!” dedim. Amımı bile sikerken hayvan gibi sikiyordu, hiç sikilmemiş götümü paramparça eder diye düşünüyordum. “Sikeceğim lan!” diye bağırarak beni zorla domaltmaya çalıştı. Ama ben bütün gücümle karşı geldim, domalmadım. O da, “Tamam lan orospu, bir daha amından da sikmeyeceğim seni!” deyip kalktı üzerimden ve odasına gitti. Nasılsa dayanamaz diye düşünüp, götümü kurtardığıma sevinerek yemek hazırlamaya koyuldum.

Gerçekten de ondan sonraki günlerde, bırak beni sikmeyi, dokunmayı, yüzüme bile bakmadı. Kedi yavruları gibi ona sürtünüyor, beni sikmesi için normalde bütün tahrik olduğu şeyleri yapıyordum, ama o hiç oralı bile olmuyordu. Hele birgün, banyodan yeni çıkmıştı, odasında kurulanırken yatağa yatırdım ve heryerini yaladım. Taşaklarını, götdeliğini yaladım (normalde bayılırdı ve kudururdu bu yaptığıma). Sönük sikini emiyordum, ama onda hiçbir kıpırdanma yoktu. Nasıl sikine söz geçirebiliyordu, anlamamıştım. En sonunda, “Boşuna uğraşma, ben istersem kaldırırım!” dedi ve beni iterek ayağa kalktı, üzerini giyindi. Deliriyordum artık, karşısında beni sikmesi için kıvranıyordum, ama o beni tınmıyordu bile.

Pes etmiştim sonunda, Cumartesi günü kocam işe gittikten sonra odasına çıktım, “Kalk hadi, götümü de sik, amımı da sik, ama yeterki sik!” dedim. O ise umursamaz bir tavırla, “Git kahvaltı hazırla!” dedi. Merdivenlerden uçarak inip mutfağa girdim, kahvaltısını hazırladım. Sonunda beni sikeceği için çok mutluydum. Az sonra mutfağa girdi ve aceleyle kahvaltısını yaptı kalktı. Cilve yapıp duruyordum, ama o, “İşim var, gitmem lazım, bir iki saate gelirim!” deyip çıktı. Sikmeden gittiği için üzülmüştüm, ama önümüzde daha koca bir gün vardı, kocam gelinceye kadar beni sikerdi nasıl olsa diye kendimi teselli ettim…

İki saat sonra kapı açıldığında nasıl bozulduğumu anlatamam. Engin’in yanında bir kız vardı. Resmen göt olmuştum. Bizi ayaküstü tanıştırdı ve kızla yukarı odasına çıktı. Kısa bir süre sonra da odasından sesler gelmeye başladı. Kızı inlete inlete sikiyordu. Daha iyi duyabilmek için yukarı çıktım. Kapı açıktı, ama kıskançlıktan bakamıyordum içeri. Sadece seslerinden bile deliriyordum zaten. Kıza, “Canım, çok iyisin!” diyordu (bana hiç dememişti oysa). Taşaklarının amına vurduğundaki sesi duyuyordum, kızın inlemelerini, çığlıklarını, Engin’in de belli belirsiz inlemelerini duyuyordum. Amım sırılsıklam olmustu, ama kendimle oynamıyordum, çok kıskanmıştım deliriyordum sinirden. Bilerek gürültü yaptım ve aşağı indim. Kız, “O ses neydi?” dedi, ama Engin, “Önemli değil canım!” deyip kızı sikmeye devam etti.

Kocamın eve gelme saati yaklaşana kadar kızı sikti. Sonra aşağı geldiler. Kız, “Ben gideyim…” falan dedi. Ben de biran önce gitsin istiyordum zaten. Ama Engin’de bir ısrar, bir ısrar, “Kal canım, dayımla tanış, yemek yiyelim!” diye. Uyuz oluyordum, ama yalandan da olsa, “Tabi tabi, iyi olur…” falan diyordum. Kız da, “E tamam ozaman, kalayım!” dedi. Engin’e baktım, çok keyifliydi. Bana, “Dayımı ara, gelirken Rakı getirsin içelim bu akşam!” dedi. Ben de istemeye istemeye aradım. Kocam da, Engin’in bir kız arkadaşı olduğunu duyunca pek keyiflendi.

Akşam yemek yendi, Rakılar içildi, muhabbetler yapıldı. Sonra Engin kızı evine bırakmaya gitti. Biz de bu arada yatmaya gittik. Yatağımıza girer girmez kocama yanaştım, elimi sikine attım, “Canım çok istiyor seni!” dedimse de, o hemen uyudu. Yatakta resmen kıvranıyordum, hem bugünkü sikişme seslerinden, hem kıskançlıktan, hemde Engin’in umursamaz davranışlarından. Amımla oynayıp orgazm olduktan sonra ben de anca uyuyabildim.

Nekadar uyuduğumu hatırlamıyorum, amımda hoyrat bir dokunuş hissettim, hemen açtım gözümü. Engin’di. O an sevinçten ve heyecandan ölebilirdim herhalde. Kocamın yanımda horlaya horlaya uyuyordu. Engin kulağıma fısıldayarak, “Sikeyim mi seni?” diye sordu. Ben de fısıltıyla, “Sik!” dedim. “Götünü de sikeyim mi?” dedi, “Sik!” dedim. Artık beni parçalasa bile umrumda değildi. “Odama gel!” deyip gitti. Hemen kalktım, uçarak odasına gittim. Engin yatağa yatmış, kalkık sikini sıvazlayarak beni bekliyordu. Kapıyı kapayıp yanına gittim, “Aşkım, sikicim!” dedim, dudaklarına yumuldum. Engin beni üzerinden iterek, “Öp lan ayaklarımı, özür dile benden orospu!” dedi. Ayaklarının heryerini öptüm, durmadan da özür diledim. Saçımdan tutup beni yukarı çekip, “Artık ne dersem yapacakmısın lan?” dedi. “Ne dersen yapacağım, söz!” dedim. “Yala lan sikimi!” dedi.

Kendimi ona ispat etmek istercesine yalıyordum, emiyordum sikini. Taşaklarını, götünün deliğini, heryerini yaladım bu defa. Siki kazık gibi olmuştu, ben zaten sırılsıklamdım. Kolumdan tuttu ve “Domal!” dedi. Hemen domaldım. Direkt götüme sokacak diye düşünüyordum, zaten artık umrumda da değildi, siksin de nasıl isterse, neremi isterse siksin diyordum. Bu düşüncelerle birde baktım ki amımı götümü yalamaya başladı. Aman Tanrım, ilk kez amımı yalıyordu. Dilini amıma sokuyor, ordan çıkarıp götümü zorluyordu diliyle. Boşalmıştım bile, ama o halen yalamaya devam ediyordu, amımın sularını yalayıp yutuyordu. “Orospuuummm, amın çok tatlıymış!” dedi. Tanrım, bu ne büyük iltifattı!

Doğruldu, sikini soktu amıma, sikmeye başladı. Bu arada kalçalarımı tokatlıyor, saçlarımdan asılıp kafamı kendine dogru çekip beni öpüyordu. Evet, öpüyordu. Ben yine orgazm olmuş titrerken, sikini amımdan çıkarttı ve götümün deliğine sürtmeye başladı. “Krem sürelim!” dedim. “Ne kremi lan, böyle sikeceğim seni!” dedi. Sikini amıma sokup ucunu ıslatıyor, sonra o ıslaklığı götümün deliğine sürüyordu. Bir süre sonra sikinin başını götüme soktuğunda, ölüyorum diye düşündüm, Tanrım, bu nasıl bir acıydı. “Yastığı al, ona kapan!” dedi ve bir hışımla kalanını da soktu götüme. Tarif edilemez bir acıydı. Bir süre sonra hızlıca sikmeye başladı götümü. Taşakları amıma çarpıyordu ve ben şaşırarak, nasıl bu kadar acıdan zevk aldığımı düşünüyordum.

Bir süre sonra amımın dudaklarında bir sertlik hissettim. Ben daha, “O ne?” diyemeden, amıma birşey soktu. “Salatalık orospum, salatalık!” dedi. Amımda salatalık, kendisi götümü sikerken, aynı zamanda da klitorisimi okşuyordu. Artık zevkten deliriyordum ve orgazm olurken nefes bile alamıyordum. Bu şekilde götümü epeyce bir süre sikti. Sonra birden sikini götümden çıkarıp, saçımdan asıldı, “Dön, ağzını aç!” deyip, ağzıma verdi ve şiddetle boşaldı, “Hepsini yut orospum, yut hepsini!” dedi. Hepsini yuttum ve sikini yalayarak temizledim. Sonra beni ayağa kaldırdı, belime sarılıp dudaklarımdan öptü ve götüme şaplak atıp, “Hadi git şimdi!” dedi. Zevkten uçarak indim aşağı.

Odaya girdiğimde kocam halen uyuyordu. Ben de günlerin hasretini bitirmiş olarak yattım, keyifle uyudum.

Maviş..

1286 gösterim, 0 gün

Elini külotumun içine sokunca titremeye başladım!

Bayan Seks Hikayesi ✔️, Evli Seks Hikayesi ✔️, Fantazi Seks Hikayesi ✔️, Kapalı Seks Hikayesi ✔️, Olgun Seks Hikayesi ✔️, Swinger Seks Hikayesi ✔️ 03 Nisan 2015

Elini külotumun içine sokunca titremeye başladım!.

38 yaşında, evli, bayanım ve görücü usulü evlendim. Karadeniz bölgesinde yaşayan, bir ailenin en küçük kızıyım. Hali vakti yerinde diye beni şuanki eşime verdiler. Kısa boylu, göbekli, saçı baya dökülmüş biri. Ben ondan daha uzun boylu, güzel, bir bayan’ım. Evlenene kadar bakire, idim. Hiç kimseyle cinsel ilişki’ye girmedim. Uzaktan beğendiğim erkekler olmuştur, ama öyle konuşmaktan ileriye gidemedi. Elimden bile tutturmadım. Sex konusunda hiç tecrübem yoktu yani.

Almanya’da düğün yaptık ve gerdek gecesi kocamla ilk yatmamız çok kötü geçti. Kocam, şimdi anladım ki, hem penisi küçük, hem de kadının zevkini hiç düşünmez bir insanmış. Doğru dürüst sarılıp öpmeden direk içime girdi ve kızlığımı bozup, 3 dakika sürmeden içime boşaldı. Ne olduğunu bittiğini anlamadım bile. Sadece kendi kendime, (Hepsi bu mu? Yani kız arkadaş’larımın ballandıra ballandıra anlattıkları bu mu?) diye düşündüm. Günlerim ve gecelerim iyice ızdırap olmuştu. Sonra ilk çocuğumu dünyaya getirdim ve aradan pek fazla geçmeden ikinci çocuğumu. Çocuklar büyüdü, ama ben halen ne kocamdan nede hayatımdan hiç zevk almadım.

Kocamın kendine ait işyeri açması onu çok değiştirdi. Bencilliği yetmezmiş gibi, birde kendini çok yükseklerde görmeye başladı ve bu hali dahada çekilmez etti onu. Sex hayatımız 2 haftada nerdeyse 1’ e düştü. Kocamın dışarılara gittiğini biliyordum, aman tek benden uzak dursun da, ne yaparsa yapsın diyordum.

Bir ara kadın arkadaşlarla gün yapmaya başladık. Benim için bir değişiklik oluyordu. Kadınlar bana hep imrenirdi. Arabam vardı, param vardı, ama mutlu olmadığımı kimse bilmiyordu. Konu bazen Sex’ten açılınca, kadınlar öyle şeyler anlatırdı ki, tabiri caizse öküzün trene baktığı gibi bakardım. Günlerimizi, gece Türk restoranlarında yaptığımızdan arabayla gidiyordum. Bir gün gece eve dönerken arabamın tekeri patladı. Kocamı aradım, ama maalesef telefonu kapalıydı. Şaştım kaldım. Gece yarısı yol ortasında kaldım. Derken yanıma bir araba durdu. İçerisindeki adama bakınca öyle sevindim ki anlatamam. Kocamın arkadaşı, Hakan.

“Hayırdır yenge hanım, bir sorun mu var?” dedi. Ben de, “Tekerim patladı, kocama ulaşamıyorum, şaşırdım kaldım!” dedim. Hakan kahkaha atarak güldü, “İlahi yenge, bu mu sorunun?” dedi. Hemen indi arabadan, bagajdan yedek tekeri çıkardı ve 10 dakika sürmeden tekeri değiştirdi. Ona, “Hakan bey çok zahmet oldu, eliniz çok kirlendi, ilerde bir Cafe var, orada elinizi yıkayın, bir de soğuk bir şey ısmarlayım!” dedim, ama zor kabul ettirdim. O önden, ben arkadan hakan, cafeye vardık.

Elini yıkadı, masaya geldi. Soğuk birşeyler sipariş verdik. Öyle karizmatik, öyle yakışıklı bir insandı ki, bir de Türk erkeklerinde, kusura bakmayın ama pek bulunmayan efendi ve naziklik vardı ki, resmen mest olmuştum. Cafede çalışan garson kızlar bile resmen yanımda Hakana asıldı. 10-15 dakika oturup sohbet ettikten sonra müsade istedi ve kalktık. Giderken bana kartını bıraktı, “Olur da kocana ulaşamaz, bir derdin olursa ara, elimden geldiği kadar yardım ederim!” dedi. O gece elimde olmadan onu hayal ederek uyudum. Kocam denen insan müsvettesi ise sabah sormadı bile, gece neden aradın diye.

Aradan iki gün geçmeden, kocam bir gece beni aradı ve “Ben şu an Türkiye’deyim, haberin olsun! dedi. Son zamanlarda sürekli birşeyler bahane eder ve Türkiye’ye uçardı. Çocuklarım da 3 günlüğüne gitmişlerdi. Kaldım yine yalnız. Çantamı karıştırırken Hakanın kartı elime geçti. Çok düşündüm ve en sonunda, “Selam!” diye mesaj attım. 5 Dakika sonra, Hakan da, “İyi akşamlar, kimsiniz?” diye cevap yazdı. “Nurhayat ben, umarım rahatsız etmedim?” dedim. Heycandan tir tir titriyordum. Ne yaptığımın bile farkında değildim. “Hayırdır, yolda mı kaldınız yine?” diye geri yazdı ve arkasından beni aradı. Laf lafıı açtı, nerdeyse 1 saat sohbet ettik telefonda. Kendimi çok kötü ve yalnız hissettiğimi söyleyince, “İsterseniz birazdan uğrayayım size?” dedi. Ben de biraz çekinmeme rağmen kabul ettim.

