Amım yarak istiyor, ama arkadan yetinmeliyim!

Anal Seks Hikayesi ✔️, Bakire Seks Hikayesi ✔️, Evli Seks Hikayesi ✔️, Fantazi Seks Hikayesi ✔️, Lezbiyen Seks Hikayesi ✔️, Liseli Seks Hikayesi ✔️ 01 Nisan 2015

Amım yarak istiyor, ama arkadan yetinmeliyim!.

18 yaşında, 1.74 boyunda, 56 kilo, sarışın, bir kızım. Ozaman henüz Liseye gidiyordum. Güzel, bir kızım, okuldaki ve mahalledeki erkekler benimle bir gecelik ilişki, geçirmek için can atarlar herhalde. İlk seks deneyimimi geçen sene yaz aylarında yengemle yaşadım. Amcam bir ilaç şirketinde satış temsilcisi olarak çalıştığından, her ay bir hafta kadar şehirdışına gider. Ben de yengeme arkadaşlık etmek için onlarda kalırım.

Yine böyle bir sıcak yaz gecesinde üstümde sadece kısa ince bir gecelikle yatmıştım, geceleğimin altında sadece külodum vardı. Sıcaktan uyku tutmuyordu. Saat herhalde gecenin 02:00’si falandı, oturma odasından inleme seslerinin geldiğini duydum. Evde yengemle benden başkası olmadığını biliyordum. Belki de yengem hastalanmıştır diye kalktım ve oturma odasına yöneldim. “Yenge neyin var, hastamısın?” diyerek oturma odasına girdiğimde, yengem TV’nin karşısında çırılçıplak oturmuş, bir eli memelerinin ucunda, bir eli amında, kendini okşuyordu. Yengem beni görünce birden toparlandı ve gülmeye başladı, “Yok ayol, azdım işte!” dedi.

Benim şaşkın şaşkın dikildiğimi görünce, “Kız gel bak TV’de ne var!” diye yanına çağırdı. Merak etmiştim, yanına gittim baktım, yengem uydudan bir porno kanalı bulmuş onu seyrediyordu. Filmde adamın biri kadını domaltmış, arkadan yarrağını amına götüne sokup çıkarıyordu. Tam, “Ayıp yenge yaaa!” deyip kaçıyordum ki, yengem kolumdan yakaladı, “Ne ayıbı kız, gel bak ta sikişmesini öğren, nasıl olsa birgün bu yarrağı yiyeceksin!” dedi ve kolumdan çekip yanına oturttu. Aslında ben de çok merak ediyordum, daha önce hiç öyle filmler izlememiştim. Oturdum sessizce ve merakla filme bakıyordum. Yengem, “Kız hiç sesin çıkmıyor, yoksa yedirdiler mi yarrağı sana da?” diye sordu. “Yok yaaa! Yenge ayıp değil mi, ben daha kızım!” dedim. “Hadi hadi bırak saf ayaklarını, peşinde dolaşan oğlanları görmüyormuyum sanıyorsun? Siktirmediysen de elletmişsindir, yada yalatmışsındır!” dedi.

Yengemin böyle konuşmasına şok olmuştum, üstelik yengem bu arada da elini geceliğimin altına sokmuş bacaklarımı okşuyordu. Amımın ıslandığını hissediyordum. Ben nutkum tutulmuş halde filmdekilerin sikişmelerini seyrederken, yengem boynuma öpücükler konduruyordu. Biryandan çok utanıyordum, ama bir taraftanda, nasıl olsa o da kadın diye yengeme engel olmuyordum. Yengem elini bacak aramdan yukarı kaydırıp, amıma gelince, bacaklarımı kapattım ve “Yapma yenge yaa!” diye inledim. Yengemse kulak mememi öpüp, “Birşey yapmıyorum kız, kendini rahat bırak, bak göreceksin çok hoşuna gidecek!” diye fısıldadı kulağıma. Bacaklarımı tekrar araladım ve yengem külodumun üzerinden amımı okşamaya başladı. Diğer eliylede geceliğimin askılarını indirdi. Şimdi memelerim de açıktaydı ve ben kanapede kaykılmıştım…

Yengem amcığımı okşarken, aynı zamanda da memelerimin ucunu emiyordu. İçim bir tuhaf olmuş, inlemeye başlamıştım. Yengem şimdi külodumun arasından parmaklarını sokmuş, amımın dudaklarını okşuyor, klitorisimi sıkıyordu. Diğer eliylede memenin ucunu okşuyor, sıkıyordu. Kulağıma, “Şimdi ben sana en güzel zevki tattıracağım, sonra da sen beni yalayıp tatmin edeceksin! Tamam mı?” diye fısıldadı. Konuşacak halim kalmamıştı, ‘Tamam!’ anlamında başımı salladım. Yengem elimden tutup beni ayağa kaldırdı. Geceliğim ayaklarımın dibine düşmüştü. Yavaşça külodumu indirdi ve ayaklarımdan çıkardı. Sonra beni tekrar oturttu ve kendisi önümde diz çöktü. Ayak parmaklarımdan başlayarak yukarıya doğru bacaklarımı öpüp yalamaya başladı…

Dilini amımda hissettiğimde zevkten memelerimi okşuyordum ve nerdeyse ağlıyordum. Yengem ayaklarımı omzuna almış, başı bacaklarımın arasında, amıma dilini sokmaya çalışıyor, ellleriyle de kalçalarımı ikiye ayırıp, götümün deliğini okşuyordu. Diliyle parmağı organize çalışıyor, dili amıma girdikçe, parmağının ucunu da götüme sokuyordu. Fazla dayanamadım ve birden boşaldım. Nefes nefese kalmıştım. Yengem kalktı, üzerime eğilip dudaklarıma yapıştı. Yüzü amımın suyundan sırılsıklamdı. Dudaklarından am suyumun tadını alıyordum, çok değişik bir tadı vardı. Yengem dudaklarımı öpüyor, emiyor, dilini ağzımda dolaştırıyordu…

Sonra, “Hadi bakalım küçük orospu, sıra sende!” dedi ve kanapeye uzandı, beni de üstünde ters olarak domalttı, “Şimdi amımı yala, okşa ve parmakla küçük orospu!” dedi. Yengemin amını yalamaya başladım. Parmaklarımla da amının dudaklarını okşuyordum. Yengem altımda kıvranmaya başlamıştı. O da benim amımı öpüp, yalıyor, okşuyor, götümü parmaklıyordu. Amım yarrak istiyordu, ama götümün sikmesiyle yetinmek zorundaydım. Okadar çok hoşuma gidiyordu ki, elimde olmadan, “Ohhh çok güzel! Sik götümü yenge!” diye inlemeye başladım. Ama popoma inen hızlı bir tokatla irkildim. Yengem, “Orospu bırak konuşmayı da sok şu elini amıma!” diye bağırıp, parmaklarını iyice tükürüklemiş, götüme iki parmağını sokmaya çalışıyordu.

Ben de elimi büzüp yengemin amına sokmaya çalışıyordum. Amcam iyice büyütmüştü yengemin amını. Yengem birden iki parmağını sonuna kadar götüme sokunca canım yanmıştı, bir çığlık atıp ben de elimi bileğime kadar yengemin amına soktum. Yengemden de, “Oohhhh!” sesi çıktı. Şimdi yengem iki parmağını götüme sokup çıkarıyor, bende elimi onun amına sokup çıkarıyor, amının dudaklarını yalayıp, ısırıyordum. Yengemin amı artık iyice sulanmış akıyordu, ben de akanları yalıyordum. Birden yengem kasıldı ve elim amının içinde kaldı. Bir iki dakika sonra tekrar gevşedi ve elimi çıkartım. Elim sırılsıklamdı. Yengem beni kendine döndürdü ve amından çıkan elimi yalamaya başladı. Ben de yengemin göğüslerini yalamaya başladım. Götüm sızlıyordu, zevkten farkına varmamıştım, ama yengemin parmakları götümün deliğini birazcık kanatmıştı. O gece yengemle aynı yatakta çırılçıplak yattık ve sevişerek uyuduk.

Amcam yokken yengemle sevişmelerimiz sürdü. Ve bir gün yengem bana bir itirafta bulundu, “Amcan bile seni sikmeyi bir kenara bırak, amını yalamak için can atıyor!” dedi 🙂

Melek..

1195 gösterim, 0 gün

Kadına susamış bir adam heryerimi yalıyordu !

Anal Seks Hikayesi ✔️, Bayan Seks Hikayesi ✔️, Evli Seks Hikayesi ✔️, Grup Seks Hikayesi ✔️, Swinger Seks Hikayesi ✔️, Tecavüz Seks Hikayesi ✔️ 01 Nisan 2015

Kadına susamış bir adam heryerimi yalıyordu !.

27 yaşında, 1.70 boyunda, kumral, 4 yıllık evli, bir bayanım. Kocamla sevişirken hep fantaziler kurarız. Biri bizi gözetlese, sevişirken yalansak, basılsak, grup seks, yapsak. Hatta escort ilanları, okuyup incelerken aramızda olmaları gibi. Ama bunları sadece sevişirken konuşuyoruz. Çok tahrik edici oluyor. Kocamın aleti fazla büyük olmadığı için ilgimi çekeceğini düşünüyordu.