Aradan 20 dakika geçmedi, kapımın zili çaldı. Hakan gelmişti. Kapıyı açtığımda ayaklarım titredi. İçeri buyur edip, çay demledim. Oturduk sohbet etmeye başladık. Nerdeyse tüm hayat hikayemi anlattım. Hakan 1.80 boyunda, çok sportif bir vücuda sahip ve mükemmel konuşmasını bilen bir insan. O konuştukça ben kendimden geçiyordum. Bir ara Lavobaya kalktı ve dönünce direkt yanıma oturdu. Sohbete devam ederken, bir ara elini dizime dokundurdu. Ben tepki vermeyince saçlarımı okşamaya başladı. Ben genç kız gibi utanıp kızarırken, Hakan beni kendisine çekip, önce yanaklarımdan, sonra boynumdan öperken, ürkek kedi gibi titremeye başladım. Vücudum resmen yanıyordu. Hakan sağ eli ile eteğimin altına girdi ve bacak aramı okşamaya başladı. Sonra birden dudaklarımı öpmeye başladı. Ne yapacağımı bilmiyordum, dilini ağzımın içine sokarak öpüyordu beni. Alt dudağımı emip, elini külotumun içine sokunca titremeye başladım! Utancımdan yerin dibine geçecektim, ama Hakan normalmiş gibi devam etti amımı ellemeye.

15-20 dakikaya yakın öpüştükten sonra beni kucaklayıp bir kat yukarı, yatak odama götürdü. Beni biryandan öperek, bir yandan da çırılçıplak soydu. Göğüslerimin arasına kafasını sokup, göğüslerimi ve uçlarını öyle ustaca öpüp emiyordu ki, bir kez daha titreyerek amımdan sular aktı. Bu yaşımda ilk bu gece ve şu an ikinci kez boşalmış ve orgazm dedikleri şeyi tatmıştım. Göğsümden yalayarak göbeğime, ordan da bacak arama indi. Aman Tanrım, ne yapiyor bu demeye kalmadan, kafasını bacak arama sokup, amımı yalamaya başladı. Amımın ıslak olması umrunda değildi. Öyle yalıyordu ki, resmen uçuyorum sandım. Bir yandan yalıyor, bir yandan da parmaklarını amıma öyle ustaca sokup çıkarıyordu ki, hatırlamıyorum kaç kez boşaldım.

Bir saat am yalanır m? yaladı! Perişan oldum iyice. Sonra birden sırtüstü yattı, geriye doğru çekilip sırtını karyolanın baş kısmına yaslayıp, “Sıra sende birtanem!” dedi. Gözüne aval aval bakakaldım. Gülmeye başladı, “Ne o? Hiç yalamadın mı sen?” diye sordu. Kafamı yere eğip, “Hayır, ne yaladım, ne de bu yaşıma kadar amım yalandı!” dedim. Hakan birden, “O kocanın aklını sikeyim, seni hiç sikememiş desene!” diye argo konuşunca, daha da bir etkilendim. Bu sefer ben onu soymaya başladım. Pantolon, gömlek, atlet derken külotunu bir indirdim… Öyle bir kocaman yarağı vardı ki, kocamınkinin en az 2, bilemediniz 3 katı uzun ve bileğim kadar kalın! Gözüm fal taşı gibi açıldı. Sikinin başını öpüp kenarlarını yalamaya başladım. Öyle tatlı bir tadı ve öyle temiz bir siki vardı ki, bir tane kıl yoktu. “Bebeğim başını ağzına al, dondurma yalarmış gibi!” dese de, başı ağzıma zor giriyordu.

10 dakika kadar yaladım ve beni yukarı çekti, “Gel sana ata binmeyi öğreteyim!” diye gülerek üzerine aldı ve, “Aşkım ağzına almada zorlandığına göre, amına da zorlanırsın. Sana bırakıyorum, alışa alışa al!” dedi. Amım zaten seller sular gibi akmış, yarağını amıma denkleyip üzerine oturayım dedim, ama nerde. Başı bile girmiyor. Ama Hakan öyle sabırlı, öyle tatlıydı ki, mecburdum onu almaya. Kendimi rahat bırakıp sürekli denedim.

En sonunda kafası biraz girdiği an gözümden yaş geldi. Ben zorlayıp almaya uğraşırken, Hakan, “Aşkım zorla deneme, bırak o kendiliğinden girer!” dedi ve beni öpmeye başladı. Boynumu, göğüslerimi ve dudaklarımı öpüyordu. Yarağının kafasına resmen akıyordum. Dediği gibi, kendiliğinden yavaş yavaş girmeye başladı. Sanki kızlığımı bozuyordu, resmen içim yırtılıyor sandım. Baya sürdü, ama en sonunda içime alınca, kocaman bir ‘Ohhh!’ çekip boynuna sarıldım. Hakan ise, “Bak aşkım, aldın sonunda! Şimdi işi akışına bırak, kendin in kalk!” dedi. O koca yarak içimi doldurmuş, ben ardı ardına Orgazm olurken, dayanamadım başladım inip kalkmaya.

Ya bir erkek bu kadar kendine sahip olabilir mi? Kocam 3 dakikada biterdi. Hakan beni 1 saate yakın, her pozisyonda, kanırta kanırta sikti, perişan etti. Son sözü, “Korunuyor musun aşkım?” idi. Ben de, “Korunuyorum canım, korunmasam bile doldur içimi döllerinle, kurban olsun Nurhayat bu yarağa!” dememle, içime sıcak sıcak döllerini fışkırttı. O boşalırken, ben de son kez gelip dudaklarına yapıştım. Sonra o koca yarağından inip göğsüne yattım.

O an dünyalar benim oldu sanki. Hakana, yalvarırım, beni kötü bir kadın sanma, kocamdan sonra ilk defa seninle böyle birşey yaşadım, ama inan ki pişman da değilim! dedim ve sikini bir daha ağzıma alıp, o kol gibi yarağın içinde bir damla döl bırakmadım.

Sonra beraber kalkıp duşa girdik. Ama yürüyüşüm değişmiş, bacaklarım birbirinden ayrık yürüyordum. Hakan ise gülerek, “Merak etme aşkım, sabaha bir şeyin kalmaz!” dedi ve götümü okşayarak, “Sen daha benim bu yarağı arkana bile alacaksın zamanı gelince!” diyerek gülüyordu.

Sabaha kadar Hakan amımı 2 kez daha o koca yarağına doyurdu. Sabah beraber kahvaltı yaptık ve Hakan da evine döndü. O da evli ve çok şanslı bir karısı var. Ben onun evliliğine göz dikmiş bir bayan değilim.

Tanrı yuvasını bozmasın, ama beni de yaraksız bırakmasın. O günden beri Hakan’la sürekli buluşup sevişiyor ve sikişiyoruz, ilerde onun o koca yarağını arkamdan da alacağım.

Bu yaptığımdan pişman değilim, kocam bunu hak etti.

Beyler hanımlarınızı ihmal etmeyin!

Kendinize iyi bakın.

Nurhayat..

1194 gösterim, 1 gün

Çok canım yanıyor, ne olur çıkar!

Anal Seks Hikayesi ✔️, Erkek Seks Hikayesi ✔️, Evli Seks Hikayesi ✔️, Fantazi Seks Hikayesi ✔️, Kapalı Seks Hikayesi ✔️, Kızlık bozma Seks Hikayesi ✔️ 02 Nisan 2015

Çok canım yanıyor, ne olur çıkar!.

Sedayı ilk sikişimden sonra birbirimize daha da yakınlaşmış, sanki karı koca gibi olmuştuk. Her fırsat buluşumuzda sikişiyorduk. Ne o doymak biliyordu, ne de ben bıkmak biliyordum. Zaten Seda bıkılacak bir kadın değildi, kendine son derece özen gösteren, bütün sikiş tekniklerine meraklı bir kadındı. Her pozisyonu benimle deniyordu (götten sikişmek hariç). Kocası denilen hıyar hastalık bulaşır diye, bırakın götten sikmeyi, böyle kaymak gibi bir amı bir kere bile yalamamış, Seda da bana yalatıp zevkini çıkarıyordu. Sedanın götünü birkaç kez yokladım, acaba sikebilirmiyim diye, fakat Seda hiç götten siktirmediğinden dolayı, acır diye korkuyor ve hep yan çiziyordu. Bir gün dükkana gelip, “Sana bugün bir süprizim var, akşama ablama gidiyorum, sen de ayarla oraya gel, hatta gece müsait olursan ben orda kalacağım sen de kal, sabaha kadar sik beni!” dedi.

Ben de, “Tamam!” dedim, hemen evi arayıp hanıma, “Asker arkadaşım İstanbula gelmiş, buluşalım sohbet ederiz dedi, onun yanına gideceğim!” diye bir yalan uydurdum. Dükkanı kapatır kapatmaz soluğu Sedanın ablasının evinin önünde aldım. Sedayı cepten aradım ve “Geldim, aşağıdayım!” dedim. Hemen kapıyı açtı çıktım yukarı. Biraz da, ablası evde diye sıkılarak girdim içeriye, salona geçtim. Muhteşem donatılmış bir masa, bir büyük rakı, birtek kuş sütü eksik. Sedacığım da üstüne ince tül şeklinde bir elbise giymiş, sanki baloya gitmek için hazırlanmış gibiydi. Ablasını sorduğumda, ablasının evde olmadığını, bir arkadaşına gittiğini ve bize kıyak yapmak için bu gece orda kalacağını söyledi. Bunu duyunca sevinçten deliye döndüm. Hemen oturduk yemeğe, güle oynaya yemek yedik. İçkilerimizi yudumlarken geçtik koltuğa. Seda beni öyle bir özlemiş ki, hemen önüme oturdu, çıkardı yarağımı ve yalamaya başladı. Tabi ben de bir elimle saçlarını okşarken, bir elimle de göğüslerini okşuyordum. Seda iyice azmıştı, “Gel kocacığım odamıza gidelim, doyur beni bu gece sikine!” diyerek beni ablasının yatak odasına götürdü…

Başladık sevişmeye artık. İkimiz de çırılçıplak soyunup deli gibi sevişirken, birden, “Evet canım, bu geceki süprizmi açıklıyorum!” diyerek arkasını döndü ve götünü dayadı ağzıma. “Bu gece burası senin olacak! Götümü sikmeyi çok istediğini biliyorum! Sana kızlığımı veremedim, ama götümü sen boz kocacığım!” dedi. Ben zaten dünden razıydım, başladım küçücük göt deliğini yalamaya. Ben yaladıkça götünün deliği açılıp kapanıyor, Seda zevkten inliyor, amının suları açık kalmış çeşme gibi şıpır şıpır damlıyordu. “Hadi o çok istediğin götümü sik aşkım, del bakire götümü!” diye inlemeye başladı. Benim de artık dayanacak halim kalmamıştı zaten, yarağımı dayadım göt deliğine. Fakat girecek gibi değildi. Ben zorladıkça, Seda altımda hem istiyor, hem de, “Ne olur canımı yakma!” diye yalvarıyordu. Baktım böyle olmayacak, hemen krem aramaya başladım…

Çekmecelere bakarken ne görsem beğenirsiniz? Plastik Yarak ve hemen onun altında porno dergiler vardı. Demek ki ablası da bunlarla idare ediyordu. Neyse kremi buldum ve Sedanın götünü iyice kremleyip, birazcık da kendi aletime sürüp başladım işleme. Yarağımın kafasını göt deliğine yanaştırıp dayandım. Yarağımın başı göüne girdiğinde, Sedadan bir Ağıhhh! sesi geldi. “Tamam canım kafası girdi, kendini kasma, gerisi rahat girer!” diyerek teselli etmeye çalışırken, bir yandan da hafif hafif bastırmaya devam ediyordum. Yarısına kadar girdikten sonra sokup çıkarmaya başladım. Her seferinde biraz daha derine sokuyordum. Dibini bulduğumda götü artık iyice alışmış, Seda da zevk çığlıkları atmaya başlamıştı, “Sik götümü kocacığım, sik aslanım, her deliğim senin!” diyerek altımda kuduruyordu. Sedanın götünü yaklaşık 20 dakikaya yakın siktikten sonra götüne boşaldım. O gece Seda ile sabaha kadar, dinlene dinlene, amdan götten sikiştik. Sabah olunca da ikimiz beraber çıktık evden. Seda arabadan 2 sokak aşağıda indi, ben de eve şöyle bir uğrayıp dükkana gittim.

Tüm gece boyunca 2 saat anca uyumuştum. Artık akşam olsun da eve gideyim yatayım diye beklerken, dükana bir telefon geldi. Arayan hatun, “Merhaba, ben Sedanın ablası Eda!” deyince şaşırdım. Merakla, “Buyrun Eda hanım?” dedim. “Adnan bey, sizinle birşey konuşmak istiyorum, bu akşam bana uğrayabilirmisiniz, nasılsa evi artık biliyorsunuz, hem de yatağıma kadar!” deyince, birşeyler olduğunu anladım ve “Peki, uğrarım!” dedim, telefonu kapattım. Sonra Sedayı arayayım, durum nedir, ona bir sorayım diye düşündüm, fakat sonradan vazgeçtim. Akşam oldu dükkanı kapatıp, hanımı aradım, “Arkadaşım bugece memleketine dönecek, onu uğurlamaya gidiyorum!” deyip, doğruca gittim Eda hanımın evine. Biraz da çekinerek kapıyı çaldım. Eda hanım kapıyı açtığında, bir an yanlış zamanda gittim diye düşündüm, öyle ki üstünde ince gecelik gibi bir tül parçasından oluşan elbise, sütyen yok, altında da Sedanın tangası gibi bir tanga vardı…

Beni içeriye buyur etti, geçtim salona oturdum. Meraktan kuduruyordum, acaba ne oldu diye, fakat çaktırmamaya özen gösteriyordum. Biraz havadan sudan sohbet ettikten sonra, Eda hanım nihayet, “Adnan bey, şimdi sana bir video seyrettireceğim!” dedi ve gitti hemen açtı Televizyonu, Video Camerayı Televizyona taktı. Video başlar başlamaz ben şok oldum. Videoda sikişen çift bizdik, yani Seda ve ben. Dün geceki sikişimiz başından sonuna kadar olduğu gibi çekilmişti. İşin doğrusu ben biraz bozuldum, ama bir yandan da Sedayı iyi becermişim diye keyifleniyordum. Video bitmek üzereyken, kafamdan, şimdi bunu neden kayıt etti ve ne yapmaya çalışıyor diye düşünceler geçiyordu. Acaba bana şantaj mı yapmak istiyordu. Sonra birden aklıma çekmecesindeki Plastik Yarak ve pornodergiler geldi. Lavaboya gitme bahanesiyle kalktım ve hemen yatakodasına gidip onları aldım geldim, attım Edanın önüne. Tabi bir anda o da kızardı…

Bir müddet sessiz kaldıktan sonra, “Ne yapayım, benim Seda gibi sikicim yok ki, mecbur bunlarla idare ediyorum!” dedi. Tabi ben de, fırsat bu fırsat deyip, bir anda Edanın dudaklarına yapıştım ve öpüşmeye başladık. Sonra kulağına, “Eğer istersen ben ikinize de yeterim!” dedim. Eda birkaç saniye durakladıktan sonra, “Ben de zaten onu istiyordum, bu Videoyu da koz olarak kayıt etmiştim, ama buna bile gerek yokmuş!” diyerek, elimden tuttuğu gibi beni direk yatak odasına götürdü ve yatağın üzerine itti. Bir anda ne olduğunu anlamadan çırılçıplak soydu beni ve yapıştı yarrağıma. Öyle bir yalıyor ki yarrağımı, arada ısırıyor, canım yanıyor ama sesimi çıkarmadan devam etmesini istiyordum. Biraz daha yaladıktan sonra, kendi de üzerindeki gecelik gibi giysiyi soyundu ve o hiç sikilmemiş amını dayadı ağzıma. Amını yalamaya başlayalı daha 2 dakika geçmeden, inleyerek boşaldı ağzıma. Deli gibi soluk alıp veriyor, “Bu gece dağıt beni!” diye yalvarıyordu.