Bende hayır hiç öyle değil diyordum ama yaşadığım bir olay bu düşüncemi değiştirdi. Kocam pazara alışverişe gitmişti. Bende evde temizlik yapıyordum. Baktımki Musluk bozuk. Kocama haber verdim. Arkadaşını aramamı söyledi. Ben daha gelemem dedi. Arkadaşıydı ama pek samimi değillerdi. Tamırciyi aradım, çok kısa zamanda geldi. Musluğu yaparken Yeni kahvaltı yaptım taze çay var içermisin diye sordum. Normal misafirpervelik gereği sormuştum. Adam olur dedi. Ben çayı yanına getirdim ama o işi bırakmıştı. Hem kahvaltı yapıyor hem övgüler yağdırıyordu. Kocam güzel karısı olduğu için çok şanslıymış falan. Çenesi çok düşük ama hoş konuşuyordu.

Ben çamaşırları makineye hazırlarken musluğu tamir etmek için banyoya geldi. Çok çamaşır değiştiriyorsunuz herhalde deyip beni süzüyordu. Utandım ama çok etkilendim. Birden belime sarılıp eşarbımı kafamdan atıp boynuma yapıştı. Tecrübeliydi. Boynumu ısıra ısıra yalıyordu. Kendimi çekmek istiyordum ama bırakmıyordu. Tam bağırıp kızacakken beni çevirip dudaklarıma yapıştı ve kendisine yapıştırdı. Etkilenmeye başlamıştım ama utanıyor ve kocamdan korkuyordum.

Adam memelerimi sıkıp bacakları okşuyor, dudaklarımı ısırıyordu. Artık tecavüz kaçınılmazdı, bende teslim oldum. İşi bırakmıştık. Beni kucağında dudaklarımı bırakmadan oturma odasına götürdü ve çekyata yatırdı.Üzerimi yırtarcasına çıkartıyordu. Sütyenimin kopçasını koparıp ısırmaya başlamıştı. Öğle inliyorduki bende inlemeye başladım.Kadına susamış bir adam heryerimi yalıyordu. Kilodumu çıkarttı, Islak amımı okşarken biryandan da telefon ediyordu. İşçisine adresi söyleyip tamire gelmesini istedi ve başladı amımı götümü yalamaya. Elimi tutup pantolundan penisini tutturdu, çok kalın olduğu belliydi.

Etkilendim ama bir okadar da korktum.Kapı çalmıştı ben bakarım dedi ve işçisini içeri alıp banyoya götürdü ve Geri geldi. işçim deyip soyunmaya başladı. Çok kalın bir siki vardı.İki elimle kavradığım halde gene kafası dışarıdaydı. Ağzıma verdi Alamıyordum. Sadece dışını yaladım.Oysa kocamınkini taşaklarına kadar ağzıma alıyordum. Birazdaha önümü ve arkamı yalayıp beni domalttı. Sikini dayadığında çok etkilendim ama bir okadarda korkuyordum.

Bastırıyor ama içime girmiyordu. Canımda yanmıştı. Acıyor yavaş diye bağırdım ama nafile ! Beni sırt üstü yatırıp amıma dilini ve parmağını sokup sokup bayağı yaladı. Bitmiştim. Öleceğimi bilsem onu içime almak istiyordum ve hadi dedim.Kafasını tükürüpleyip yavaşça bastırdı.Çok acıyordu ama geri gitmeme izin vermedi.Kafasını almıştım.Biraz bekledi ve yarıladı. Canım çok yanıyordu ama o dahada dipledi ve ileri geri yapmaya başladı.

Birden acıyla taşaklarını hissettim. Köklemişti.İçim dolmuştu.Mütiş zevk alıyordumki çırak geldi ve usta tamirat bitti dedi. Adam içimden çıkmadan tamam deyip göz işareti ile beni gösterdi. Korktum ama çırak ağzıma dayamıştı. Onunki o kadar kalın değildi ama uzundu. Deliler gibi yalıyordum. Müthiş zevkliydi. Korku, acı, zevk karmakarışık olmuştu. Adam beni kaldırıp alta geçti ve beni üzerine çekti.

Zıplıyordım.Dudaklarıma yapıştı. Çıraksa götümü yalıyordu. Çok zevk alıyordum. Kocam beni arada bir götümden siktiği için tadını biliyorum. Dayadı ama içine girmedi. Yalamaya devam etti. Ben defalarca boşalmıştım. Adamınki içimi sızlatarak boşalmaya başladı ve içimden çıktı.

Çırak arkama dayayarak birden soktu. Mütiş zevk alıyordum. Dipleyince biraz acıdı. Adam alttan hala dudaklarımı ısırıyorduki kocam içeri girmiş şaşkınlıkla bize bakıp birşey söylemeye çalışıyordu. Nasıl oldu bilmem ama birden kocamı çekip fermuarı indirip sikini ağzıma aldım. Çırak hala gidip geliyordu. Çırağı alta yatırıp üstüne oturdum ve sırt üstü yattım.

Adam da amıma dayadı. Anca kafasını sokabilmişti. Arkamdada çırak olduğu için hepsini alamıyordum. İstiyordum ama alamıyordum.Kocam olayın rehavetine dayanamıp bağıra bağıra ağzıma boşaldı. Bunu hep istiyordu ama ben yapmıyordum. Zevten yarısından fazlasını yuttum. Çırak arkama boşalmaya başladı. Hızımı alamamıştım, sonra döndüm adamın üzerine yattım ve dibine kadar aldım. Kocamda arkama girdi. Çırakta tekrar sertleşen sikini ağzıma verdi.

Her deliğim doldu. Müthiş zevkliydi. Önce kocam sonra adam boşaldı. Benimkileri sayamadım. Sonra hiç konuşmadan kalktı ve gittiler.

Bizdede bir sessizliktir gidiyor. Hala konuyu açamadık ve ilk hareketi diğerinin yapmasını bekliyoruz.

Alev..

1232 gösterim, 0 gün

Birimizin diğerini çatır çatır sikişini izlerdik

Bayan Seks Hikayesi ✔️, Escort Seks Hikayesi ✔️, Evli Seks Hikayesi ✔️, Fantazi Seks Hikayesi ✔️, Grup Seks Hikayesi ✔️, Lezbiyen Seks Hikayesi ✔️ 01 Nisan 2015

Birimizin diğerini çatır çatır sikişini izlerdik.

Merhaba, ben Selma. Dolgun vücutlu, iri memeli, iri götlü ve sekse oldukça düşkün azgın bir bayanım. Yani anlayacağınız orospu ruhlu bir ev hanımıyım. Şu anda evliyim. Kocam gayet azgın bir sikici. Onunla mutlu bir evliliğimiz var. Eşimden gizliescort, olarak takıldığım zamanlarda bir nedenden dolayı 9 sene cezaevinde hapis kaldım. Anlayışla karşılarsınızki yattığım cezaevinin yerini ve adını vermek istemiyorum!

Açıkçası cezaevine girince, bunca yıl seks olmadan, yarraksız ve erkeksiz nasıl dayanırım diye kara kara düşünmüştüm. Ama sonra gördüm ki, bizim kadınlar koğuşunda, seksin ve sikiş’in sınırı yok. Cezaevinde, köydeki hayatımdan çok daha renkli bir seks hayatım oldu. Cezaevine girmeden önce köyde beni sadece ilk kocam olacak herif sikerdi. Onun da yarrağı beni doyuracak kadar büyük değildi.  Daha sonra eskort bayan olarak birçok çeşit yarrak yedim Ama içeri girince erkek gardiyanlarımıza daha rahatça siktiriyordum.

Tabi her mahkum kadın kız böyle değildi. Ben, idareyle arası iyi olanlardan, koğuşta herkesle iyi geçinenlerden ve kendini sevdiren kadınlardandım. Kaldığım cezaevinde erkek gardiyan sayısı çok olduğu için, kendimizi siktirmek için yarraklardan yarrak beğeniyorduk. Ayrıca koğuştaki kadınlarla da rahatça sevişiyorduk. Üstelik ben dahil, her kadının bir şişesi vardı. Banyo günlerinde herkes şişesini, salatalığını yanına alırdı. Banyoda birbirimizi yıkar, birbirimizin amlarını traş eder, birbirimize şişe, salatalık sokardık. Bazı kadınlar kızlar, ceza olarak, erkek gardiyanlarla sikiştirilmezdi. Onlar da yarraksızlıktan kendilerine şişe sokardı. Genelde cam kola şişesi kullanırdık.