Biraz dinlendikten sonra tekrar sevişmeye başladık. Edanın, “Bak canım sen benim ilk erkeğimsin, şimdi içime istiyorum seni, ama ne olur canımı yakma, çok korkuyorum, ne olur yavaş!” demesi beni çıldırtı sanki. Sırtüstü yatırıp bacaklarını ayırdım, dudaklarımı dayadım amcığına ve o küçücük, hiç yarrak girmemiş amcığını tekrar yalamaya başladım. Eda tekrar orgazm olup kıvranmaya başlayınca, yukarı kayıp yarağımın kafasını amına yerleştirdim ve yavaş yavaş sokmaya başladım. Yarağım girdikçe, Eda bağırmaya ve “Çok canım yanıyor, ne olur çıkar!” demeye başladı. Benim tepem atmıştı, “Tamam o zaman ben gidiyorum, Seda beni bekliyor, gider onu sikerim, o hiç bağırmıyor, zevk çığlıkları atıyor!” diyerek biraz gaz verdim. Eda da, “Bırak şu orospuyu, zaten o açtı başıma bu işleri, ben kendi kendime yetiyordum, aklıma senin yarrağını soktu, iyice azdırdı beni, tamam sok dibine kadar, hiç sesimi çıkarmayacağım, benim o orospudan neyim eksik?” dedi…

Eda öyle der demez yarağımı taşaklarıma kadar amcığına kökledim. Edanın o anki bağırmasını duymanız lazımdı, inanın apartmanı başıma yıkacak diye korktum. Kızlığını bozmuştum ve tabi artık o dakikadan sonra vazgeçmek olmazdı, yarrak kılıfını buldu. Amına deli gibi girip çıkıyorum, piston gibi pompalıyorum. 10 dakika siktikten sonra Eda da zevk almaya başlamış, “Söyle Seda orospusuna, artık ben de ortağıyım!” diyerek altımda inliyordu. Bir süre daha siktikten sonra, ikimiz de aynı anda sarsıla sarsıla orgazm olup boşaldık…

O gece bir daha sikmedim, fazla canı yanmasın ve seksten soğumasın diye, ama daha sonraki günlerde defalarca siktim tabi. Şimdi ikisi de benim karım gibi oldu, canım hangisini sikmek isterse istediğim gibi sikiyorum. Şu ana kadar Sedanın henüz ablasını da siktiğimden haberi yok. Ama benim niyetim ikisini birlikte aynı yatakta sikmek!

Adnan..

1329 gösterim, 0 gün

Gavur amı gibi yanıyordur bununki, ne sikilir be!

Aldatma Seks Hikayesi ✔️, Erkek Seks Hikayesi ✔️, Evli Seks Hikayesi ✔️, Kapalı Seks Hikayesi ✔️, Olgun Seks Hikayesi ✔️, Swinger Seks Hikayesi ✔️ 02 Nisan 2015

Gavur amı gibi yanıyordur bununki, ne sikilir be!.

İstanbul, memleketim sayılır. 36 yaşında, ve evli, esnaflık, yani mahallede bakkallık yapan biriyim. Haliyle de insanlarla içli dışlı olarak yaşıyoruz, her gün, her yaştan insanlarla, her türlü şeylerlede karşılaşıyoruz. Daha dükkanı yeni, açmıştım ve müşterilerimi yeni yeni tanımaya başlamıştım. Gelenler, “Hayırlı olsun!” deyip biraz sohbet, ederlerdi.

Birgün gelen malları yerleştirmeye dalmışken, “Merhaba!” diyen kadife gibi sexy bir sesle irkildim. Arkamı döndüğümde daha da şok olmuştum. Karşımda sanki bir Huri duruyordu. Yaklaşık 1.70 boylarında, 65 kilo kadar, tam bir manken vücudu ölçülerinde, Türbanlı, esmer güzeli bir afet. Bir an durakladıktan sonra, “Buyrun?” dedim. Bana, “Hayırlı olsun, iyi ki yakınımıza açtınız bakkalı, çok iyi oldu!” dedi. Birkaç birşeyler alıp, “İyi günler, görüşürüz!” deyip gitti. Bense halen kendime gelememiştim. Aynı hatun birkaç gün sonra yine geldi, güler bir yüzle, “Nasılsınız? O gün biraz aceleyle gelip gittim, tanışma fırsatımız olmadı, benim adım Seda, karşı binada oturuyorum.” dedi. “Ben de Adnan, tanıştığıma memnun oldum!” diyebildim sadece. Normalinde çok geveze olan ben, sanki onu görünce süt dökmüş kedi gibi oluveriyordum ve kendime şaşırıyordum. Türbanlı olmasına rağmen çok güzel ve sexy bir kadındı, hele kokusu beni dahada büyülüyordu.

Hatun artık hergün gelmeye başlamış ve her geldiğinde sohbetlerimiz biraz daha artmaya başlamıştı. Samimi olmuş, bir arkadaş ve dost gibi olmuştuk. Bazen günde 9-10 sefer geldiği oluyordu dükkana. Yine dükkana geldiği günlerden birinde, hava sıcak olduğundan, ince bir etek, üstüne de uzun kollu bir badi giymişti. Ama badisi çok dar ve tüm göğüsleri ortaya çıkmış bir şekildeydi. Ben tabi aniden uçtum, yine müthiş bir görüntü vardı karşımda. Benden bir poşet isteyip, yumurta alacağını söyledi ve tam karşıma domalmış bir şekilde yumurtaları seçmeye başladı. Eteğinin de ince oluşundan dolayı, altındaki o yusyuvarlak kalçalarının arasına girmiş küçücük Tangasını da görünce, o an saldırmamak için kendimi zor tuttum. Bir an kendime geldim (ve kendi kendime Adnan sen ne yapıyosun, esnafsın sana hiç yakışıyor mu! demeye başladım). Bir yandan da o görüntü gözümün önünden gitmiyor, sikme hayali ile avunup duruyordum.

Bir de tabi evliliklerimiz var, o evli, ben evli, bu durumu dahada zora sokuyordu. O hergün alışverişe gelip gidiyor, hep etek giyiyor, ben de görüntüsü ve dükkanı saran kokusu ile idare ediyordum. Cesaretsizlik mi, yoksa esnaf olmanın korkusu mu beni ona açılmaktan alıkoyuyordu, bilemiyordum. Böylelikle aradan 2-3 ay gibi bir zaman geçmişti. Birgün acele ile dükkana gelip, ablasının hasta olduğunu, benim arabamla onu acil ablasına götürüp götüremeyeceğimi sordu. Ben de, “Tabii ki götürürüm!” deyip, hemen hanımı dükkana çağırdım ve Seda ile ablasına doğru yola koyulduk. Yolda giderken sohbet ettik biraz işte. 2 kardeş olduklarını o an öğrendim. Kendisinin 30 yaşında olduğu, ablasının 42 yaşında olduğu ve yalnız yaşadığını, hiç evlenmediğini, anne ve babasının memlekette yaşadığını, buna benzer şeyleri konuşarak ablasının evinin önüne geldik.

“Ablamı alıp geleyim de hemen hastaneye götürelim!” dedi ve yukarı çıktı. Ben aşağıda arabada onları beklerken, 5 dakika sonra Seda tekrar aşağı inip, çok önemli birşey olmadığını, hastaneye gerek görmekdiklerini, benim de yukarı gelip bir çay içip gidebileceğimizi söyledi. Ben de biraz çekinerek de olsa Seda ile yukarı çıktım. Ablasına geçmiş olsun deyip, bir kenara oturdum. Ama ne yalan söyleyeyim, ablasının biraz yaşı geçmiş olmasına rağmen, yine de Seda kadar güzel ve sexy bir kadındı ve o da kapalıydı. Kafamdan (Gavur amı gibi yanıyordur bununki, ne sikilir be!  ) düşünceleri geçerkern, ablası, “Sedacım yatakodasındaki dolabın üstünde kalın yorgan var, gitmeden onu bana indiriver, üşürsem onu örterim!” dedi. Seda, “Tamam abla!” deyip yatakodasına gitti. Ama hemen geri geldi ve bana, “Orası çok yüksek, merdivene çıkmak lazım, korkuyorum, merdiveni tutarmısın?” dedi. Ben de, “Tabi!” deyip odaya geçtik…

Seda merdivene çıktığında kafamı yukarı kaldırmamla birlikte bütün dünyalar benim oldu sanki. Sedanın hep o hayalini kurduğum tangası ve harika götü artık gözlerimin önündeydi. O muhteşem görüntü beni aldı götürdü. Seda yorganın ucunu bana doğru uzatıp, “Yorganı tutabilirmisin, çok ağır!” dedi. Gözüm tangalı götünde, bir elim yorganda iken Seda merdivenden inmeye başladı. İki basamak inince birden dengesini kaybetti ve benim üzerime düştü (belki de bilerek kendini attı kucağıma). Haliyle ikimiz birden yere yuvarlandık. Sedanın eteği başına geçmiş bir şekilde yerde yatıyor, benim elim de onun kalçalarında ve gözlerimin önünde tangasının yanlarından dışarı taşan bir amcık bana bakıyordu. Artık bu saatten sonra erkekliğe laf getirecek değildim herhalde, üstelik kısmet ayağıma kadar gelmişken (Gökten kucağıma düşmüşken desek daha doğru olur)…

O pozisyondan ikimiz de kalkmak istemiyorduk. Hafiften Sedanın kalçalarını okşamaya başladım. Sedadan ses çıkmayınca daha cesaretlenip öne doğru elimi kaydırmaya başladım. Tangasının yanından elimi içeri soktuğumda, sanki elim sobaya girmiş gibi yanıyordu ve amı ıslanmıştı. O da istiyordu demek ki. Yavaşça kafamı bacaklarının arasına sokup amcığını yalamaya başladığımda Sedanın ufak ufak inlemeleri başlamıştı. Tangayı sıyırdım, kalçasını biraz kaldırdım, artık bırakın yalamayı sanki yiyordum amını. O da artık inlemelerini çoğaltıp, elleri ile başımı amına iyicene yapıştırıyordu. Biz bu arada ablasının içeride olduğunu tamamen unutmuştuk ve işimize bakıyorduk. 2 dakika sonra ikimiz de çırılçıplak kalmıştık. 69 yapıp, o da benim yarağı ağzına almış dondurma gibi yalıyordu. Bir süre yalaştıktan sonra Seda, “Ben artık dayanamayacağım!” diyerek üzerime çıkıp, benim yarağın üstüne birden oturuverdi ve “Ohhhhhhhh!” diyerek inip kalkmaya başladı…

Seda deli gibi zıplıyor ve inliyor, ben de alttan pompalıyordum. Bir süre böyle sikiştikten sonra, Seda bir yandan zevk çığlıkları atarken, bir yandan da beni ilk gördüğü günden beri arzuladığını ve hep bugünü beklediğini söylerken aniden sarsılarak ve bağırarak orgazm oldu. Sonra birden üzerimden inerek sırtüstü yere halıya uzandı ve “Hadi Adnanım sen de çık göklere, bırak döllerini içime!” diyerek bacaklarını ayırarak havaya kaldırdı. Ben de yuvarlanıp bacak arasına yanaştım ve bacaklarını omuzuma alarak amına girdim. Uzun zamandır sikmeyi hayal ettiğim kadının altımda olmasının verdiği heyecanla, daha amına 5’inci girişimde boşaldım ve sedanın üstüne yığıldım. O çok istediğim Sedaya sahip olmuştum artık…

Zevkten mayışmış bir halde ve kendimden geçmiş bir şekilde, yarağım Sedanın amında küçülürken, “Bitti mi işiniz?” diyen ablasının sesiyle kendime geldim. Kafamı çevirdiğimde ablasının bizi seyrettiğini gördüm. Ablası Seda ile sikişmemizin ne kadarını izledi bimiyorum ama, kızgın değildi, aksine gülerek içeriye doğru gitti. Dükkanda bekleyen benim hanımı şüphelendirmemek için, hemen giyinip çıktık. Yolda giderken Seda bana herşeyi anlattı. Beni çok istediğini, ama bunu bana söyleyemediğini, ablasının da böyle bir fikir verdiğini söyledi. Ablası iyi ki de vermiş böyle bir fikri, bana kalsaydı halen Sedanın tangasının hayalini kuruyor olacaktım. Ama şimdi, Sedayı yarın nasıl bir pozisyonda siksem, acaba götten de verir mi, acaba ablasını da sikebilirmiyim hayalleri kuruyorum :))

Adnan..

1300 gösterim, 0 gün

Birşey olmadı sadece kızlığımı bozdun, devam et!

Bakire Seks Hikayesi ✔️, Bayan Seks Hikayesi ✔️, Enişte Seks Hikayesi ✔️, Evli Seks Hikayesi ✔️, Kızlık bozma Seks Hikayesi ✔️, Öğrenci Seks Hikayesi ✔️ 02 Nisan 2015

Birşey olmadı sadece kızlığımı bozdun, devam et!.

23 yaşında, 1.75 boyunda, iri memeli, uzun bacaklı, dar kalçalı, esmer, görenlerin tay gibi dedikleri bir kızım. Aynı zamanda öğrenci, arkadaşım olan Mualla ile istanbul, anılarımız çoktur. Birlikte kaldığımız evin kirasını, Samsunda yaşayan eniştesi ödüyordu. Evin diğer masraflarını da Mualla ile ortaklaşa ödüyorduk. Mualla eniştesini anlata anlata bitiremezdi. Eniştesi Samsunda memurmuş, kendisinin okuma imkanı olmadığı için, Muallanın okuması için, ev kirasını karşılamaya söz verdiğinden, okulumuzun hemen yanındaki bu kaldığımız evi tutmuş ve 4 yıldır da kirayı eksiksiz ödüyordu. Benim de ailemin gelir düzeyi iyi olmadığından Mualla beni evine kabul etmişti.

İlk iki yıl ailemin tüm imkanlarını son kuruşuna kadar kullanmıştım ve son iki sene artık bana harçlık dahi gönderemiyorlardı. Bazı erkek arkadaşlarımın ısrarı ile ‘Badanacılık’ yaparak okumaya çalıştım. Badanacılık deyince, Partneriniz ile çırılçıplak soyunursunuz, erkeğin sikini yalarsınız, sakso çekersiniz, amınıza sokturmadan siki amınıza dayar ve sikişiyormuş gibi hareketler yaparak erkeğinizi boşaltarak iyi para kazanırsınız. Ben de zengin piçlerine ve ileri yaşlardaki paralı erkeklere Badana yapıyordum. Birkaç kez de Muallaya müşteri bulmuştum, ama o bu birkaç seferden sonra bu işi devam ettirmedi. Herzaman paralı erkek bulamadığımız için bazı günler yiyecek kuru ekmeği dahi bulamayarak aç acına okulumuzu bitirdik.

Okulumuz bitince, Mualla benden önce işe girdi ve aynı evde kalmaya devam etti, beni de iş bulana kadar kalmamda ikna etti. İlk maaşından eniştesine hediyeler alarak sürpriz yapmak için Samsuna gideceğini söyledi. Ben de eniştesini merak ettiğimden dolayı onunla gidip eniştesine teşekkür etmek istediğimi, ancak hediyemin olmadığını söyledim. Mualla ile birlikte otobüse atladık Samsuna gittik. Ben üzerime her zamanki gibi minili sexy elbise giymiştim, herkesin bakışı üzerimdeydi. Samsuna varıp eniştesinin evine gittiğimizde evde kimse yoktu. Mualla eniştesine telefon açmak zorunda kaldı. Eniştesi de mesaide olduğunu, hanımı ve çocukları Orduya gönderdiğini, izin alıp geleceğini, bir yerde takılmamızı söyledi. Biz de evin yakınlarında bir Cafeye oturduk beklemeye başladık.

Yarım saat kadar sonra 30 yaşlarında birisi geldi, etrafa bakınırken, Mualla, “Enişte burdayız!” diye seslendi. Tanıştık. Eniştesi kumral ve çok yakışıklı birisiydi. Evde kimse olmadığından, bizi güzel bir restorana yemeğe götürdü. Yemekte geç vakitlere kadar, ordan burdan, işten, ailemden falan konuştuk. Evlerine giderken marketin önünden geçiyorduk, eniştesi, “Evde birşey yok, dolap tam takır, kahvaltılık, yemeklik birşeyler ve canınızın çektiği ne varsa, ne ihtiyacınız varsa alın!” dedi ve birlikte markete girdik. Eniştesi sigara alırken biz de Mualla ile yemeklik ve kahvaltılık malzemeleri aldık. Mualla sepete bir de Ped atınca güldüm, “Bu ne kız?” dedim. “Ne yapayım, aybaşım var anam!” dedi. Neyse eve gittik, aldıklarımız buzdolabına yerleştirdik, salonda oturuyoruz. Mualla eniştesine aldığı hediyelerini verdi. Bir kazağı da, “Enişte arkadaşım sana teşekkür için örmüş!” diyerek benim adıma verdi. Eniştesi de, “Ne gerek vardı!” diyerek ikimizi de yanaklarımızdan öptü…

Sonra, “Yorgunsunuzdur, ben yatacak yerinizi ayarlayım.” diyerek çocuk odasındaki iki yatağı bize hazırlamaya gitti. Eniştesi gidince ben Muallaya, “Enişten harbiden çok yakışıklı kız, çok etkilendim!” dedim. Mualla da, “Aklından bir şey geçmesin!” dedi. Eniştesi yataklarımızı hazırlayıp geldiğinde Bilgisayarı açıp açamayacağımızı sorduk. Eniştesi de, “Uykunuz yoksa evinizdeymiş gibi davranın!” dedi. Biz de henüz uykumuzun gelmediğini söyleyince, “O zaman hanginiz kahve yapar?” dedi ve mutfağa yöneldi. “Ben yaparım!” dedim ve peşinden gittim. Bana mutfakta kahvenin, cezvenin ve fincanların yerini gösterip salona döndü. Kahveleri yapıp yanlarına gittiğimde ikisi sohbet ediyorlardı. Eniştesinin kahvesini verirken eğilince dekoltemden memelerime baktığını görünce hoş olmuştum. Muallanın yanına oturup, mini eteğimi hafif açarak eniştesine frikik vermeye başladım. Eniştesi bacakaramdan gözünü alamıyordu. Ben de tebessüm ederek eteğimi daha da açıp bacağımı iyice araladım ve iki aydır traş etmediğim kıllı amımı sergilemeye başladım…

Eniştesi heyecandan renkten renge giriyor ve elindeki kahce fincanı titriyordu. Mualla durumu çaktı ve beni dürterek, “Kız adam gibi otur!” diye fısıldadı. Bacağımı tekrar kapatıp, yatana kadar bir süre daha sohbet ettik. Eniştesi, “Ben sabah erkenden işe gidecem, siz artık kafanıza göre takılın, ev sizin, hadi iyi geceler!” deyip odasına geçti. Biz de odamıza gidince, Mualla, “Kız ne yapıyorsun? Eniştemi baştan mı çıkaracaksın? O kadar iyiliği oldu adamın bize!” dedi. Ben de, “Enişten 4 yıl kiramızı ödedi, bir kazak hediye etmekle olur mu bunun teşekkürü, bari adama bir kez Badana yapsaydık! Bir yerimiz aşınmaz ya, hem başkalarına yapıyoruz da eniştene neden yapmayalım?” dedim. Mualla da, Saçmalama yaa, o benim eniştem, ablamla evli, olmaz! Hem ben istesem de yapamam, aybaşım var!” dedi. “Ozaman senin yerine de ben teşekkür edeyim eniştene! Hatta istese seve seve kızlığımı da veririm, çok yakışıklı yaa, içim gidiyor valla!” dedim…

Mualla sinirlendi, “Üfff, bana ne yaa, am senin istediğine ver oruspu, zaten fakültede seni sikmeyen kalmamış!” dedi. “Kız ben daha bakireyim!” dedim inanmadı. “Yoksa Badanada sen deldirdin mi?” dedim. “Yok!” dedi. “Ben de deldirmedimvalla!” dedim. “Bana ne kızım yaa, ne halin varsa gör, ben yatıyorum!” diyerek girdi yatağa yattı. O sırada eniştesinin banyoya girdiğini kapı sesinden anladım. Muallaya, “Ben de bir WC’ye gidip, yatacağım!” dedim odadan çıktım. Banyonun yanından geçerken içeri girmek istedim ama karar veremeden WC’ye girdim. Banyo ve WC yanyana. Oturdum çişimi yapıyorum, banyodan şak şak şak sesler gelmeye başladı. Eniştesi banyoda resmen 31 çekiyordu. Çişimi bitirdikten sonra odaya giderken merakımdan banyo kapısının anahtar deliğinden baktım, eniştesi kirli sepetine attığımız (benim ve Muallanın) külotlarımızı almış, koklayarak 31 çekiyordu. Bunu da görünce eniştesini daha çok arzulamaya başladım. Ama önce eniştesinin banyoyu boşaltmasını beklemem lazımdı, çünkü yoldan gelmiştik ve banyo yapmam gerekiyordu. Odamıza geçtim. “Mualla kız?” dedim, ses çıkarmadı, uyuyordu…

Soyundum, pijamalarımı giydim ve beklemeye başladım. Eniştesinin işi bitip odasına geçtikten sonra banyoya ben girdim. Bir güzel duşumu aldım, amımı mis gibi şampuanladım ve amımın üst tüylerine eniştesinin Permatiği ile model yaptım, Muallaya bakmak için odaya geçtim, Muallanın götünde pireler uçuşuyordu. Parfümümü de sürüp eniştesinin yanına gitmeye karar verdim. Yatak odasına girdiğimde eniştesinin üzeri açıktı ve sadece Boxeri ile yatıyordu, iri yarağı da kazık gibiydi, demek ki 31 çekmek pek faydalı olmamıştı. Tam yanına yatacağım sırada uyandı, ama beni görünce sesi çıkmadı. Elimle iteledim, yana çekildi, yanına uzandım. Mal mal bana bakıyordu. Elimi attım sikini elledim, tepki vermeyince, “İstemiyormusun? Bu gece seninim, istediğin gibi kullan, 31 çekeceğine beni siksene!” dedim. “Gerçek mi?” dedi. “Evet!” dedim, eğilip sikini elimle tutarak yalamaya başladım. İyi sakso çekerim, gırtlağıma kadar o iri yarrağı yalamaya başladığımda, tepki vermeden kıvranıyordu…

Yanından kalkıp yataktan inerken çok şaşırmıştı, “Bu kadar mı?” dedi. “Sen karşılık verene kadar emeceğim, ama önce şu üzerimi çıkarayım!” dedim. Zaten içimde iç çamaşırım yoktu, pijamamı yukarı kaldırıp çıkartıken birden elini memelerimde hisettim. Pijamamın üstünü çıkarıp yere attıktan sonra beni itekleyip yatağa yatırdı ve bir çırpıda pijamamın altını çıkardı. Eliyle külodumu aradı ama bulamadı, “Haaa, kıllı am öyle mi?” dedi ve amımın kıllarını elleyerek orta parmağını kıllarımın arasından amıma soktu. “Böyle gezmekten hoşlanıyorum, külot giymeyi de pek sevmem, zaten amımın kılları külot vazifesi görüyor!” dedim. “İyi iş valla!” diyerek memelerime yumuldu. “Hmmm, ayvalar da ellenmemiş ve çok sert!” dedi. Memelerimi ilk kez birisi ağzı dolana kadar emiyordu. O memelerimi emerken ben de elimle sikini sıvazlamaya devam ediyordum. 10 dakika kadar memelerimi emmeye devam edince sarsıla sarsıla boşaldım…

Memelerimi bırakıp amıma indi ve “İlk kez kıllı am yalıyorum!” diyerek amımı yalamaya devam etti. Eliyle amımın kıllarını ve dudaklarını ayırıp, içine dilini sokarak emiyor, akan am sularımı yalayıp yutuyordu. Sonra birden yukarı kayarak üzerime geldi ve yarağını amımın dudakları arasına sürtmeye (Badana yapmay) başladı. Yarağının başı arada bir amımın deliğini zorluyor, ucu hafiften giriyordu. Hiç beklemediğim bir anda tam gücüyle yarrağının tamamını amımın derinliklerine sokmasıyla, canımın yanması ve çığlık atmam bir oldu. Korkmuştu, “Ne oldu?” dedi. “Birşey olmadı, sadece kızlığımı bozdun, devam et!” dedim. Durdu, “Ne kızlığı?” dedi. “Bakireydim, devam et hadi!” dedim. “Yok yaa?” diyerek ışığı açtı ve amıma bakmaya başladı. Amımın kıllarından süzülen kanları görünce, “Vaay be, harbiden kızmışsın!” diyerek abanarak yarrağının tamamı amımın içine basarak kökledi ve “Peki o usta sakson neydi?” dedi. “Amaan boşver ve devam et!” dedim ve kalçasından tutup kendime çekerek, “Dibine kadar sok!” dedim. Kalçasını okşayarak, “Hadi erkeğim, iyi bas!” diye diye tamamen azdırdım. Artık sert ve hoyratça sikiyordu amımı, ben de ardı ardına boşalıyordum…

Ben defalarca boşaldığım halde onun siki halen kazık gibiydi. “Onu indirmenin yolunu biliyorum, sen şimdi alta geç, ben üste çıkayım!” dedim. Üzerine çıkmamla Muallayı kapıda bizi izlerken gördüm, amını elliyordu. Muhtemelen deminki çığlığıma uyanıp gelmişti. Eniştesinin yarağını ve amımın kanlarını Muallaya gösterircesine elimle iyice sildim. Sonra eğilip tekrar gırtlağıma kadar o kocaman yarrağı emdikten sonra yarrağın üzerine gelip amımı elimle sabitlediğim gibi yarrağın üzerine oturarak kıvırta kıvırta sokturmaya başladım. Eniştesi bana, “Kıllı am çok canımı yakıyor, seni kılsız da sikmek isterim, harikasın!” diye inliyordu. Ben de Muallaya elimle harika işareti yaparak yarrağın tamamını amımın derinliklerine indiriyordum. Ben, “Hadi erkeğim kökle, içime akıt döllerini!” diyerek ve inleyeyerek, ahh ohhh çekerek sikilmeme devam ederken, o da, “Sessiz ol, yeğenim duymasın, rezil olurum, yuvam dağılır!” deyip alttan köklemeye devam ediyordu…

Ben inleye inleye orgazma ulaşarak yeniden boşalmıştım ve depara kalkmış atın Jokeyi gibi yarrağının üzerinde inip çıkarken, eniştesi birden belime sıkıca sarılıp, “Dur kımıldama, gelmek üzereyim!” dedi. “Boşalıyorsan içime boşal!” dedim ve oturup kalkmaya devam etmek istedim, “Olmaz, kımıldama!” dedi ve kasılmaya başladı, eliyle beni itekleyerek üzerinden indirdi. Ben de hemen sikine sarılıp emmemle birlikte ağzıma boşalması bir oldu. Böğürerek boşalıyordu resmen. Son damlasına kadar emdim döllerini. Yan yana biraz yattık. Beni öpüp, amımın kıllarını bir süre okşadıktan sonra, “Şimdi git, ben de kanlı çarşafı makineye atayım da yıkansın!” dedi…

Odamıza geçtiğimde Mualla ayakta beni bekliyordu. Bana iki tokat atarak, “Sen ne yaptığını sanıyorsun oruspu! Ablamın yuvasını mı yıkacaksın? Hemen toparlanıp siktir ol git!” dedi. Ben de öyle bir niyetimin olmadığını, kimseye birşey söylemeyeceğime dair yemin ettim ve bir gece daha kalmak için müsade istedim. Mualla önce ık mık dediyse de kabul etti. Ertesi gün banyoya girdim amımın kıllarını tamamen kestim ve kaymak gibi yaptım. Amımın kılsız hali de çok hoşuma gitti. O akşam Mualladan yalvar yakar eniştesi ile son kez sikişmek için izin aldım ve o gece eniştesi ile sabaha kadar sikiştim. Sabah odamıza gittiğimde Mualla elinde valizimle beni bekliyordu. Valizimi elime verdikten sonra, “Artık burayı da, İstanbuldaki evi de unut, kendine kalacak başka bir yer bul orospu! Enişteme de kendi isteğinle gittiğini söyle!” dedi…

Üzerimi giyindim ve eniştesine, İstanbulda işimin olduğu için bugün gitmem gerektiğini söyledim. Eniştesi de, “Hep birlikte kahvaltı yapalım da öyle gidersin, ben seni terminale bırakırım!” dedi. Kahvaltıda Muallanın suratı beş karıştı, eniştesi de neyi olduğunu sordu. Mualla bana ters ters bakarak, “Yok birşey!” dedi. Eniştesi üsteleyince ben artık dayanamadım ve “Evvelki akşam biz sikişirken Mualla bizi izledi! Aybaşısı olmasaydı o da bize katılacaktı!” dedim. İkisi de ellerindeki çatalı bıçağı düşürüp, “Neee???” dediler. İkisinin de suratı kıpkırmızı oldu ve dut yemiş bülbül gibi ağızlarından tek kelime çıkmadı. Birkaç dakikalık sessizlikten sonra eniştesinin yarağını ellemeye başladım. Ama koca yarrağı bir kez daha yiyemeden ve Muallayı eniştesinin altına sokamadan kendimi kapıda buldum! Ne yapayım, canım sağolsun, iki gün iyi yarrak yedim, o bana yeter!