Bir keresinde yanımdaki ranzada yatan acemi bir kız, azgınlıktan gece yatakta götüne salatalık sokmuş. Salatalık biraz ufak olunca da, kızın götüne girip bir daha çıkmamış. Kızcağız da korkmuş, gece beni uyandırıp, “Abla sana birşey söyleyeceğim…” deyip durumu anlatmış, ben de gülmekten karnıma ağrılar girmişti. Sonradan da kızı tuvalete götürüp, ıkına ıkına götündeki salatalığı çıkartmasına yardımcı olmuş, ardından da kıza nasihat etmiştim, “Kızım bak, yarın kendine bir kola al, afiyetle iç, şişesini de sakla. Burda kaldığın müddetçe o şişe senin en sadık erkeğin, sikicin, kocan olacak! Tamam mı?” diye. Kızcağız da, “Hı hı, tamam abla!” diyerek ertesi gün dediklerimi yapmıştı.

Hapishanede gayet renkli bir seks hayatımız vardı. Koğuştaki arkadaşlarla değişik seks oyunları oynardık. Mesela, bir keresinde aramızda para toplayıp dışardan kendimize belden bağlamalı vibratör getirttmiştik. Kendi aramızda toplanır, Evlilik oyunu oynar, karı koca eşleşirdik, “Halime kız, sen Selma’nın kocası ol. Fatma sen Meltem’in kocası ol…” vs vs. Sonra kendimizi süsler, mahsustan nikahlar kıyılır, ardından gerdek gecesine gelirdi sıra. Ranzanın birini gerdek için ayırır, biz de karşısına geçer, birimizin diğerini çatır çatır sikişini izlerdik.

Bu seks alemlerimiz esnasında sınırmız tabumuz olmazdı. Bazen ben siken erkek olur, bazen sikilen avrak olurdum. Herkesin kendince fantazisi olurdu. Yıllardır erkeksiz kalmış bazı kadınlar içlerindeki duyguları rahatça dışa vururlardı, “Ohh Selma, hadi iyi sik şu kızı!” derdi biri, öbürü de, “Sikeceğim, amını götünü bir edeceğim bu kızın!” derdi.

Hiç unutmam, bize göre mazbut, sessiz, sakin, namuslu gözüken, kapalı giyinen bir Aylin ablamız vardı. Bir keresinde onu zor bela bu seks alemimize katılmaya ikna etmiştik ve aramızda birini seçip onun kocası yapmıştık. Aylin abla önce çekinerek sevişmeye başlayıp, az sonra çatır çatır sikilirken kendinden geçip, “Ohhhh! Hadi aslanım, sik yengeni götünden!” demez mi! Hepimiz şaşırıp gülmüştük. Sonradan öğrendik ki, bu mazbut Aylin ablamız kendi genç yaşında dul kalıp, kayını ergenliğe girince azgınlıktan birkaç defa ona vermiş. Kayını da ne yapsın, hazır sikilecek am göt var, Aylin ablamızı defalarca sikmiş. O günden sonra koğuştaki kızlar Aylin ablaya, “Aylin abla söyle bakalım, kocanınki mi büyüktü, kaynınınki mi?” diye takılıp durdular.

Koğuşumuzun ablası, lideri, ellisine yaklaşmış, heryerinde bir dövme olan, büyük memeli, koca götlü, yıllarca genelevde çalışmış Derya adında bir kadındı. Bu Derya ablanın dışarda orosbu olarak çalıştırdığı kızlar vardı. Koğuştan gardiyanlara siktirilecek kadınları da o seçerdi. Sağolsun beni çok severdi, ne zaman canım canlı yarrak istese bana bir erkek gardiyan bulur, siktirirdi. Koğuşta herşey ondan sorulurdu. Herkesin bir görev dağılımı vardı. Disiplinsiz olana ve kafa tutana, cezasını Derya abla verirdi. Genelde hapishane düzenini bilmeyen, yeni gelme kızlar kadınlar ceza alırdı. Derya ablanın verdiği cezalar hep cinsel içerikli, seksle iligili olurdu. Ne yalan söyleyim, ben de bu cezaların uygulaması esnasında hazır bulunur, kendimce Derya ablaya katkıda bulunur, zevk alırdım.

Yine bir keresinde kadının biri, “Ben temizlik falan yapmam!” deyince, 8-10 kişi kadına çullanıp, biraz dövmüş, tokatlamış, sonra kadını tuvalete götürüp götüne şişe sokmuştuk. Kadıncağız bir hafta kadar götünün üzerine rahat oturamamıştı. Birinde de yeni yetme bir kız Derya ablaya kafa tutmuş, ona sövünce, oturup aramızda plan yapmıştık, bu salak orosbuya ne ceza verelim diye. Yılların kart orosbusu Derya abla, “En azgınlarından 4-5 tane erkek gardiyan ayarlayayım da, bu şıllığa bir tecavüz etsinler!” diye karar vermiş, biz de ertesi günü iple çekmiştik…

Ertesi gün, “Ziyaretçin geldi!” deyip, kaltak kızı kandırıp odaya götürmüş, erkek gardiyanların eline bırakmıştık. Offf, ne sikmişlerdi kızı ama! Kızcağız önceleri biraz bağırıp çağırıp dirense de, kızı tokatlayarak birazcık döverek susturup, sonra heryerini avuclayıp mıncıklayıp okşamaya başladılar. Sonra bize, “Hadi siz de bakmayın, soyun şu orosbuyu!” dediler. Ben dahil birkaç kadın, kızın üzerindekilerini hoyratça çıkardık. Yaramaz kızımızın ağlaması da biraz dinmişti. Derken gardiyanlar soyunup, her biri birbirinden büyük yarraklarını okşayarak kızı masaya dayadılar. Biri saçlarından tutup yarrağını kızın ağzına verdi. Kızın ağlamaklı bir halde yarrağı yalamaktan çekindiğini görünce, sertçe kıza bir iki tokat atıp emirler verdi, “Emsene kız orosbu! Aç ağzını! Yalaa!” diye. Kız çaresiz her söylenileni yapmaya başlamıştı.

Gardiyanlardan biri yüzünü kızın götüne dayamış, göt deliğini yalıyor, diğeri memelerini avuçlamış sıkıyor, diğeri yarrağını kızın ağzına vermiş yalatıyor, diğeri de ayakta yarrağını sıvazlarken kıza sövüyordu, “Orospu! Daha dün geldin, bugün götün kalktı! Derya ablana karşı gelmek neymiş gör! Sikin şu orosbuyu! Sikin! Amını götünü bir edin!” diye.

Az sonra ayakta 31 çeken gardiyan, “Çekilin! Tutun bakayım şunun başından. İlk ben geçireyim şu kaltağın amına!” diyerek kızın arkasına geçti. Bu esnada kız biraz diretince gardiyanlar dahada sinirlendi, ikisi kızın bacaklarından sıkı sıkı tutup, diğeri kızın başından tuttu. Kızcağızın kıpırdamaya imkanı kalmamıştı. İlk sikecek olan gardiyanın yarrağı gayet kalın iri birşeydi. Sanırım en az 17-18 cm vardı. Biz, adam kızı ilk amından sikecek diye beklerken, gardiyan, “Orospu! Seni amdan sikecektim, ama kızdırdın beni, götten sokacağım sana! Sıkı tutun şunu!” deyince, orda olan hepimiz dahada azdık, gaz vermeye başladık, “Sik! Sik şu orospuyu götünden! Acıma!” diye…

Azgın bir boğa gibi iyice kuduran adam, yarrağını kızın göt deliğine dayadı ve zorladı, fakat girmiyordu. Eline biraz tükrük alıp kızın götüne sürüp bir daha yüklendi. Kızcağızın haykırışı halen kulağımda, “Ayyyy! Iııhhh!” diye. Gardiyanın koca yarrağı kızımızın götüne girmişti. Diğer gardiyanlar da boş durmuyor, kızın heryerini, memelerini, yanaklarını, bacaklarını öpüp okşuyor, avucluyor, somuruyorlardı. Kızın götünde yarrağı olan gardiyan bir müddet kızın götünü eze eze sikti. Ardından diğerleri, “Biraz da biz sikelim!” deyince kızın götünden yarrağını çıkardı. Bu esnada kız zort zort osurmaya başlayınca, sıradaki gardiyan, “Offff yavrum, dur o götünün tıpasını takayım da osurma!” deyip, kızın götüne direk geçirdi. Kız götünden sikildikçe inim inim inliyordu, “Ayyy! Ahhhh! Ihhhh!” diye.

Bu arada diğer gardiyan kızın yüzünü masada yan çevirmiş, kendisi ayakta, kızın ağzını yüzünü sikmeye başlamıştı. Bazen yarrağının tamamını kızın ağzına sokup boğazına zorluyor, kız kusacak gibi oluyordu. Kızcağız bir yandan ağzında gidip gelen yarrak nedeniyle nefes almaya çalışıyor, diğer yandan götünde pompalanan yarrağın verdiği zevkle inliyordu…

O gün gardiyanlar kızı defalarca amından, götünden ve ağzından siktiler. “Amına boşaltırsak hamile falan kalır, başımıza dert olur!” diyerek, her biri ayrı ayrı kızın götünü sikerek, götünün içine boşaldılar. Daha sonra, o ana kadar hiç birşey olmuyormuş gibi sigarasını içen Derya abla, cebinden birkaç selpak çıkarıp uzattı, “Verin şunu orosbuya, götünü temizlesin!” dedi. Bu arada bütün bu olanları izleyen kadınlar olarak amlarımız ıslanmış, ilk fırsatta bu gardiyanlara kendimizi nasıl siktiririz diye düşünmüştük. Nitekim sonradan siktirmiştik kendimizi.