Şimdi bir haftadır İstanbuldayım ve geçici olarak başka bir arkadaşın evinde kalıyorum. Mualla telefonuma cevap vermiyor, ben de hergün evine bakmaya gidiyorum geldi mi diye, ama halen Samsunda eniştesinde kalıyor. Umarım Mualla da eniştesinin o kocaman yarrağını yemiştir de, geldiğinde beni affeder!

Nergis..

1267 gösterim, 0 gün

Resmen öptün beni enişte, bir sikmediğin kaldı!

Aldatma Seks Hikayesi ✔️, Baldız Seks Hikayesi ✔️, Enişte Seks Hikayesi ✔️, Evli Seks Hikayesi ✔️, Olgun Seks Hikayesi ✔️, Swinger Seks Hikayesi ✔️ 02 Nisan 2015

Resmen öptün beni enişte, bir sikmediğin kaldı!.

Kendi evimde boya yaparken baldızım da bize yardım için geldi. “Enişte benim de ev çok kirlendi, benim de evi müsait bir zamanın olunca boyayalım mı?” diye sordu, ben de olur dedim. Aradan 1,5 ay falan geçti, baldız telefon etti, karımla konuşuyorlardı. Karım bana bakarak, “Özer bak baldızın, ‘Eniştem benim evi boyayacaktı, unuttumu?’ diye soruyor!” dedi. Ben de, “Yok unutmadım, onlardan haber bekliyorum!” dedim.

Karım da telefonu bana verdi, “Al kendin konuş!” dedi. Aldım, hal hatırdan sonra, “Enişte nezaman müsaitsin?” dedi. Ben de, “Siz nezaman müsait olursanız ben de ozaman olurum!” dedim. “Pazartesi uygun mu?” dedi. “Uygun!” dedim, Pazartesiye anlaştık ve telefonu kapattık. İş yerini arayarak 4 gün izin aldım. Karım aniden sinirlenerek, “Yaaa ben Pazartesi güne gidecem, ben gelemem!” dedi. “Ara bacını söyle ozaman!” dedim. Karım da, “Yarın sabah ararım!” dedi. Ertesi gün sabahtan karım aradığında da, baldız, “Kocam Pazartesi günü işi gereği şehir dışına gidecekmiş, çocukları da babaanneleri alacak, herşeyi hazırladım, boyaları falan da aldım, abla sen o gün gelmesen de olur, zaten senin boya yaparken işin olmaz!” dedi ve ablasıyla anlaştılar.

Ben Pazartesi günü sabah erkenden baldızın evine gittim. Kapıyı baldız açtı. Baldızın üzerine askılı penye, altına da dar eşofman giyinmişti ve evde baldızdan başka da kimse yoktu. Hoş beşten sonra, önce oturup çay içtik. Bana da eski bir eşofman vermesini söyledim. “Tamam!” deyip eşofman altı, üzerime de tişört getirdi. Eşofman biraz dardı, ama idare edecektim. Çayımız bittikten sonra, “Hadi baldız, işimize bakalım!” dedim. Baldızın evi 3+1 idi, oturma odasını toplamamış, orada yatacaklarını söyledi. Ben koridordan boya yapmaya başladım, ihtiyacım oldukça baldızdan birşeyler istiyordum, baldız da getiriyor, yerlere boya dökülünce elindeki bezle siliyordu. Yapacak işi olmadığı zaman da sigara içiyordu. Bu arada da gelmişten geçmişten sohbet ediyorduk. Keyifli bir çalışma yapıyordum…

Bir ara ben merdivendeyken aşağı baktım, baldız yere diz çökmüş yerleri siliyordu. Askılı penyesinden memeleri taşmış, yarıya kadar görünüyor, beli sırtına kadar açılmış, külotunun lastiği aşağı sıyrılmış, götünün ayrımı görünüyordu. Fark ettirmeden bir müddet seyrettim, içim bir hoş oldu. Benim yarak hareketlenmeye başlamıştı, eşofman da dar olduğu için oldukçada belli oluyordu! Merdivenden inerek WC’ye gittim, işeyip belki etkisi olur da yarağım iner düşüncesindeydim. Ama fazla da etkisi olmadı, çünkü baldızım yaptığ iş gereği habire frikik veriyordu. Ben de fırsat bu fırsat deyip, bundan faydalanıp göz banyosu yapıyordum.

Ben merdivende çalışırken baldız sigara yakıp verdi. Sigarayı uzatırken koltuk altını gördüm sikim kıpırdamaya başladı. Zannedersem koltuk altlarını yeni traş etmişti, tertemizdi. Acaba amı da öyle mi diye aklımdan geçirdim. Sigarayı verdikden sonra kolunu indirince, koltuk altı am gibi duruyordu. Baktıkça tahrik oluyordum ve benimki kalktıkça kalkıyordu. Ne yapacağımı bilemez olmuştum, beni ter basmıştı. Baldız, “Enişte yoruldun, in de dinlen biraz!” dedi. Aşağı inip oturdum. Fakat baldız karşımda tüm seksiliğiyle duruyordu. Banyoya gidip elimi yüzümü iyice yıkayıp, biraz rahatlamıştım. Banyoda 31 çekmek de aklıma gelmedi değil hani, ama bu halim benim de hoşuma gidiyordu, onun için 31 çekmedim.

Koridorun ve mutfağın boyasını bitirdiğimde akşam olmuştu ve ben de yorulmuştum. Karım aradı, “Ne yaptınız? Nasıl gidiyor? Bitti mi?” diye sordu. “Evin bir kısmı bitti!” dedim. “Nezaman gelirsin, yemeği ona göre ayarlayım?” dedi. “Bir iki saate gelirim herhalde.” dedim. (2 dolmuş değiştirmem gerekiyordu eve gitmek için). Baldızım lafa girerek, “Abla yaa, eniştem bu yorgunlukla nasıl gelsin? Bu gece burada kalsın, yabancı mı da?” dedi. Karım de onaylamıştı. Baldızım yemek hazırlamaya başladı. O hazırlarkan ben de soğuk suyla duş aldım, kendime gelmiştim. Baldız temiz eşofman verdi, giyindim. Yemek pişerken, “Enişte sen yemeğe bakar ol da, yanmasın, ben de duş alayım!” diyerek duşa girdi. Kısa zamanda çıktı, beyaz askılı tişört ve yine dar penye eşofman giyinmişti. Sofrayı beraber hazırlamaya başladık. “Enişte sen yoruldun, otur!” dedi. Ben de, “Yok sen de yoruldun, beraber hazırlayalım!” dedim. Baldıza yardım ediyordum. Bazen ufak tefek sürtünmeler oluyordu, ama dikkat çekmiyordu. Yemeğimizi salonda oturup yedik. Üstüne çay getirip içtik, ikimiz de karşlıklı çekyatlara uzandık, sigara içip, sohbet ediyorduk…

Ama benim aklımdan baldızın memeleri ve koltuk altı çıkmıyor, yine tahrik oluyordum. Benim yarak ta kalkmaya başlamıştı. Sigaralarımız bitince, baldız, “Yatakları açayım mı enişte?” dedi. Ben de, “Erken değil mi?” dedim. “Sen nasıl istersen! Ozaman biraz kuruyemiş getireyim!” dedi, ayağa kalkıp, gerneşerek kuruyemiş getirmeye gitti. Giderken götüne baktım, harikaydı, yuvarlak ve dikti. Daha önceleri de götü dikkatimi çekmişti. Baldız gelene kadar biraz yarağımla oynayıp, karnıma taraf yatırdım. Bu durumum çok hoşuma gidiyordu, ama biryandan da baldızımı nasıl sikebilirim diye de düşünüyordum. Baldız kuruyemişi getirirken yanında da iki bardak bira getirmişti (Daha önceleri ailece içmiştik). Birayı görünce, “İşte bu iyi oldu!” dedim. Baldız da, “Enişteciğim sana bakmam lazım!” deyince, teşekkür ettim. Karşılıklı oturup 3’er büyük bardak bira içtik. Tekrar doldurmaya kalkınca sendeledi. “Ne oldu baldız, sarhoş mu oldun?” dedim. “Yok!” dedi.

Tazelediği biraları da içince benim işemem gerekti. Tuvalet oturduğumuz salonun karşısındaydı, ben gittim işedim geldim. Sonra da baldız gitti işemeye, ama giderken yalpalıyordu. Baldız tuvalette işerken işeme sesini duyuyordum ve nedense müthiş tahrik olmuştum. Baldız da işeyip geldi, ama önümden kendi çekyatına geçerken sendeleyip, istemeyerek yanıma bıraktı kendini. Ben de belinden tutup, gülerek, “Sen sarhoş oldun!” dedim. “Yok yaaa, sarhoş falan olmadım, yorgunluktan olsa gerek!” dedi. “Otur şöyle, dinlen!” deyip yanıma oturttum. Bir sigara yakıp ağzına verdim. Bir fırt çekip, “Teşekkürler! Ya enişte sen çok iyisin!” dedi. “Neden?” dedim. “Her işime koştuğun yetmiyormuş gibi, sigaramı bile yakıp ağzıma veriyorsun!” dedi. “Vazifemiz baldız, ne olacak ki!” dedim. O da, “Benim sümsük herif oturduğu yerden kalkamıyor, elinden bir iş gelmiyor! Üstelik odunun teki, nerdeee senin gibi incelik falan!” dedi. Ben de, “Ne olacak ki, ben yaparım!” dedim.

Yanyana oturuyorduk, bacaklarımız bitişikti. Benim yarak kalkmaya başlamıştı. Baldız konuşurken dudaklarına bakıyor, dudak hareketlerini izliyordum. Elimi omuzuna koydum, yavaş yavaş dahada yaklaşıp, vücut kokusunu içime çekiyordum. Vücut ısısı vücudumu dahada ateşlendiriyordu. Baldız sigarasını içerken elinden alıp bir fırt çekip verdim. Baldız da, “İstersen yenisini yak…” dedi. “Yok, içerisi fazla duman oldu!” dedim. “İyi o zaman birtane yakıp ikimiz içelim!” dedi ve güldü. “Neden güldün?” dedim. “Hiiiiiiç, öylesine!” dedi. Sigaradan tekrar çekip bana verdi, “Sıra sende!” dedi. Ben de alıp çektim, ikimiz de gülmeye başladık. Sigarayı verdim, bir fırt daha çekti, dumanını üfleyeceği zaman ağzımı ağzına yakınlaştırıp, “Üfle!” dedim, üfledi. Ben de dumanı içime çektim. Güldü, “Ya enişte çok ilginç bir adamsın!” dedi ve sigarayı bana verdi. Ben dumanı üfleyeceğim zaman dudağımı baldızın dudağına değecek kadar yaklaşıp üfledim. Bu defa o dumanı içine çekti. Sigarayı verdim, üfleyeceği zaman ağzımı ağzına kapattım, ama hemen geri çekildi, “Enişte ne yapıyoruz! Gören öpüşüyorlar der!” dedi…

Ben de, “Bizden başka kim var da görecek baldız?” dedim. “Ama enişte resmen öpüştük demin!” dedi. “Amaaan baldız, öpüşsek ne olacak sanki!” dedim. “Ama ablam…” dedi. “Ablan nereden bilecek sanki?” dedim. “Aman bu olanları kimse duymasın sakın!” dedi. “Ya ne oldu da, ne yaptık ki?” dedim. “Daha ne olacak! Resmen öptün beni enişte, bir sikmediğin kaldı!” deyip aklından geçeni ağzından kaçırmış oldu. Ben de, “İstersen o da olur!” dedim, sigaradan çekip, dudağımı dudağına götürdüm, ağzının içine dumanı üfledim, elimi de beline doladım yanımdan kalkamıyordu da. Alt dudağını emmeye başladım. Geri çekilmek istedi, bırakmadım. “Hhhhıııım hıııım!” diye birşeyler mırıldanıyordu, dudağımı ısırınca bıraktım. Derin bir nefes alıp, “Yaa olmaz enişte, ayıp ya!” dedi. “Neden ayıp olsun ki?” dedim. “Olmaz işte!” dedi. Elimi arkadan boynuna sarıp kendime çektim, dudaklarına tekrar yumuldum, öpmeye devam ettim. Eşofmanının içine de elimi soktum, külotunun kenarından amını okşamaya başladım…

Baldız direniyordu. Parmağımı külodunun içine sokup bızırığını okşayınca, yavaş yavaş kendini bırakmaya başladı. Artık direnmiyor, ama karşılıkta vermiyordu. Parmağımı amına iyice soktum, biraz oynatınca amı ıslanmaya başladı. Dudaklarını bırakınca, “Enişte bir dakika konuşalım!” dedi. “Söyle aşkım!” dedim. “Bak bu yaptığımız çok yanlış, ama iş çığırından çıktı, anlaşılan senin elinden kurtulamayacağım, yalnız bu yaptığımız ölene kadar ikimizin arasında sır kalacak, tamam mı?” dedi. “Tamam, söz!” dedim ve dudaklarına tekrar yapıştım. Baldız bu defa direnmiyor, karşılık veriyordu. Benim de elim boş durmuyor, memelerini okşuyordum. “Enişte bir dakika dur!” deyip yanımdan kalktı, odanın ortasındaki sehpayı kaldırdı, boş bira bardaklarını alıp mutfağa götürdü, dış kapıyı kilitledi, elinde bataniye ve iki yastıkla geldi. Battaniyeyi halının üzerine özenle serdi, yastıkları koyup, mutfağa geri gitti…

Anlaşılan bana güzel am ziyafeti olacaktı. Elinde bira bardaklarını doldurmuş geldi. Gülümseyerek, “Al bakalım!” dedi, yere battaniyenin üstüne oturdu. Ben de kanepeden kayıp, yanına oturdum. Bardakları tokuşturduk, birer yudum aldık, bardağı elinden alıp kenara koydum, gözlerinin içine bakarak dudaklarına öpücük kondurdum. Baldız da öpücüğüme aynı şekilde karşılık verdi. 2-3 defa aynı öpücüğü tekrarladık. Baldız elini boynuma sararak, kafamı kendisine çekip dudaklarıma yumuldu. Artık ok yaydan çıkmış, birbirimizi okşuyorduk. Ben baldızı soyarken, baldız da bana yardımcı oluyordu. Belden üstü çıplaktı şimdi. Memelerini ağzıma veriyor, “Em!” diye mırıldanıyordu. Az sonra baldız da benim üst kısmımı soymuş, ikimizin belden yukarısı çıplak, oturduğumuz yerde birbirimize sarılmış, birbirimizi okşayıp, vücutlarımızı öpüp, koklaşıyorduk…

Ben uzanıp bira bardağımı aldım, bir yudum içtim, bardağı baldıza verdim. Baldız da bir yudum aldı, yutmadan ağzını ağzıma getirip, ağzındaki biranın bir kısmını ağzıma verdi, yuttum. Dilini ağzıma verdi, dilini emiyordum. Dilini çekince ben dilimi onun ağzına veriyordum, o emiyordu. Bira bardağını elinden alıp kenara bıraktım, tekrar dudaklarımız birleşti. Baldız gözlerini kapatıp, saçlarımı okşuyor, sonra da parmaklarını sırtımda okşarcasına gezdiriyordu. Baldızı yavaşca sırtüstü yatırdım, üzerine uzanarak, dudaklarından opüp, çene altını yalayarak memelerine indim. Baldız gözleri kapalı, dudakları yarı açık, hafif hafif inliyor, kafamı, kulaklarımı okşuyor, kafamı sırayla bir memesinden öbür memesine götürüp emdiriyor, memesini dudaklarıma bastırıyordu…