Daha sonraları o kız koğuşun en akıllı uslu kızı olmuş, Derya ablanın elini öpmüş, aramıza katılmış, orosbulukta da hepimizle yarışır hale gelmişti.

Arkadaşlar, beni çok etkileyen ve aklıma geldikçe amımın sulandığı bir anımı daha anlatayım. Birgün koğuşumuza 18’ine yeni girmiş, ama hamile, körpe bir köylü kızı gelmişti. Ama kız her haliyle yaşından küçük gösteriyordu. Kızın bizi umursamaz tavırları ise canımızı sıkmştı. Koğuştaki kadınlar bu tip kızlara nasıl davranacaklarını iyi biliyorlardı, birisi, “Kız, adın ne kız senin?” dedi. Kız da, “Güllü!” dedi. Kızın karnındaki şişkinliği fark eden diğer bir kadın, “Ne o kız? Bu yaşta sikilip hamile mi kaldın?” diye sorunca, kız utangaç bir şekilde, “Evet…” dedi. “Kaç aylık kız bu?” diye sordu koğuş arkadaşımız. “6 aylık abla…” dedi.

Bir iki gün sonra hamile kızın neden buraya geldiğini öğrenmiştik. Bizim köylü körpe Güllü’yü, henüz 15 yaşındayken görücü usulü evlendirmişler. Sonra bizim küçük orosbu kocası askerdeyken komşusuna siktirmeye başlayıp, ondan hamile kalmış. Komşunun karısı da durumu öğrenince bunun evini basmış. Güllü de kadını silahla korkutayım derken, silahla kadını vurmuş.

Koğuşumuza ilk kez böyle genç bir hamile kızın gelmesi çoğumuzun ağzını sulandırmıştı. Yalnız bu saf köylü kızı da ilk zamanlar bizlere kafa tutup, (Ben şunu yapmam, bunu yapmam…) demeye başlamaz mı. Güllü’yü Derya ablaya şikayet etmek zorunda kaldık. Derya abla kızgınlıktan köpürdü, “Hele banyo günü gelsin, bu küçük köy orosbusuna yapacağımı bilirim ben!” deyip, banyo günü kızın yanına getirilmesini istedi.

Banyo günü gelince, ranza arkadaşım Fatma’yla beraber Güllü’yü de aramıza alarak banyoya girdik. Güllü, banyoda diğer kadınların da beraber yıkandığını görünce, utanması azaldı ve soyunmaya başladı. Fatma’yla ben Güllü’ye bakarak amımızı okşamaya başlamıştık bile. Köylü kızı Güllü, beyaz teni, yuvarlak toplu götü, hafif kıllı amı, şişkin karnının üzerinde dik dik duran iri birer limon kadar memeleriyle tam bir körpe kızdı. Az sonra Derya ablanın Güllü’ye yapacaklarını tahmin ettikçe daha da azdık ve önce kendi zevkimiz için Fatma ile ben öpüşüp, birbirimizin amlarını götlerini avuçlayıp, memelerini okşamaya başladık. Köylü kızı Güllü bizi izledikçe amını parmaklamaya başladı. O da az orosbu değildi.

Ben ranza arkadaşım Fatma’nın meme başlarını somuruyor emiyordum ki, Fatma bana, “Dön arkanı kız, götünü yalayyayım!” deyince arkamı dönüp, götümü Fatma’nın yüzüne dayadım. Fatma elleriyle göt yanaklarımı ayırıp, göt deliğimi yalıyor, dilini götümün içine sokmaya çalışıyordu. İnlemelerimiz ve konuşmalarımızla bizi izleyip amını okşayan Güllü’yü de azdırıyorduk. Ben Fatma’ya, “Ohhhhh! Yala erkeğim, yala kocacığım, amımı götümü yala!” diyordum. Fatma da, “Ohhhh, mmmmhh, yalıyorum kıız, yalıyorum orosbu!” diyordu.

Köylü kızı hamile Güllü’nün de iyice kıvama geldiğini görünce, “Sende orda kendini okşayıp durma, gel memelerimi emsene kız!” dedim ve onu da sevişmemize kattık. Fatma arkadan amımı götümü yalarken, Güllü’de memebaşlarımı emiyor, ben de Güllü’nün küçük memelerini avuçlamış okşuyordum…

Bir müddet böyle seviştik. Az sonra Güllü, “Abla nolur beni de yalayın!” deyince, bu sefer ortamıza Güllü’yü aldık, Fatmay’la beraber Hamile Güllü’nün heryerini yalayıp öpüyor okşuyorduk. Körpe köylü kızı Güllü’nün boyu omuzlarımıza anca geliyordu. Özellikle kızın yaşına göre küçük memeleri çok hoşuma gitmişti. Güllü’nün her bir memesini emiyor vakumluyordum. “Ufff kız, bu memeleri büyütememişsin, biz burda büyütürüz dimi ablası?” dediğimde, ranza arkadaşım Fatma, “Ohhh, mmmh, evet, biz bunun memelerini de, götünü de büyütürüz, iki seneye kalmaz at gibi bir avrad olur!” dedi. Güllü ise amı götü memeleri heryeri yalandıkça zevke geliyor, ince ince inliyordu…

Biz böyle zevkimize dalıp sevişirken, bizim koğuştan bir ablamız yanımıza gelip, “Hadi kız orosbular Derya abla bekliyor sizi!” deyince kendimize geldik. Köylü kızı saf Güllü, “Ne oldu abla?” diye safça sorunca, “Gel kız, biraz da Derya ablan sevsin seni!” dedik. Güllü tedirgin olmuştu, ama nafile. Güllü’nün elinden tutarak Derya ablanın yıkandığı geniş bölüme götürdük. Derya abla her biri büyük karpuz gibi kocaman götü, büyük memeleri, hafif sarkmış göbeğiyle ayakta bizi bekliyordu. İçeri girince Güllü korkuyla karışık tedirgindi.

Derya abla Güllü’nün yanına gelerek, “Demek herşeye itiraz eden mızıkçı orosbu bu?” diyerek konuşmaya başladı ve sonra da Güllü’ye, “Kaç yaşındasın sen kız orosbu?” diye sordu. Güllü, “18’e yeni girdim abla…” dedi. Biz, Derya ablanın seks fantazilerinin ne kadar sınırsız ve acımasız olduğunu bildiğimizden, o an olan herşeyden zevk alıyorduk. Derya abla hamile Güllü’nün heryerini süzüyor, biryandan da kızın götünü okşuyor, memelerini kontrol eder gibi sıkıyordu…

Derken Derya abla aklındakileri yapmaya başladı. Güllüye, “Eğil bakayım kız!” dedikten sonra, bana, “Selma, gel tut bakayım şu kızı!” dedi. Güllü eğilmiş, ben de omuzlarından tutuyordum. Derya abla, “Kız Fatma, gel bak bakalım şu kızın götüne, 18 yaş götümü?” dedi. Derya ablanın ne yapmak istediğini anlayan Fatma muzipçe gülerek eğildi, hamile Güllü’nün göt yanaklarını ayırıp, kızın göt deliğini inceledi ve “Yok abla, bu kızın götü 18 yaş götü değil, baksana deliği daracık!” dedi.

Derya abla, “Mmmm… Selma kız, sen de bir parmak kontrolü yap bakalım!” dedi. Bunun üzerine ben de orta parmağımı ağzıma götürüp tükrükleyip Güllü’nün göt deliğine soktum. Offf, gerçekten kızın götü daracık ve sıcacıktı. “Mmmmhh, abla bence de bu kızın götü en fazla 16’sında, yoksa bu yaşta bu kadar dar sıkı delik olmaz!” dedim. Derya abla, “O zaman bu kızın götünü biraz genişletelim de, çabuk büyüsün şıllık! Verin bakalım şişeyle vazelini!” dedi.

Kadınlardan biri havluya sardığı cam kola şişesi ve vazelini Derya ablaya verdi. Bizim köylü kızı hamile Güllü şişeyi görünce ağlamaklı bir şekilde, bana, “Abla ne yapcaksınız onu?” diye sordu. Ben de Güllü’nün saçlarını okşayarak, “Tatlım merak etme, birşey olmayacak, götünü biraz genişleteceğiz!” dedim. Diğer kadınlar da kendi aralarında zevklenip fısıldaşıyorlardı, “Offf, alabilir mi bu yavru acaba?”, “Bence başı girer, gerisini alamaz!” diye. Derya abla vazelini elindeki şişeye bolca sürüp, biraz da Güllü’nün göt deliğine yedirerek cevapladı, “Alır, alır! Kızlar, bu kız bu hamile haliyle daha neler alır götüne! Hadi domaltın bakayım yerde şu kızı!” dedi.