Dil darbelerimle göbek çukuruna indim. Göbek çukurunu emiyor, dilimi göbeğinde gezdiriyordum. Elimi eşofmanının lastiğine götürdüm, eşofmanını külotuyla beraber çıkarıp kenara attım. Ayak parmaklarını tek tek yalayıp emiyordum. Baldız da, ‘Em!’ der gibi ayak parmaklarının tek tek ağzıma sokuyor, ben de iştahla emiyordum. Ayak bileklerini, diz kapağını yalıyordum. Diz kapağının arkasını yalarken, “Ohhh çok güzelll!” diyerek yan yattı. O sırada ben de külotumla beraber eşofmanımı çıkardım. Baldız elini uzatarak yarağımı tuttu, “Ooo, nekadar da büyük yarağın var enişte!” diye inledi. Ben de, “Bu yarağı bugünlük sana verdim!” dedim. “Ver canııııım, ben de bugünlük amımı sana verdim, istediğin kadar sik!” dedi. Yarağımı sıvazlıyor, ona 31 çekiyordu…

Baldızı sırtüstü yatırdım, amının etrafında dilimi gezdirmeye başladım. Baldız inliyor, “Ohhhh, ne kadar güzel canım enişteciğim, biraz daha aşağılara!” in diyordu. Bcaklarını ayırıp ağzımı amına kapattım. Amı vıcık vıcıktı. Am sularını yaladım yuttum. Amı tertemizdi, mis gibi kokuyordu. Dilimi amının derinliklerine sokabildiğimce sokuyordum, baldız da götünü yukarı kaldırıp, “Daha derinlere gir!” diye inliyordu. Sonra yarağımı iki ayağının arasına aldı, ayaklarıyla 31 çeker gibi, ayaklarını siktiriyor, “Hadi canım, yarağını amımın içinde istiyorum!” diyordu. Ben acale etmiyor kudurttukça kudurtturuyordum, amını emiyor, ısırıyor, amının dilini emiyordum. Baldız sonunda kafamı amına bastırıp, götünü yukarı kaldırdı ve titreyerek boşalmaya başladı. Ben de ağzımı amına iyice bastırıp emiyordum. Sıvılarını emdim, “Ohhh!” diyerek kafamı bıraktı. Gevşemişti…

Ben götünü okşuyor, sıkıyordum. Elimi tutup memelerine götürdü, memelerini okşuyordum. Kafamı yukarı çekip memelerini ağzıma verdi. Memelerini emerken baldız tekrar hareketlenmeye başladı. Kollarını yukarı kaldırıp, koltuk altlarını tek tek emiyor, yalıyordum. Baldız da yarağımı eline aldı, yarağımın kafasını okşuyor, sıkıp bırakıp, 31 çeker gibi sıvazlıyordu. “Hadiiii sok yarağını amıma, tadı nasıl, tatdır yarağını bana, bugün senin karınım sik beni!” diyordu. Ben de dizlerimin üstüne doğruldum, yarağımı tuttum, baldız da bacaklarını açtı, amın ağzı kıp kırmızıydı. “Hadi sok ne olur!” diyordu. Yarağımın kafasını amının ağzına dayadım, kafasını amına sürttükçe, baldız götünü kaldırıyor, yarağımı amına sokmaya çalışıyordu. Kafasını amına soktum, “Haaaadiii hepsini istiyorum, geçiiiir amıma!” deyince hepsini birden soktum. “Ohhh, bu ne kadar tatlıymış!” diye inledi…

Ben yavaş yavaş ileri geri yapıyor, yarıya kadar yavaş yavaş çıkarıp, aniden hızla hepsini sokuyordum. Baldız kafasını kaldırıp, mememi dişleyip, tekrar kafasını yastığa bırakıp, sağa sola çevirerek, “Hızlı hızlı sik canımmm, birtanemmm!” dedi. Ben hızlandım, öyle sert basıyordum ki, memeleri ağzına kadar dalgalanıyordu, ben de eğilip canını yakmayacak şekilde ısırıp emip, tekrar basmaya devam ediyordum. Üzerine yatıp kalçamı kıvırınca, “Ohhh canımmm, hadi sikkk, sokkk!” diye inleyince, baldızın boşalacağını anlamıştım. Ben de artık boşalacaktım, doğrulup hızlı hızlı sikmeye başladım. Baldız bacaklarını belime kenetlemiş, ben geri çekilince bacaklarıyla kendine çekip, götünü yukarı kaldırıp, amına girmemi sağlıyordu. Bu tempoyla birkaç sefer yaptık, “Hadi içime attır kocacığım, senin bu am, attır içime!” diye beni tahrik ediyordu. Ben de son hamleyle öyle kökledim ve boşalmaya başladım. Baldız da bana kenetlenip boşalıyordu. İkimizin de terden vücutlarımız yapışmıştı. Baldız altta, ben üstte öylece kalmış, soluk soluğaydık…

Yarağım küçülmeye başlamıştı, yan yattım. (Baldız ben tuvalete işemeye gittiğimde kağıt havlu getirmiş yastığın altına koymuş, demek ki hazırlıklıymış!) kağıt havluyu yastığın altından çıkarıp amına götürdü, ben de yarağımı çektim amından, yarağımı kağıt havluya sardı, ben de tuttum, sırtüstü uzandım. Baldız bir kağıt havlu daha alıp amına kapatıp tuvalete gitti. Amını yıkıyordu. Ben de kalkıp banyoya gittim yarağımı yıkayıp geldim. Baldız benden önce gelmiş, yere battaniyeye çıplak vaziyette uzanmış, sigara yakmış, birasını da almıştı. Ben de yanına gelip uzandım. Birasından bir yudum verdi, içtim, dudağından öptüm. Ben de bir sigara yakınca, “Hani bir sigarayı beraber içecektik?” dedi. Ben söndürecektim ki, “Neyse bu defalık böyle olsun!” dedi. Yastıkları üst üste koydum uzandım, baldız da göğsüme kafasını koydu uzandı. Doğrulup birasından içip, tekrar uzanıp konuşuyorduk. Baldıza, “Hoşuna gitti mi?” dedim. “Hemde çoook! Senin?” dedi. “Benim de!” dedim. “Artık yalnızken sana isminle hitap edeceğim enişte!” dedi. Ben de kabul ettim…

“Özer, sana birşey diyeyim mi?” dedi. “Dee!” dedim. “Benim amımı ilk sen yaladın, biliyormusun? Kocam hiç yalamamıştı!” dedi. “Peki sen onunkini yaladın mı?” dedim. “Ben de onunkini yalamadım! Kadın kadına oturduğumuz zaman anlatırlar, (Kocam şöle yalıyor, böyle yalıyor, çok zevk alıyorum!) derlerdi. Ablama birdefa sordum, eniştem amını yalıyor mu diye, ablam da yalamadan sikişilir mi, bana daha yarağını sokmadan yalayarak boşaltır beni, sonrada yarağını sokup siker, birdaha boşaltıp pestilimi çıkarır! diye anlatmıştı. Ben de içten içten kıskanmıştım. Demek ki doğruymuş! Yaaa enişte sen neymişsin, o zevki bana da tattırdığın için sana teşekkür ederim!” deyip doğrulup dudaklarımdan öptü. Ben de gülümseyerek, “Bak birde vermiyordun, bu zevkten mahrum kalacaktın!” dedim. Baldız, “Verdim ama!” dedi. Ben de, “Sen verdiysen bende aldım baldız!” deyip, gülüştük. Hemen ekledim, “Daha sana ne zevkler tattıracağım sabaha kadar!” dedim. “Ooooo, neler tattıracaksın bakayım haaaa? Ama yarın boyayı bitirelim, karışmam sonra!” dedi.

“Merak etme bitiririm!” dedim. “Yarın ablam gelmeden bitir ama!” dedi. “Pekala bitirirsem ne vereceksin bana?” dedim. Baldız kafasını kaldırıp vücudunu benden ayırarak, amını işaret edip, “Bunu!” dedi. Ben de, “Yerim onu!” diyerek dudaklarına yumuldum, öpüşmeye başladık. Baldız da yarağımı eline alıp okşuyor seviyor, ben de memelerini okşuyor öpüyordum. Benim yarak ayaklanmaya başladı. Baldız gözümün içine bakarak, “Seninki uyanmaya başladı!” dedi. Ben de, “Niyeki acaba?” dedim. “Yine istiyor da ondan!” dedi. Ben de, “Ne istiyor?” dedim. Cilveli edayla, “Ne olacak, am istiyor yaramaz şey!” dedi. Ben de, “Seninki de yarak istemiyor mu?” dedim. “Seninki ister de bu istemez mi?” diyerek dudaklarıma yumuldu. Birbirimizin dudaklarını öpmeyip adeta yiyorduk, dillerimiz birbirine dolaşıp ağzımızın icinde sevişiyorlardı…

Ben sırtüstü uzandım, “Hadi bakalım karıcığım, şunu iyice uyandır!” dedim. Baldız da göğüslerimden yalayarak yarağıma kadar indi. Yarağımın kafasına dilini sürtüp öptü. Saçlarını yana atıp, “Yarağını dondurma yer gibi yiyeceğim, bunu çok istiyordum, ama pezevenk bacanağın benimkini yalasaydı ben de onunkini yalardım, ben de cesaret edip yalamadım, sonra nereden öğrendin diye soracaktı ve kötü olacaktık! Ama bundan sonra hep seninkini yalar emerim, değil mi enişteciğim?” dedi. “İstediğin an yalayabilirsin, herzaman hazırım!” dedim. Yarağımın kafasında dilini gezdirdi, iki elinin arasına alıp kafasını dışarıda kalacak şekilde tuttu, kertiğine kadar ağzına alıp öyle emiyordu ki, avurtları neredeyse birbirine değecek şekildeydi. Yarıya kadar ağzının içine alıp, nefeslenip, tekrar emiyor, hızlı hızlı aşağı yukarı yaparak ağzını siktiriyordu. Yarağım tam kıvamına gelmiş, baldızın ağzına sığmıyordu. Ben ayağa kalktım, baldız da dizlerinin üzerinde önümde durup, ben saçlarını elimle toplayıp ağzını ileri geri yaparak sikiyorum ağzını. Baldız da nefes almak için arada ağzını çekip, yarağıma tükürüp kayganlaştırıp 31 çekip, tekrar ağzına alıp ileri geri yapıyordu.

Sonra baldızı yüz üstü uzattım, ben de üzerine uzandım, omuzlarını yalıyor emiyordum. Baldız da elini arkaya atarak, yarağımı götünün yanaklarının arasına yerleştirdi, götününün yanaklarını sıkıp bırakıyordu. Baldızın sırtını yalayarak bel çukuruna indim. Götünü okşuyor, parmağımı da göt deliğinin etrafında gezdiriyordum. Götüne indim, baldız da götünü bana sunarcasına, belini çukurlaştırıp götünü yukarı kaldırıyordu. Göt deliğine dilimi değdirince, “Ohhh, orayı da emmm canım, bu gece bütün zevkleri tatmak istiyorum kocacığım!” diye inledi. Ben de götünü emiyor, ağzımı göt deliğine kapak yapıyordum. Baldız yan yattı, sırtı bana dönük, bacağının birini kanepeye koydu, amı götü meydana çıktı. Ben de yanına uzandım, göt deliğini yalıyor, dilimi götüne sokmaya çalışıyordum…

Sonra baldız dönüp 69 olduk. Yarağımı ağzına alıp emiyor, yarağımı bırakıp taşaklarımı ağzına alıp emiyordu. Ben de dilimi göt deliğinden ayırıp amına sokup emiyor yalıyor, tekrar götüne gelip yalıyordum. Götüne parmağımı sokunca, “Canımmm, ohhh, yala canım, amıma götüme dilini sok, sikicim benim!” diyor, amından sular akıyordu. Ben de, “Amına götüne dilimi de, yarağımı da sokacağım karıcığım!” dedim. “Sok canım, ne istersen sok, amımı götümü bu gece yarağa doyur, bıktır beni yaraktan!” dedi. “Bıkarmısın kız orospu?” dedim. O da, “Delimisin enişte, bu yaraktan bıkılır mı hiç, bunun hastası oldum bile, yemeden duramam artık! Hadi sik aşkım, tüm deliklerim senindir!” dedi. “Domal ozaman orospu!” dedim…

Baldız ikiletmeden domaldı hemen. Arkasında diz çöktüm, tekrar götünü yaladım. Götünün deliği öyle yumuşadı ki, iki parmağımı da sokunca girdi. Yarağımı da amına köküne kadar soktum. Götünde parmaklarım, amında da yarağım, öyle bir müddet siktim Orgazm ettim baldızı. Baldız elini arkaya atıp, yarağımı amından çıkarıp doğruldu ve “Yat bakayım altıma enişte, ben de seni boşaltacam!” dedi. Ben sırtüstü uzandım, baldız da üzerime ters uzandı, tekrar 69 olduk. Baldız o vaziyette birkez daha Orgazm oldu, ama üzerimden kalkmadı, yarağımı emiyor yalıyor, beni boşaltmaya çalışıyor, “Ağzıma boşal hadi enişte!” diye inliyordu. “Dur orospu boşaltma beni, daha götten vermeyecekmisin?” dedim. Ses çıkarmadı, doğrulup ters döndü, üzerime uzandı, yarağımı tutup amına yerleştirdi, üzerimde yavaş yavaş ileri geri yapıyor, sanki o beni sikiyordu. Sonra yarağımı amından çıkarmadan doğrulup, ata biner gibi oturup kalkmaya başladı. “Ohhh kocacığım, çok güzel!” diye inliyordu…

Sonra kafamı kaldırdı, beni oturur vaziyete getirdi, memelerini ağzıma verdi, zıplamaya devam etti. Ben de götünü parmaklıyor, 3 parmağımı sokmaya çalışıyordum. Baldız da kulak mememi emerken, kulağıma fısıldayarak, “Hadi söyle, göt deliğimi sikmek istiyormusun enişte? Oradan gerdeğe girelim mi?” dedi. “Hemde çok istiyorum karıcığım, birtanem, orospum!” dedim. Baldız beni yere yatırdı, yarağımdan çıkarak ters dönüp göt deliği ağzıma gelecek şekilde, sanki ağzıma çişini yapacakmış gib çömeldi, ellerini göğsüme koydu ve “Götümü biraz daha yala enişte!” diye inledi. Ben de dilimi götüne değdirdikçe, “Ohhh enişteee, bu gece bitmesin, uçur beni ne olur!” diye inleyip, eğilip yarağımı ağzına alıp emiyor, sonra kalkıp tekrar götünü ağzıma getiriyordu…