Biraz çırpınır gibi olunca hepimiz birden üzerine çullanarak, köylü kızı hamile Güllü’yü yerde domalttık. Güllü’nün başında en az 6-7 kadındık. Birkaçı kızın kolarından, diğerleri bacaklarından, ben de başından tutuyordum. Güllü ağlamaya başlamıştı, “Abla nolur önden sokun, oramdan sokmayın, nolurrr!” diye yalvarıyordu. Derya abla kızın zırlamasına sinirlenip, bana, “Selma kız, kapa şu küçük orosbunun ağzını!” deyince, ellerimle Güllü’nün ağzını kapayarak, “Sus kız hamile orosbu! Burda seni kimse duymaz!” dedim.

Az sonra Derya abla elindeki şişeyi Güllü’nün göt deliğine dayadı, fakat girmiyordu. Derya abla biraz daha zorlayınca ve zazelinin etkisiyle şişenin başı hamile kızımızın götüne girmişti. Güllü acı acı inledi, “Ayyyy! Ihhhh! Acıdııı! Acıyooorrr!” diye. Bu arada ben Güllü’nün başını tutarken Fatma da alttan kızın memelerini avuçlayıp sıkıyor, “Ohh, ne sütlüdür şimdi bu memeler kız!” diyordu.

Derya abla azgın kadınlara şişe sokmada tecrübeli olduğundan, “Durun bakalım daha girmedi!” diyerek, şişeyi kalın kısmına kadar sokmak için birdaha kremledi. Benim de amım iyice sulanmış zevke gelmiştim, “Evet abla, öyle sade başı girmekle olmaz, en az yarısı girmeli ki, şişe yedim desin kız!” dedim. Diğer kadınlar da, “Offf, evet!” diyerek onayladılar. Bunun üzerine Derya abla şişeyi iyice Güllü’nün götüne bastırmaya başladı. Hamile kızın inlemeleriyle beraber kola şişesi santim santim kızın götüne giriyordu. Ben de ellerimle Güllü’nün ağzını kapamakta zorlandığımdan, “Rahatça ısır kız!” diyerek ıslak havluyu kızın ağzına vermiştim.

Hamileliğinin de etkisiyle Güllü’nün şişeyi kalın kısmına kadar almakta iyice zorlandığını gören Derya abla, şişeyi kızın götüne bastırarak, “Ikın kız orospu, ıkın!” deyince, Güllü derin bir nefes alıp, “Iğhhhhhhhh!” diye ıkındı. O anda Derya abla iyice yüklendi ve şişe kalın kısmı dahil nerdeyse yarıdan fazlasıyla Güllü’nün götüne girmişti. Kızın o andaki yüz ifadesini anlatamam. Bu esnada körpe hamile kızımız Güllü götündeki sert büyük kalın şeyin etkisiyle çişini tutamayıp işemeye başlamaz mı! Hepimiz gülerek, “Az daha tutamadın mı orosbu!” diye Güllüye takıldık.

Kızcağızın işemesi, Derya ablanın hep yapmak isteyip yapamadığı bir şeyi aklına getirmiş olmalıydı ki, Derya abla, “Durun daha bitmedi!” diyerek Güllü’nün götündeki şişeyi yavaşça çıkardı. ‘Plof!’ diye götünden çıkan şişenin etkisiyle Güllü fosur fosur osurunca, Derya abla bunu bahane ederek, “Vay terbiyesiz orosbu vay, yanımda osurursun haa!” diye çıkıştı. Ardından ayağa kalkıp, bize, “Kızlar yatırın bakayım şu orosbuyu yere!” dedi. Güllü zaten olanların yorgunluğuyla yere boylu boyuna uzandı. Zavallı kızcağız bize, (Abla bana ne yapacaksınız?) der gibi bakıyordu. Doğrusu biz de Derya ablanın ne yapacağını bilmiyorduk…

Derya abla iyice zevke gelmiş, yeni ağda yaptığı kılsız amını okşarken, “Yüzüne oturcağım bu orosbunun, tutun bakayım şunu!” dedi. Meğer bizim Derya abla, o şişman büyük götlü haliyle, bir kızı yere yatırıp yüzüne oturmak, kızın yüzünü, götüyle amıyla ezip, sonra kızın ağzına şarıl şarıl işemek istermiş hep. Derya abla bu fantazisini gerçekleştirebilecek bundan iyi yerin olmadığını biliyordu. Kadınlardan biri kızın bacaklarına oturdu, Fatma’yla ben de kızcağızın ellerini tuttuk. Derya abla o koca götüyle gelip, tuvalete oturur gibi Güllü’nün yüzüne oturdu. Amını kızın ağzına dayayarak, “Yala kız! Yala ablanın amını! Ohhhhh!” diyordu. Güllü, Derya ablanın amını yalayabildiği kadar yalamaya başlamıştı.

Derya abla amı yalandıkça zevkleniyordu, “Ohhhh! Mmmmhh! Aferin kız orosbu, güzel yalıyorsun! Dilini sok! Ohhh! Yala küçük kaltak, yala!” diyordu. Derya abla o iri haliyle adeta bütün ağırlığını vererek kızın yüzüne oturmuştu, kızcağızın yüzü Derya ablanın koca götünden dolayı gözükmüyordu. Derya abla arasıra kızın yüzünden hafifçe kalkıyor, Güllü’nün nefes almasına müsaade ediyor, sonra yeniden kızın yüzüne oturup, “Ohhhhh!” çekiyordu. Dakikalarca böyle devam ettikten sonra Derya abla eğilip Güllü’nün saçlarından tutarak, “Aç bakayım kız ağzını, ağzına işeyeceğim!” diye sertçe emir verdi. Kızcağız, “Abla nolur yapma!” dese de, Derya abla, “Aç kız orosbu, aç ağzını! Yoksa götümle boğarım seni burda!” diyerek kızcağızı sindirdi.

Ben de körpe kızın o halini gördükçe inanılmaz zevk alıyordum. Derya ablayı iyice kudurtacak laf da Fatma’dan geldi, “Offff, hadi abla, içir Bira’nı şu kıza! Ha bir şişe bira içmiş, ha senin sidiğini içmiş!” dedi. Bunu duyan Derya abla, “Ohhhhhh! Evet, aç ağzını kız, hadiii aç!” diyerek Güllü’ye söylendi. Derken az sonra kızcağız ağzını açtı. Derya abla birkaç saniye kızın ağzı açık vaziyetteyken bekledi, ardından şarıl şarıl işemeye başladı. Derya abla kızın ağzına işedikçe, ‘Ohhhhhh!’ çekiyordu. Kızcağız Derya ablanın sidiğini yutmamaya çalıştığından ağzından taşırıyor, fakat Derya abla busefer kızın yüzüne işiyordu. Güllü gözlerini kapayıp Derya ablanın işemesinin bitmesini bekledi…

Az sonra işemesini bitiren Derya abla ayağa kalkıp, “İşeyecek olan işesin bu orosbuya!” diyerek kenara oturup, bizi izlemeye başladı. Bunun üzerine kadınlar birbir yerde yatan kızın üzerine gelip işemeye başladılar. Ne yalan söyleyim, ben de kızın yüzüne değil, ama memelerinin üzerine işedim. Yalnız ranza arkadaşım Fatma’nın kızın yüzüne oturup işerken, ‘Zort!’ diye osurup, “Ayy, kusura bakma kaçırdım!” deyişini de unutmuyorum.

Bu fasıl da bittikten sonra, hep beraber Güllü’yü temizleyip sabunlayıp yıkadık. Kızı yıkarken, “Kızım burası hapishane, burda herşey olur. Akıllı ve saygılı olursan bizim gibi rahat edersin!” diye ona moral verdik.

Nitekim Güllü de ilerde bize alışıp, akıllı uslu bir kız oldu. Güllü’ye doğum yapmasında ve sonrasında hep Derya abla yardım etti. Güllü’nün bir kızı oldu. Derya abla Güllü ve kızına sahip çıktı. Sonradan duyduğuma göre Güllü iyi halden dolayı erken çıkmış. Kan davasından korktuğu için ismini değiştirmiş.

Şimdilerde istanbul’da orospuluk yapıp, kızına bakıyormuş.

Hoşçakalın!

Selma..

1278 gösterim, 1 gün

Parlak türbanı tenime değdikçe dahada azıyordum

Anal Seks Hikayesi ✔️, Bakire Seks Hikayesi ✔️, Erkek Seks Hikayesi ✔️, Evli Seks Hikayesi ✔️, Fantazi Seks Hikayesi ✔️, Kapalı Seks Hikayesi ✔️ 01 Nisan 2015

Parlak türbanı tenime değdikçe dahada azıyordum.

Merhaba, 42 yaşındayım ve evliyim. 25 yıldır fotoğrafçılıkla uğraşıyorum. Kendime ait bir stüdyom var. Giyim firmaları için katalog çekimleri yapıyorum. Elbise, mayo vs. çekimleri için gelen modeller’le ilişkilerim oldu. Genelde üniversite öğrencileri yada eskort kızlar, yani yüzü ve fiziği güzel bayanlar. Karımda bulamadığım cinsel tatmini onlarda buluyorum. İyi kazandığım için maddi problemim yok diyebilirim.