Kafamın üstünde doğruldu, tekrar döndü, gelip beni bacaklarının arasına aldı, yarağımın hizasında durup, bacaklarını ayırıp çömeldi, yarağımı eline aldı, amına sürttü, amıyla üzerine oturup, birkaç defa ileri geri yapıp çıkardı. Yarağım amdan çıkınca lop diye göbeğime vurdu. Baldız da yarağımı tekrar tutup, “Dur yaramaz, asıl şimdiki vazifeni yapmadan nere kaçıyorsun?” dedi ve göt deliğinin hizasına getirdi, elini tükürükle doldurup, biraz yarağıma, biraz da göt deliğine sürdü ve göt deliğine parmağını sokarak ovuşturdu. Yarağımı göt deliğinin hizasına getirip, üzerine yavaş yavaş oturmaya çalışıyordu. “Çok acıyor enişte, ağzımı siksen olmaz mı, ağzıma boşal yutayım!” dedi. Ben de baldızı cesaretlendirmek için, “Hani götünden gerdeğe girecektik baldız?” dedim. Ben öyle deyince, yarağımı kafasına kadar götünün içine aldı, ama suratı acıyla buruştu, “Çok acıyor yaa!” dedi. “Hadi sevgilim, hadi orospum, başı girdi bak, az kaldı, dayan!” dedim. Ama baldız öylece duruyor, “Bu kadarı girmişken götümü böyle siksen olmaz mı enişte?” dedi…

“Olur!” deyip, baldızı dizlerinden kendime doğru çekip, alttan da yukarı doğru kendimi kaldırınca, hepsi aniden götüne girdi. Baldız, “Aaayyy yandım, yırtıldı götüm!” deyip tırnaklarını göğsüme batırdı. Benim de canım yanmıştı, “Amını götünü siktiğimin orospusu!” diye küfürü bastım. Baldız acıyla kafasını göğsüme bastırıyordu, kafasını kaldırdığında gözlerinden yaş akıyordu. “Enişte dur ne olursun kımıldama, canım cok yanıyor! Tenha yerde olsaydık avazım çıktığı kadar bağırırdım, ama komşular duyar diye korkuyorum!” dedi. Ben alttan yavaş yavaş kımıldamaya başladım, “Enişte durrr, çok acıyor!” diye yalvarıyordu. “Merak etme alışırsın birazdan!” dedim. “Ağzına sıçayım bunun, yırttı götümü, alışması mı kaldı!” dedi. Ben yine kımıldayınca, “Enişte sen dur, ben yavaş yavaş yapayım!” dedi ve kalçasını oynatmaya başladı. İleri geri, sağa sola yavaş yavaş oynatıyordu. Biraz alışmış, zevk almaya başlamıştı. Ben de yardımcı olup, kalçalarından tutup, sağa sola oynatıyordum…

Baldız iyice zevke gelmişti. “Domal da öyle sikeyim aşkım!” dedim. O da, “Tamam!” deyip, yarağımı götünden çıkarmadan ters döndük. Önümde kafasını yastığa gömdü, belini çukurlaştırıp, götünü alabidiğince yukarı verip, elleriyle göt yanaklarından tutup ayırdı, “Hadi aşkım sik, göt deliğimi yırttın zaten, sik iyice alıştır yarağına!” diye inliyordu. Ben de götten sikmenin keyfiyle, yavaş yavaş sikerek zevkimi çıkarıyordum. Az sonra baldız, “Parmaklarını amıma sok hadi canım!” diye inliyordu. 4 parmağımı amına soktum, götüne yarağımı sokup çıkarıp, tekrar sokuyordum. “Hadi hızlı sik, götüme attır döllerini!” diye inliyordu. Ben de hızlandım. Göt deliği yarağımı öyle sıkıyordu ki, mengene gibiydi. Ben amını da hızlı hızlı ovmaya başladım. Baldız, “Enişte ben bitiyorummm!” diye inleyince, ben de baldızın götüne boşalmaya başladım. İkimiz de aynı anda boşalmıştık. Baldız öylece yığıldı kaldı, ben de üzerine yığıldım…

Öylece biraz dinlendikten sonra, kalkıp birlikte banyoya girdik. Ilık suyla birbirimizi yıkadık. Yıkanırken, baldız, “Götten vermek nekadar zormuş, mahfoldu götüm valla!” dedi. Ben de, “Arkadaşlarından hiç duymadın mı? Götten veren yokmuymuş hiç?” dedim. Baldız da, “Var, çok anlatıyorlardı, ilk defada acır diyorlardı, ama bu kadar olacağını zannetmiyordum, beni mahfettin enişte!” dedi. Baldızı öpüp, “Pişmanmısın kız?” dedim. “Yok da, canım çok yandı!” dedi. “Ozaman canın yanmadan birkere de burada sikeyim seni!” dedim. “Ya sende hayvan gücü mü var, ben bittim, artık halim kalmadı!” dedi. “Ozaman ağzından sikeyim!” dedim. Baldız da, “Yapma enişte ne olur, sonra sik, inan halim kalmadı!” diye yalvarınca, yıkanıp, kurulanıp çıktık. Salonda üzerimize çarşaf alıp, yere uzandık. Birbirimize sarılıp yatarken, ikimiz de uykuya dalmışız…

İçtiğimiz biralardan dolayı gece sidiğim geldi, kalkıp tuvalete gittim. Ben işeyip gelince de, baldız gidip işeyip geldi. Ama ikimizin de uykusu kaçmıştı. Biraz konuştuk. Baldız, “Enişte yarın boyayı bitirebilecekmiyiz?” dedi. “Tabii ki!” dedim. Baldız da, “Bu yorgunlukla biraz zor ama!” dedi. Ben de, “Boyayı bitirip, üstüne de amını götünü sikeceğim!” dedim. Baldız gülerek, “Göreceğiz!” dedi. Ben elimi çarşafın altından amına götürüp okşamaya başlayınca, “Enişte dur da uyuyalım, yarın yaparsın!” dedi. Ben de, “Amın öyle demiyor ama!” dedim. “Ne diyor pekala?” dedi. “Ye beni diyor!” dedim. “Ozaman sen de ye, ne yapayım!” dedi. Baldız öyle deyince çarşafı üzerimizden atıp, amına yumuldum. Az sonra da 69 olduk. Amı sulanmıştı. Parmaklarımı sokup çıkarıp, amını yalıyordum. Baldız da benim yarağımı ağzına almış, yalıyor, emiyordu…

Baldız, “Özer aşkım, kocacığım, sikicim, yarağını yerim senin! Özer…” dedi. “Efendim karıcığım, aşkım, orospum?” dedim. “Aşkım sen benim ağzıma boşal, ben de senin ağzına boşalayım, döllerini yutmak istiyorum! Böyle boşalalım, amıma götüme sokmadan, olur mu canım?” dedi. “Olur!” dedim, benim de amacım buydu zaten. “Enişte, baldızın sana kurban olsun, erkek dediğin böyle olacak işte!” deyip yarağıma yumuldu. Ben de amına yumuldum. Birbirimizi emiyor yalıyorduk. Bu sefer oldukça uzun sürmüştü. Baldız boşaldı, ama benimki biraz zordu. Baldızı doğrultup, ben de önünde ayağa kalktım, baldız yarağımı sıvazladı 31 çekti, “Hadi kocacığım, sik ağzımı, ağzıma boşal da yutayım!” diye beni tarik ediyordu…

Ben boşalamayınca, “Canım boşalmana faydası olacaksa istersen götüme sok!” dedi. “İyi olur, geleceğim zaman da ağzına boşalırım, yutarsın!” dedim. Baldız domaldı, yarağım götüne şimdi biraz daha rahat girmişti. Ama yine de canı yandı, “Ağzına sıçayım senin, yine yaktın canımı!” diye küfür etti. Ben de gülerek, “Sıçtığın yeri sikiyorum zaten!” dedim. Baldız acı bir gülüşle, “Sik canım, sok köküne kadar, yerim yarağını!” diyordu. Baldızın götüne biraz pompaladıktan sonra geleceğimi anlamıştım, “Geliyorum, ağzını aç!” diyerek götünden çıktım. Baldız da dönüp yine önümde diz çöktü, yarağımı ağzına aldı ve emmeye başladı. Ben de saçlarından tutup ağzını sikiyordum. Birkaç saniye sonra ağzına fışkırtmaya başladım. Yarağımı ağzından çıkarmadan baldız bütün döllerimi yuttu, yarağımı diliyle temizledi. Gidip tekrar banyo yaptık geldik ve halsiz bir halde birbirimize sarılıp uyuduk.

Sabah saat 10:00’da zor kalktık. Kendimize gelmek için soğuk suyla duş aldık. Hafif bir kahvaltıdan sonra boyaya devam ettim. Akşama doğru karım da geldi. Tabi ki o gün bitiremedim boyayı. Baldız da gülerek, “Enişte hakkını kaybettin!” dedi. Bunu karım duydu, “Ne hakkını kaybetti ki?” diye sordu. Baldız da, “Dün bitirseydi enişteme mangal yakacaktım!” dedi. Ben de baldıza göz kırparak, “Canın sağolsun baldız!” dedim. Baldız, “Şaka ya, kocam gelsin de yakalım!” dedi. Karımı markete göderdim, sigara aldırmak için. Market biraz uzaktı. Karım evden çıkınca hemen baldızın üzerine atladım. “Enişte ne yapıyorsun?” dedi. “Sus, hadi banyoya gel!” dedim, baldızı kolundan tutup banyoya götürdüm. Eşofmanını küloduyla birlikte dizlerine kadar indirdim, ellerini çamaşır makinasina tutundurarak domalttım. Yarağım hazırdı, hemen amına soktum. Biraz amdan sikip baldızı boşaltınca, amından çıkarıp götüne soktum, hızlı hızlı siktim ve götüne boşaldım. “Enişte yine de dediğini yapıp, amımı götümü siktin ya!” dedi. Baldız eşofmanını külodunu çekti. Baldızı öpüp, “Hadi sen mutfağa git, ablan gelir şimdi!” dedim. Ben duş almak için banyoda kaldım, baldız da mufakta bekledi…

Ben banyodan çıktığımda, karım marketten gelmişti. Sonra da baldız banyo yaptı. Akşam eve döneceğimizde, baldız, “Enişte herşey için çok teşekkür ederim!” dedi. Karım o sırada arkası dönük, ayakkabılarını giyiyordu. Baldız eliyle öpücük attı bana. Karım ayakkabısını giyip, bana, “Hadi canım, geç kalmayalım!” deyip kapıdan çıkınca, ben de çıkarken baldıza kısık sesle, “Amından öptüm aşkım!” dedim. Baldız da kulağıma eğilerek, “Ben de yarağını öptüm aşkım!” dedi.

O günden beri her hafta fırsat buldukça gidiyorum, baldızı amından götünden sikiyorum. Veya karım olmadığı zamanlarda baldız bize gelir. Her seferinde ayrı zevkle ve heyecanla sikişiyoruz baldızla.

Eniştelere bol baldız sikmeler, baldızlara da bol enişte yarağı yemeler diliyorum.

Özer..

1310 gösterim, 1 gün

İlk kez canlı yarak görüyordum!

Anal Seks Hikayesi ✔️, Bakire Seks Hikayesi ✔️, Bayan Seks Hikayesi ✔️, Evli Seks Hikayesi ✔️, Fantazi Seks Hikayesi ✔️, Öğrenci Seks Hikayesi ✔️, Olgun Seks Hikayesi ✔️ 02 Nisan 2015

İlk kez canlı yarak görüyordum!.

1.70 boy, esmer güzeli, kendince güzel, sayılacak, etrafımdakilerin söylediklerine göre manken, gibi bir kızım. Ailem köy kökenli tutucu bir aile olduğu için, buralardaki kızlara göre daha kısıtlı gezer, giyinirdim. Babam sitenin kalorifer işi gibi teknik işleriyle ilgilenir, annem ise ev işlerine gider. Ablam 23 yaşında, ve evli. Bir de bu sene Üniversiteli, oldup okumaya giden erkek kardeşim var. Burdaki seks hikayeleri, ile ilgilenmem, İstanbul’dan tatile gelen, çok iyi anlaştığım kız arkadaşım Ebrunun tavsiyesi ve ısrarıyla oldu.

Ben liseyi bitirince okumamıştım. Evde kalıp anneme ve babama yardım ediyordum. Yazın Ebru tatile gelir, Tekirdağda okullar açılıncaya kadar kalıp, daha sonra İstanbula dönerdi. Ebru, ailesinin durumu çok iyi olduğundan ve evin biricik kızı olduğundan çok rahat davranan biriydi. Sadece yazları görüşsek te, Ebru benim çok iyi anlaştığım tek arkadaşımdı. Bu yazın da yine geldi. Ebruyla olunca, ailem benim gezmeye ve denize gitmeme daha rahat izin verirdi. Deniz kenarında yaşamamıza rağmen pek denize girdiğim yoktu, sadece ablam bize geldiğinde ailece gidersek, yada Ebru ile babası babamdan izin aldığında gidiyordum.

Yine yazın sonuydu. Ebru, ailesinin geri döneceğini, ama kendisinin bir 10 gün daha (okullar açılıncaya kadar) kalacağını söyledi. Haftasonu bir akrabasının yazlığına Cumadan gidip Pazartesi döneceklerini, benim de gelmemi istedi. Ben de ailemin izin vermeyeceğini, sadece babasının babamdan izin alırsa gelebileceğimi söyledim. Ebru da babasından rica etti. Ebrunun babası (Mustafa abi) 45 yaşında, atletik, uzun boylu ve karizmatik biriydi. Babamla da araları iyi olduğundan, babama ısrarı sonucu bana izin aldı. Cuma sabahı, ben, Ebru, Mustafa abi ve eşi Gülçin teyze ile, kalacağımız akrabalarının yanına gittik. Gittiğimiz yazlık Ebrunun teyzenin yazlığıydı. Ebrunun teyzesi, eniştesi ve oğlu Kaan bizi sıcak bir şekilde karşıladılar ve yazlığa yerleştik.