Ceplerine parayı koyunca onları istediğim gibi sikiyordum. Bir kısmıda bakire idi, o yüzden onları sadece götten sikerdim. Bazıları da artık işi orospuluğa vurmuştu. Ben daha bir şey söylemeden amlarını sergilerlerdi. Modellerin soyunma odasına gizli kamera koymuş, onlar soyunurken izler, görüntülerine bakarak da 31 çekerdim. Sikemediklerim için de kendimi böyle avutuyordum.

Bir gün model ajansı’ndan aradılar. Kıyafet çekimi olacağını söylediler. Firma, çekimi yapılacak elbiseleri getirecek, ajans da fotomodel gönderecekti. Bir saate kalmadan firmadan geldiler ve elbiseleri bırakıp gittiler. Bu sefer çekim için gelecek modeli beklemeye başladım. Kısa bir süre sonra orta yaşlı, kapalı bir kadınla genç bir kız geldi. “Buyurun, nasıl yardımcı olabilirim?” diye sordum. Kadın, “Bizi ajanstan yolladılar, burada çekim yapılacağını söylediler.” dedi. Kız annesiyle beraber gelmişti, 19-20 yaşındaydı. Kız uzun boylu, genç ve güzeldi, ama utangaç ve içine kapanık olduğu da belliydi. Annesi ise 40-42 yaşlarında vardı. Annesinin üzerinde uzun bir etek ve gömlekle, başında renkli bir türbanı vardı. Evet Türbanlı bir bayandı. Güneş gözlüklerini türbanının üzerine çıkarmıştı. Ayağında da topuklu ayakkabı.

“Evet, ben de sizi bekliyordum…” dedim. İşyerinde benden başka kimse yoktu, o nedenle çekim esnasında kimse rahatsız etmesin diye kapıyı içerden kilitledim. Daha sonra kendilerine çekimin aşağıda yapılacağını ve oraya inmemiz gerektiğini söyledim. Annesi ve kızı önümden geçip aşağı inerlerken, annesinin sallanan götü sikimin sertleşmesine sebep oldu. İnce eteğinin altından külot izi belli oluyordu. Daha önce de birkaç kez annesiyle gelen kız olmuştu. Ben çekimle ilgili konuları anlattım. Kız başıyla anladığını belli ederken, annesi köşede oturmuş, etrafa bakıyordu. Ben kıza soyunma odasını gösterdim. O sırada annesi, “Elbiseler açık saçık değil, dimi?” diye sordu. Ben de, “Hayır, bu normal bir elbise çekimi, pantolon, gömlek, elbise falan. İsterseniz siz de içeri girip bakın.” dedim. Kadın, “Yoksa babası keser ikimizi!” dedi ve kızıyla beraber içeri girdi.

Birkaç dakika sonra kız üzerinde elbise ile çıktı. Annesi de beraberinde çıkmış, köşede çekimi izliyordu. Ben kızın resimlerini çekmeye başladım. İçerisi oldukça sıcaktı. Kapalı bir ortamdı ve spotlar da sıcaklığı artırıyordu. Klima birkaç gün önce bozulmuştu ve halen yaptıramamıştım. Annesi sonunda, “Ay burası çok sıcak, ben içerde oturacağım.” diyerek soyunma odasına girdi ve çekim boyunca orada kaldı. Çekimler birkaç saat sürdü. Neyse, akşam üzeri işimiz bitti. Kıza ve annesine teşekkür ettim. Beraber ayrıldılar. Ben de yapılan çekimler üzerinde çalışmaya başladım. Saat geç olmuştu ve ben de yorulmuştum. Soyunma odasındaki kameranın kaydını izlemek istedim. Açıkçası bu kızdan iş çıkmazdı, ama en azından vücudunu görmek istiyordum. Aşağı indim. Bilgisayarı açıp izlemeye başladım. Görüntülerde kız üzerindekileri çıkarıp, kıyafetleri giyiniyor, tabii bu sırada sutyen, külotla kalıyordu. Biçimli ve düzgün bir vücudu vardı. Ama görüntülerde beni asıl şok eden annesi olmuştu. Annesi de kızıyla beraber elbiseleri deniyordu…

Kadın önce eteğini aşağı sıyırıp çıkardı. Ardından gömleğini. Sutyen ve külotla kaldı. Biraz göbeği vardı. Vücudu beyazdı, güneş görmemişti. Türbanı halen başındaydı. Askıdaki elbiselerden birini alıp giyinmeye çalışıyordu. Elbise vücuduna biraz dar geldiği için yapamıyor, kızından yardım istiyordu. Bu sırada kızı devamlı, “Anne, ne yapıyorsun, bırak şunları!” diyor, ama annesi “Ne var kız, bir bakayım şöyle!” diyordu. Birkaç gün önce bir mayo çekimi olmuştu ve çekim için getirilen mayo ve bikiniler odada duruyordu, henüz almaya gelen olmamıştı. Kadın bikinilerden birini aldı. (Ben de ekran başında elim sikimde kadını izliyordum!). Sutyenini açınca koca memeleri löpür löpür sallanmaya başladı. Üzerindeki pamuklu beyaz külotu çıkarınca, amı ve götü ortaya çıktı. Amı biraz kıllıydı. Kadın bikini altını alıp giymeye çalıştı, ama biraz küçük geliyordu, yine de giymeyi başardı. Odada aynanın karşısında sağa sola dönüyordu. Bikini altı kadının götünde tanga gibi kalmış, götünün arasına girmişti…

Kızı, “Anne, ne yapıyorsun böyle? Çıkar şunu!” dediğinde, “Kızım ne var? Baban izin vermiyor böyle şeyler giymeme, bir bakıyorum şöyle, nasıl bir şeymiş bu diye. Ne olacak yani, yemedim ya!” diyordu. Görüntülerin sonunda kadının bikinilerden birini kızına belli etmeden çantasına attığını gördüm. Galiba bikini giymeyi çok sevmişti. Kadın bu şekilde elbiseleri, mayo ve bikinileri denemişti. Ve bunu yaparken bütün vücudunu sergilemişti. Amı, götü, memeleri olduğu gibi ortadaydı. Sikim kazık gibi oldu. Koltukta oturmuş, ekran başına kilitlenmiştim. 31 çekmeye başladım…

Ertesi gün dayanamadım ve ajansı arayıp, çekim için gelen kızla görüşmem gerektiğini söyledim. Kızın numarasını verdiler. Biraz sonra tekrar aradım. Kıza ulaşamadığımı, evinin yada bir yakınının telefonunu istedim. Bana annesinin cebini verebileceklerini söylediler. “Olur!” dedim. Numarayı aldım. Annesinin adının da Hayriye olduğunu öğrendim bu arada. Aradım, kendimi tanıtınca hemen hatırladı. Kendisine kızının resimlerini, TV yapımcısı bir arkadaşımın gördüğünü ve çok beğendiğini, kızını bir reklam filminde oynatmak istediğini söyledim. Çok sevindi, kızıyla konuşacağını söyledi. Ben de, “Bu aşamada daha kızınıza haber vermeyin, bu konuyu önce sizinle konuşmamız gerekiyor. Yapımcı arkadaşım yarın öğleye doğru saat 11 gibi burada olacak, gelirseniz kızınızın alacağı ücreti falan detaylı konuşuruz!” dedim. Biraz tereddüt etti, ama işin ucunda iyi para ödeneceğini duyunca, “Tamam, yarın 11’de orada olurum!” dedi. Beklediğim olmuştu. Ertesi gün yapacağım çekimleri iptal ettim.

Sabah erkenden işyerime gittim ve Hayriye’yi beklemeye başladım. Saat tam 11’de geldi. Pembe renkli uzun bir etekle, pembe türbanı vardı. Üzerinde de krem renkli diz altına gelen bir pardesü. Güneş gözlükleriyle birlikte çok seksi görünüyordu. Geçen sefer giydiği beyaz renkli topuklu ayakkabıları yine ayağındaydı. Altına parlak ve ince ten renkli çorap giymişti. Kendisine çay ikram ettim. “Hani, reklamcı arkadaşınız gelmedi mi?” deyince, konuyu daha fazla uzatmanın gereği yok diye düşünerek, soyunma odasındaki kameranın kaydettiği kadının çıplak resimlerini koydum önüne. Resimleri görünce bir anda yüzü değişti, kıpkırmızı oldu. Hiçbir şey söylemiyor, resimlere tek tek bakıyordu. Ben sessizliği bozdum ve “Hayriye hanım, siz mankenliğe bayağı meraklıymışsınız. Üstelik vücudunuz da buna müsait!” dedim. Bunu duyunca bana bağırmaya ve küfretmeye başladı. Elimle ağzını kapadım ve “Bana bak, ya beni memnun edersin, yada bunları kocana gösteririm! Haa, bir tane bikiniyi de çantana attığını görmedim sanma!” dedim.

Bu sefer gözleri doldu ve ağlamaya başladı, “Yalvarırım, böyle bir şey yapma. İstersen para vereyim, ama böyle bir şey mümkün değil. Olamaz!” diyordu. Ben de, “Ne parası ulan, istersen ben sana para vereyim. Seni sikmek istiyorum ben!” dedim. Hayriye ağlamaya devam ederken dükkânın kapısını içerden kilitledim ve “Hadi, bu işi fazla uzatmayalım. Başka şansın yok. Neden kızınla çekimlere geldiğin belli oldu. Nerdeyse bütün mayoları, bikinileri giymişsin!” dedim. Hayriye bana hakaretler, küfürler ediyor, “Çoluğum çocuğum var, yapma, etme!” deyip duruyordu. “Kızımın da görüntüleri var mı?” diye sorunca, “Benim kızınla işim yok, ben seninle ilgileniyorum!” dedim. Ağlamaları biraz kesilmişti…

Onu elinden tuttum ve aşağıya götürdüm. İçerisi karanlıktı, bütün ışıkları açtım. Hayriye’ye platformun ortasına geçmesini söyledim. Ben de makinemin başına geçtim. Hayriye’nin resimlerini çekmeye başladım. Pardesüsünü çıkarmasını söyleyince çıkardı. Pembe uzun eteği ve beyaz gömleği ile kaldı. Dar gömleğinin altından memeleri ve sutyeni belli oluyordu. Türbanı halen başındaydı. Ona, “Gömleğinin düğmelerini yavaş yavaş aç!” dedim. “Lütfen yapma, ne olur!” dese de, sonunda düğmelerini açmaya başladı. Sikim gittikçe sertleşiyordu, bir taraftan resim çekmeye devam ediyordum. Sonunda düğmeleri tamamen açtı, sutyeni ortaya çıkmıştı. Memeleri sutyeninden taşacakmış gibiydi.

Gömleğini yanlara açmasını, ama çıkarmamasını söyledim. Dediğim gibi gömleğinin önünü yanlara iyice açtı. Bana bakmıyor, sürekli başka tarafa bakıyordu. Bu şekilde de resimlerini çektikten sonra, “Tamam, şimdi çıkar gömleğini!” dedim. Kol düğmelerini açtı ve gömleğini çıkardı. Şimdi üzerinde sadece sutyenle kalmıştı. Ona sürekli, “Sağa dön, sola dön, arkanı dön!” gibi komutlar verdikçe dediklerimi itiraz etmeden yapıyordu. Elimle işaret ederek sutyenini açmasını söyledim. Bu kez itiraz etti, ama ben ısrarlı olduğumu söyledim. Arkadan kopçasını açınca sutyeninden taşan memeleri öne doğru fırladı. Aynen görüntülerdeki gibi dolgun ve büyük memeleri sallanıyordu. Ancak sarkmışlardı. O şekilde de resimlerini çekmeye devam ettim.

Sıra uzun pileli eteğine gelmişti. Eteğini de çıkarmasını istedim. Arkadaki küçük fermuarını açarak eteğini aşağı sıyırdı. Eteği tamamen sıyırıp çıkarınca, diz üstüne gelen parlak naylon çoraplı bacakları ortaya çıktı. Bembeyaz kalçaları gün yüzü görmemişti, üzerinde yine geçen günkü gibi pamuklu, beyaz bir külot vardı. Külot kalçalarını, kasıklarını sıkıyordu. Arkasını dönmesini işaret ettim. Dönünce küçük külotunun koca götünün yarısını anca kapladığını gördüm. Sikim kazık gibi olmuştu ve pantolonum artık rahatsızlık veriyordu. Ben de soyunmaya başladım ve kısa sürede çırıl çıplak kaldım. O sırada Hayriye’nin sırtı bana dönüktü. Bana doğru dönmesini söyledim. Dönünce önümde sallanan kalkık yarağımla karşılaştı. Yüzünü elleriyle kapadı ama ben açmasını söyledim…

Yavaşça ellerini yüzünden çekti. Biraz önce yüzüme bakmayan Hayriye bu sefer sürekli bana ve yarağıma bakıp duruyordu. Hayriye’nin amının kılları külotunun kenarlarından belli oluyordu. Kalçalarında alınmamış tüyler olduğunu gördüm. Bu şekilde de resimlerini çektim. Ama benim de sabrım sınırına dayanmıştı. Bir an önce yarağımı amına sokmak için yanıyordum. Bu sefer külotunu çıkarmasını söyledim. İtiraz etmedi. Küçük külotunu kenarlarından tutarak bacaklarından sıyırdı ve çıkardı. Amı etliydi. Am dudakları kahverengi ve büyüktü. Amının etrafındaki kılları epey bir zamandır almadığı belliydi. Yine sağa, sola dönmesini söylüyordum, o da itiraz etmeden dönüyordu. Bu sefer sırtını bana dönüp domalmasını söyledim. Dediğimi yaptı ve ellerini dizlerine dayayarak eğildi. Ben fotoğraf makinesiyle zoom yaparak amına odaklanıyordum. Göt deliğinin etrafı kıllarla çevriliydi. Göt deliği kılların ortasında kara bir çukur gibi duruyordu.

Tekrar doğrulmasını söyledim. Artık onu sikmek için sabırsızlanıyordum. Kalkık yarağımı sıvazlayarak yanına yaklaştım. Ayağındaki topuklularla boyu 1.75 kadar vardı. Onu elinden tuttum ve köşedeki masaya tutunarak domalmasını söyledim. Domalınca bacaklarını iyice açtım, amı tamamen ortadaydı. Başını arkaya doğru çevirip, “Lütfen söz ver, sadece aramızda kalacak bu olanlar, dimi?” dedi. Ben de, “Sen merak etme!” dedim. Yarağımı tuttum ve yavaş yavaş amına sokmaya başladım. Hayriye, “Ahh, ımm!” diye söylenmeye başladı. Önce yavaş, sonra hızlı hareketlerle amına sokup çıkardıkça, Hayriye de, “Ahh, ımm, ohh!” diye sesler çıkarıyordu. Ben kalçalarından tutmuş onu kendime çekiyordum, yarağımı taşaklarıma kadar amına sokarken onun da zevk aldığı belliydi. Amının içi sıcacıktı ve cayır cayır yanıyordu. Amı yaşından dolayı genişlemişti, yarağımı sokup çıkarırken zorlanmıyordum…

Bir süre sonra Hayriye amını yarağıma bastırmaya başladı. Başını sağa sola salladıkça başındaki türbanı sallanıyordu. Onu hızlı hızlı sikerken masaya sıkıca yapışmıştı, her bir yarak darbemle masa da yerinden oynuyordu. Bir ara türbanının üzerine çıkardığı güneş gözlükleri başından kaydı ve öne doğru fırlayıp yere düştü. Daha önce pek çok kadınla sikiştiğim için deneyimliydim, o nedenle bir makine gibi Hayriye’yi sikmeye devam ediyordum. Onunsa böyle bir sikiş yaşamadığı belliydi. Hayriye sanki nefesi kesilecekmiş gibi soluk alıp veriyor, inliyordu. Bir süre sonra yarağımı amından çıkardım, bana doğru çevirdim. Yüzünü dönünce dudaklarına yumuldum. Vücutlarımız birbirine değdikçe azgınlığım artıyordu. Memelerini göğsümde hissediyordum. Onun da istekli olduğu belliydi. Kollarını boynuma dolamasını söyleyince nefesimi kesecekmişçesine bana sarıldı. Başındaki parlak türbanı tenime değdikçe daha da azıyordum…

Onu kalçalarından tutarak kucakladım. Hayriye bacaklarını belime dolamış, boynuma sıkıca sarılmıştı. Yüzünü, dudaklarını, boynunu öpüp kokladıkça daha da zevk alıyordum. O güne kadar pek çok kadın siktiğim halde böylesine zevk aldığımı hatırlamıyordum. Onu masanın üzerine sırt üstü uzandırdım. Ayağında halen naylon çorapları ile topukluları vardı, o şekilde bacaklarını havaya kaldırdım ve yanlara doğru iyice açtım. Yarağımı yavaş yavaş amına sokmaya başladım tekrar. Hayriye yine inliyordu. Hızlanmaya başladım. Kasıklarım kalçalarına çarptıkça, (şlap şlap şlap) sesleri çıkıyordu. Hayriye masanın kenarlarından sıkıca tutunmuş inliyor, koca memeleri sallanıp duruyordu. Masa, üzerindeki ağırlık nedeniyle gacır gucur sesler çıkarıyor, sanki kırılacakmış gibi yerinde oynuyordu…

Hayriye’nin bacaklarını omzuma attım ve memelerini avuçladım. Bir taraftan yarağımı matkap gibi amına sokup çıkarıyor, bir süre amında bekliyor; bazen yavaş, bazen hızlı hızlı sikmeye devam ediyordum. Hayriye’nin yüzünde ağlıyor gibi bir ifade vardı, masa şiddetle sallandıkça, inlemeye devam ediyor, masaya daha sıkı tutunuyordu. Ben memelerini sıkıca avuçlayıp, yoğurdukça daha büyük bir zevk yaşıyordu. Memelerinin üzerindeki ellerimi sıkıca tuttu, başını sürekli sağa sola sallıyor, derin derin inliyordu…