Öğle yemeğimizi yedikten sonra denize gitmeye hazırlanırken İstanbuldan bir telefon geldi. Ebrunun anneannesi rahatsızlanmış, hastaneye kaldırmışlar. Bu haber üzerine tüm aile tatili kesip İstanbula dönecekken, Ebrunun annesi eşine, “Mustafa sen çocuklarla kal, biz eniştem ve ablamla gider gerekeni yaparız.” dedi. Diğerleri de onayladı. Dolayısıyla ben, Ebru, teyzesinin oğlu Kaan ve Ebrunun babası Mustafa abi kaldık. Onları yolcu ettikten sonra biz de zaten deniz hazırlığımızı yapmıştık, denize gittik…

Ebru, Kaan ve ben denize girerken, Mustafa abi deniz kenarında güneşleniyordu. Deniz içinde Ebru ile Kaan bir hayli birbiriyle şakalaşıp el kol harektleri yapıyorlardı. Bense biraz tutuk ve çekingendim, onların biraz uzağında yüzüyordum. Bir ara dikkatimi çeken ilginç birşey oldu, Kaan Ebrunun göğüs ve kalçalarını elliyor, Ebru ise Kaana babasının görebileceğini, rahat durmasını söylüyordu. Bir hayli geçmişti ki ben sıkılmış kenara çıkmıştım. Mustafa abinin yanına selam verip uzandım. Mustafa abi mayo ileydi ve önündeki kabartı çok belli oluyordu, biran oraya gözüm takılmıştı. Mustafa abi gülerek, “Hayırdır Banu durgunsun, neden yüzmüyorsun?” dedi. Ben sadece, “Şeyy… ben denize girmeyi pek sevmem, sizin hatrınız için geldim.” dedim. Mustafa abi, “Sağol, bizi kırmadığın için teşekkür ederim.” dedi…

Neler yaptığımı, nasıl zaman geçirdiğimi sormaya başlamıştı ki, konu döndü dolaştı, erkek arkadaşım olup almadığına geldi. Bugüne kadar sadece Lisede bir kez olduğunu, bir de bizim sitede çalışan birinin sürekli benle arkadaş olmak istediğini, ama babamdan korktuğum için bunu kabul etmediğimi anlattım. O sırada yanımıza Ebru ve Kaan geldi, büfeye gidip birşeyler alacaklarını söyleyip izin istediler. Babası da izin verdi, bize de dondurma ve su almalarını istedi. Onlar gittiler, biz halen oturuyor, sohbet ediyorduk. Akşam üzeri olmuştu sahilde çok kimse de kalmamıştı. Bir ara ben, “Mustafa abi ben de gidip Ebruya bakayım.” dedim. “Tabiki!” dedi…

Ben büfeye giderken elbise değişim kabinlerinin arkasında öpüşen kişileri fark ettim. Biraz daha yaklaşınca bunların Ebru ile Kaan olduğunu gördüm, adeta kendilerinden geçmişlerdi, birbirlerini yiyecekmiş gibi dudakları yapışmış, Kaan Ebrunun kalçalarını okşuyordu. Şok olmuştum. Gerçi Ebruyu erkeklerle bu şekilde ilk görüşüm değildi. Ebru çok rahat bir kızdı ve onun için böyle işler normaldi. Ama bu başkaydı, Kaan teyzesinin oğluydu. Bir süre onları izledim, onlar beni farketmemişti. Biraz daha yiyişip toparlandılar, yola çıkıp büfeye gideceklerken, ben arkalarından seslendim. Bana bir arkadaşlarını gördüklerini, biraz onunla sohbet ettiklerini, daha büfeye yeni gideceklerini söylediler. Ebru, istersem benim de büfeye gelebileceğimi söyledi. Ama ben babasının yanına döneceğimi söyleyip, geri döndüm. Onlara maydonoz olmak istemiyordum…

Ben tam babasının yanına vardığımda, babası yazlığa dönüp şirket ile bir işi olduğunu, onu internetten halledeceğini, istersem benim Ebruları bekleyip onlarla dönebileceğimi söyledi. Ben de yazlığa dönmek istediğimi, sıkıldığımı söyledim. “Tabi, gel!” dedi. Ebruyu da arayıp, bizim yazlığa döneceğimizi, kendilerinin de işleri bitince yazlığa gelmelerini söyledi…

Yazlığa gittik. Mustafa abi bilgisayarın başına geçti. Ben de banyoya girip bir duş almayı geçiriyordum aklımdam. Odama girip havlumu bırakıp, duştan sonra üzerime giyeceğim elbiselerimi hazırladıktan sonra üzerimdeki mayo ile banyonun yolunu tuttum. Mustafa abiyi bilgisayarın başında zannederek üzerimdeki mayonun askılarını indirip banyoya girdiğimde şok olmuştum. Mustafa abi çırılçıplak banyodaydı ve duşa girmek üzereydi. Plajda mayosuyla gördüğüm kabarık önü, bu defa herşeyiyle karşımdaydı. Ben şaşkınlıkla kocaman yarağına bakarken, o da elimle kapatmaya çalıştığım göğüslerime bakıyordu. Şaşkınlığım geçtikten sonra, “Şeyy, ben sizi bilgisayarın başında sanmıştım, özür dilerim…” derken, Mustafa abi yanıma yaklaştı ve çok güzel olduğumu, gelmemi istedi. Donup kalmıştım adeta. İlk kez böyle birşeyle karşı karşıyaydım. Daha önce çevremde sadece Ebruyu erkeklerle ve bir kez de ablamı eniştemle sevişirken gören ben, ilk kez canlı yarak görüyordum!

Ellerim halen göğüslerimdeydi. Mustafa abi istersem dokunabileceğimi söyledi. Ben ise halen kendime gelememiştim ve o şaşkınlıkla, “Şeyy, ilk ilk kez görüyorum…” dedim. Mustafa abi dudaklarıma yapıştı ve öpmeye başladı. Bugün gördüklerimin tesiriyle karşılık bile veremedim. Üstelik çok hoşuma gitmişti, ilk kez bir erkek tarafından öpülüyordum. Mustafa abi beni kendine çekti, rahat olmamı, beni çok güzel bulduğunu, beni istediğini söylerken, halen beni öpüyor, elleri ile göğüslerimi kalçalarımı sıkıyordu. Ben ise birşey yapamıyor, karşılık dahi vermiyordum, ama hoşuma gidiyordu. Beni iyice saran Mustafa abi üzerimdeki mayoyu aşağı çekerek beni çıplak bıraktı, elimden tutarak elimi yarağına götürdü. Yarağı büyük ve kalındı. Nedense o an aklıma seks hikayelerinde okuduğum kalın yaraklar geldi…

Yarağı elimdeydi, okşamamı istedi, ben ise sadece avuçladım. O ileri geri yapıp, kalçalarımı ve amımı okşuyor, göğüslerimi sıkıp, dudaklarımı öpüyor, beni iyice zevk sarhoşu yapıyordu. Okadar zevk almaya başladım ki, amımın sulandığını hissettim. Ben de karşılık vererek, elimdeki yarağını sıkıp, dudaklarına yapıştım. Acemice öpüşmem onun daha hoşuna gitmişti. Beni tekrar sarıp, boynumu yalıyor, göğüslerimi ısırıyordu. Beni omuzlarımdan aşağı ittirerek önünde diz çökmemi sağladı, “Yala!” dedi. Ben ise daha önnce hiç yapmadığımı, nasıl olduğunu bilmediğimi söyledim. Yarağını ağzıma götürmek istedi, ama ben ağzımı kaçırınca, beni ayağa kaldırdı, kendisi önümde diz çökerek amıma yumuldu. Amımı çok hızlı yalıyor, adeta beni çıldırtıyordu. Bu arada parmakları ile de götümün deliğini zorluyordu…

Ben artık iyice kendimden geçmiştim. Hayatımda ilk kez, üstelik babam yaşında biri ile sevişiyordum. Mustafa abi çok iyi sevişiyordu, fakat götüme soktuğu parmağı canımı acıtıyordu. Biran, “Ayyy!” diyerek irkildim. “Ne oldu, canın mı yandı aşkım?” diyerek kibarca sordu. “Mustafa abi ben ilk kez böyle birşey yaşıyorum, bence bu yaptığımız çok yanlış!” diye itiraz etmek istedim. Ama o, “Bana abi deme, aşkım de! Herşeyin bir ilki vardır, merak etme güzel olacak!” diyerek yine beni önünde diz çökertti. Yarağını ağzıma vermek istiyordu, ama ben alamıyordum, kalındı ağzıma girmiyordu. “Öp onu, yala!” dedi. Tam öperek yalamaya başlamıştım ki, saçlarımı çekti. Can acısıyla ağzımı açmam ve o kalın yarağın ağzıma girmesi bir oldu. Ağzım yırtılacak gibi, kusacak gibi oluyordum. Ama Mustafa abi çıkarmama izin vermiyor, başımdan tutarak adeta ağzımdan sikiyordu beni. Ben bu arada birkez daha ıslanmıştım. Mustafa abi de fazla dayanamayıp ağzıma boşalmaya başladı. Çok kötü bir tadı vardı, hemde çok geliyordu. Boğulacak gibi oldum. Zorla çıkarmıştım ki ağzımdan, çıkarmamla lavaboya kusmaya başlamam bir oldu…

Ben lavobaya dönmüş kusarken, Mustafa abi arkadan kalçalarımı ve amımı yalıyor, parmağını amıma sokuyordu. Ben halen kendime gelememiştim, fakat o anda tek düşündüğüm şey kızlığımdı. Ona bakire olduğumu, kızlığıma zarar vermemesini istedim. Mustafa abi de bunun üzerine amımı parmaklamayı bırakıp, parmağını götüme sokmaya başladı. Canım acıyordu, ama Mustafa abi çok iyi biliyordu işini, bana zevk te veriyordu. Ben önünde domalmış durur halde lavaboda ağzımı yıkarken, o ise parmağını götümde ileri geri yaparak sırtımı yalıyordu. İyice çıldırmıştım ve kendimi daha da ona teslim etmiştim. O da bunu anlayınca yarağını götüme sokmaya çalıştı. Yarağını götümün deliğinde iyice hissettim, fakat kalındı ve girmiyordu. Aslında korkuyordum da, istiyordum da…

Bana, “Böyle kal!” diyerek, banyo dolabından losyon aldı, bolca yarağına ve götüme sürdü. Ben olacakları beklerken yine yarağını götüme zorladı. Yine girmiyordu. “Kendini rahat bırak, sıkma!” diyerek, lavobayo doğru dahada domalmamı istedi. Dediklerini yaptım, yeniden zorladı. Birden içimde tarif edilemeyecek acı hissetim, beynimde şimşekler çakıyordu. “Çıkarrr!” diye bağırıyordum, fakat kaçamıyordum çünkü kafam lavabonun altındaki duvara dayanmış, Mustafa abi de beni sıkıca kavramıştı. O kocaman yarak götümde yavaş yavaş ilerlerken, ben ise artık acıya dayanamıyordum ve ağlıyordum. Elim ayağım kesilmişti. O ise hala götüme sokmaya devam edip, “Geçti aşkım, girdi, az kaldı!” diyordu. Kasıklarını kalçalarımda hissetiğimde acıdan kendimden geçmiş ve bayılmışım…

Ayılıp kendime geldiğimde yatak odasındaydık, yüzüstü yatıyordum. Mustafa abi kasıklarımın altına yastık koyup beni domaltmış, arkamda götümü sikiyordu. Bende hal kalmamıştı, o ise sürekli abanıyor, sırtımı ensemi öpüyor, götümü sikmeye devam ediyordu. 15-20 dakikadır sikmesine rağmen boşalmamıştı. Garip tarafı, bu iş bana acının yanında zevk te veriyordu. O zevkle ben de kalçalarımı ona itiyor karşılık veriyordum. Mustafa abi müthiş bir tecrübeyle sikiyordu götümü. O kalın büyük yarağın içimde olduğuna ve götüme nasıl alabildiğime halen inanamıyordum. Her tarafım uyuşmuş ve götümün deliğini hissetmiyordum. Artık bende hal kalmamıştı, “Mustafa abi boşalll!” diye yalvarmaya başladım. İyice hızlanmıştı. Ben zevk ve acıdan yatağı dişliyordum. Sonunda acaip bir hırıltı ile götüme boşaldı…

Yarağını götümden çıkarıp, yarağını çarşafa sildi. Bana iltifatlar ediyor, “Seni çok seviyorum aşkım, karıcığım!” diyor, omuzlarımı, sırtımı, belimi, götümün yanaklarını öpüyordu. Ben halen o acı ve şaşkınlıkla, şok bir halde yatakta yüzüstü yatıyordum, sesim çıkmıyordu. Derken alt kattan sesler duyuldu, kesin Ebru ile Kaan gelmişlerdi. Mustafa abi mayosunu giyip bilgisayarın başına giderken, ben de dölden sırılsıklam olmuş çarşafı alıp banyoya koştum…

Banu..

1333 gösterim, 0 gün

Sayfa 3 of 8 1 2 3 4 5 8
  • İçeri bir baktım, karım serdal’la sikişiyor!

    Tarafından AÇIK 04 Nisan 2015 - 0 Yorumlar

    İçeri bir baktım, karım serdal’la sikişiyor!. Tatilde eşimle Antalya, Side’ye gitmek için yola çıktık. Bayram arifesiydi. Bayram süresince kalacaktık. Özgürlük arıyorduk, değişik yer ve ortamlarda bulunmak bize zevk veriyordu. Çünkü dilediğimiz gibi davranıyorduk. Eşim harika bir kadın, fiziğide öyle. Aramızda hiç bir konuda kısıtlama yok. Arabamızla yola koyulduk, hava çok güzeldi. Antalya’ya yaklaştıkca hava dahada […]

  • Seni kocanın yatağında sikmek istiyorum!

    Tarafından AÇIK 03 Şubat 2015 - 0 Yorumlar

    Seni kocanın yatağında sikmek istiyorum!. 27 yaşında, evli bir bayanım, çocuğum yok. Benden 15 yaş büyük kocamla, ben üniversite sınavlarına hazırlanmak için dersaneye giderken tanıştım. Despot baba evinin baskısından sonra, onun beni el üstünde tutan, sevecen davranışlarına kandım. Bana ve ev halkına aldığı güzel hediyeler, iltifatlar, zenginliği, hem beni hem ailemi ikna etti. Üniversite planlarım çöpe […]

  • Aklım kaynımın yarağındaydı, onu içime alacaktım!

    Tarafından AÇIK 03 Nisan 2015 - 0 Yorumlar

    Aklım kaynımın yarağındaydı, onu içime alacaktım!. Evli, kapalı, bir bayanım. Kocamla sex yaşantımız başlarda fena değildi, yani kocam hastalanıncaya kadar. Şeker hastası olan kocamın artık siki kalkmıyor ve erkeklik görevini yerine getiremiyordu. Durum böyle olunca da kocam amımı yalayarak ve parmaklarıyla benim orgazm olmamı ve boşalmamı sağlıyordu. Kocam üzülmesin diye ona hiç birşey belli etmiyordum, […]

  • Orospu çocuğu çıkar lan yırttın götümü!

    Tarafından AÇIK 01 Nisan 2015 - 0 Yorumlar

    Orospu çocuğu çıkar lan yırttın götümü!. Karımla evlenmeden önce tüm kız arkadaşlarımla anal, ilişkiye girmiş, çoğunu ilk ben milli yapmıştım. Bunları evlenmeden önce karıma anlattığım için, bendeki bu göt sikme arzusunu bilir. Ama karımla hiç anal seks yapmamıştım. Nezaman karımı götten sikmek istesem, sürekli hayır diyordu. Karımı çok sevdiğim için de, evlendikten sonra onu hiç […]

  • Yavaş ol orospu çocuğu!

    Tarafından AÇIK 11 Şubat 2015 - 0 Yorumlar

    Yavaş ol orospu çocuğu!. Bodrum’daki çılgın tatilimizin üzerinden bir ay geçmiş, Haziran sonunda İstanbul’a gitmem gerekmişti. Eskort kızlar da yeni sevgilileriyle Bodrum’dan Yunan adalarına geçtiler. İstanbul’da tek başıma biraz canım sıkılıyordu. Alışveriş yaptım. Ortaköy’e indim. Deniz havası, Türk kahvesi ile kendimi avutuyordum. Telefonum çaldı. “Kızım İstanbul’lara geliyorsun, haberimiz yeni oluyor, aşkolsun!