O zamana kadar pek çok kadın sikmiştim ama böylesi bir zevki hiçbiri bana vermemişti. Hayriye yaşından ve görünümünden oldukça uzak, azgın ve sikişken bir kadındı. Kocasının onu doyuramadığı belliydi. Amının içine girip çıkan yarağım onu zevkin doruklarına uçuruyordu. Şimdi bir eliyle memelerini avuçlamış elimi sıkıca tutuyor, diğeriyle de içinde yarağım çalışan amını üstten ovalıyordu. Her iki bacağı da omzumdaydı. Naylon çoraplı bacakları sikerken öne arkaya gidip geldiğimde, pat pat diye omuzlarıma çarpıyor, yay gibi sallanıyordu. Ayağındaki topuklu ayakkabıları ile birlikte ayakları başımın her iki yanında tavana doğru uzanıyor, sağa sola sallanıyordu. Yüksek topuklu giyen kadınlar her zaman ilgimi çekmiştir. Şimdiyse ayağında topukluyla bir kadını sikiyordum. Hayriye artık aldığı zevkten inlemeyi bırakmış, adeta çığlık atar gibi sesler çıkarmaya başlamıştı. Koca salonun içinde sesleri duvarlara çarptıkça yankılanıyordu. Sürekli, “Ohh, ahh, uhh, devam et, ahh, ımm!” diye bağıra çağıra inliyordu.

Spotlar yanıyordu, bütün pencerelerde kapalı olduğundan içerisi çok sıcaktı. Dakikalardır Hayriye’yi sikiyordum, ikimizin de vücutları ter içinde kalmıştı. Artık boşalacağımı anlamıştım. Daha da hızlı amının içinde gidip gelmeye başladım. Kalçalarına çarpan ter içindeki vücudum yine (şlap şlap şlap) sesleri çıkarıyordu. Hayriye’nin çığlıkları, inlemeleri birbirine karışmıştı. Bir eliyle halen amını ovalamaya devam ederken, diğeriyle masadan sıkıca tutunmuştu. O esnada yarağımı amından çıkardım, bacaklarını iki yana iyice ayırınca, döllerim yarağımdan büyük bir tazyikle fışkırdı. Döllerim Hayriye’nin yüzüne, boynuna, memelerine, göbeğine bulaşmıştı. Yarağımı kökünden sıvazlayarak tüm döllerimi dışarı çıkarıyor, karnına, amının kıllarına boşaltıyordum. Bu sırada Hayriye de boşalmıştı ve kesik kesik inliyordu.

Boşalmamız birkaç dakika sürmüştü. Üzerine akıttığım döllerim nedeniyle iğrenir gibi olmuştu. Doğrulmak için çabalıyordu. Onu elinden tutup yavaş yavaş kendime çektim. Terden sırılsıklam olan sırtı sanki masaya yapışmış gibiydi. Doğruldu ve masanın üzerinde oturur vaziyette kaldı. Kağıt bir havlu verdim ve bununla yüzündeki, memelerindeki dölleri sildi.

Hayriye’ye sıkıca sarıldım ve “Hayatımda böyle zevk almadım!” dedim. “Ben de öyle! Kocam yıllardır bana böyle bir zevk ve mutluluk yaşatmadı. Zaten son iki yıldır hiç sikişmemiştik!” dedi. “Neden?” diye sordum. “Kendisi hasta, erkekliği öldü. İki yıldır kendi kendimi tatmin ediyorum!” dedi. “Merak etme bundan sonra ben varım. Ne zaman istersen emrindeyim!” dedim mutlulukla. “Hani tek sefer demiştin?” dedi bu kez. Ben de, “Senin tadını bir kere aldım, bir daha bırakmam. Korkma bu yaşananlar aramızda kalacak. Yeter ki sen de iste!” dedim. Boynuma sıkıca sarıldı ve uzun uzun öptü…

Sonra, “Saat kaç?” diye sordu. “İkiye geliyor.” dedim. “Benim gitmem gerek!” dedi. Onu kucakladığım gibi masadan kaldırdım. Bugünlük bu kadar yeterliydi. Sonuçta evli bir kadındı ve aramızda yaşananların ve yaşanacakların bilinmesini istemiyorduk. Bu nedenle ben de sabırlı davranmalıydım. Yoksa aslında istediğim Hayriye’yi defalarca sikmekti. Üzerimizi giyindik ve toparlandık. Birbirimize tekrar sarıldık. Ona, “Beni ne zaman istersen ara!” dedim. “Tamam!” dedi. Ona bir güneş gözlüğü borçlanmıştım, sikişmenin şiddetiyle başından fırlayan güneş gözlüğü yere çarpınca çerçevesi kırılmıştı. Ona, “Gelecek sefer borcumu öderim!” dedim gülerek. Dükkanın kapısını açıp kendisini yolcu ettim.

Hayatımın en zevk verici sikiş deneyimini yaşamıştım. Bir dahaki sikişeceğimiz seferi sabırsızlıkla bekliyorum…

Herkese bol ve güzel sikişler!

Vural..

1184 gösterim, 3 gün

Enişte sakın önden girme, arkadan istediğin kadar!

Aldatma Seks Hikayesi ✔️, Anal Seks Hikayesi ✔️, Bakire Seks Hikayesi ✔️, Baldız Seks Hikayesi ✔️, Evli Seks Hikayesi ✔️, Fantazi Seks Hikayesi ✔️ 01 Nisan 2015

Enişte sakın önden girme, arkadan istediğin kadar!.

İstanbul, kayınpederi yatılı ziyaretlerimizde baldızım baldızım nilay’ın o beni azdıran götünü gördükten sonra birdaha unutamaz olmuştum. Nezaman aklıma gelse sikim kalkıyor ve baldızımın götünü sikme, fantazileri, kuruyordum. Evet, ne yapıp edip baldızın götünü mutlaka sikmem lazımdı. Fakat aradığım fırsat birtürlü elime geçmiyordu. Baldızıma Üniversitede çok başarılı olduğu için Fransadan özel bir kuruluş burs teklif etmişler. Baldız  kayınpederede kabul ettirmiş.

Akademik kariyerini yükseltmek için okuluna Fransada devam edecekti. Bize geldiğinde karımla bu konu hakkında konuşuyorlardı, pasaport işlemleri için Ankara’ya gitmesi lazımdı. Karımla öyle konuşurlarken, Nilayı belki Ankara, da sikerim düşüncesiyle, karıma, “Ben götürürüm Nilayı Ankara’ya zaten Ankara da görüşeceğim bir firma var, epeydir erteliyordum!” dedim. Karar almıştık, Ankara’ya Nilayla birlikte gidecektik.

Gideceğmiz gün arbamla erkenden yola koyulduk. Nilay sıkı kumaş bir pantolon giymiş, üstünde beyaz bir bluz, bir de siyah yelek vardı ve göğüsleri yine fora olmuştu. Bir süre yol katettikten sonra Nilaydın da bana karşı bir zaafı olduğunu anladım, hep derin derin gözlerime bakıyor, arada bir bakışları sikime kayıyordu. Baldızım Nilay çok muzur, neşeli ve espirili bir kızdı, durmadan açık saçık fıkralar anlatıyor ve bana da anlattırıyordu. Ben anlatınca, “Çok komiksin be enişte!” 🙂 deyip, bacağıma elini koyuyor, kasıklarıma dokunuyordu. Benim sikte kalkmaya başladı tabi. Nilay kalkan sikime bakarak, “Enişte tuvaletin geldiyse bir yerde durda git istersen!” 🙂 dedi. Ben utandım o an, “Yok Nilaycığım…” dedim. Sonradan düşündüm de, Üniversiteye giden bir kız sikin kalkmasıyla tuvalete gitmenin bir alakasının olmadığını bilmez mi? Bilir tabi, baldız bunu muzurluk olsun diye söylediğini adım gibi biliyorum. Bence sikimin kalktığının farkında olduğunu hissettirmek için söyledi bunu…

Neyse bu şekil espirilerle Ankaraya vardık, Nilayın pasaport işlerini hallettik, ben de iş yaptığımız bir firmayla kısa bir görüşmede bulundum ve Ankarada yapılacak işler bitmiş oldu. Normalde hemen İstanbul’a dönmemiz gerekiyordu, fakat Nilay, “Enişte yol çok yorucu, bu gece otelde kalalım, yarın döneriz istanbul’a !” dedi. Benim de canıma minnet tabii, belki otelde bir fırsat bulur sikerim düşüncesiyle hemen, “Tamam kalalım!” dedim. Bakanlıklarda biraz gezdikten sonra bildiğim güzel bir otele gittik. Resepsiyona vardık 2 tane oda tutcaktım, Nilay beni kenara çekti ve “İki odaya gerek yok enişte, aynı odada kalırız, yabancımıyız?” dedi. “Kızım ablan duyarsa ikimizi de öldürür valla!” dedim. “Yok yaa, aynı odada kaldığımızı söylemeyiz ki enişte!” 🙂 diye sısrar edince, ben de tek oda tuttum ve çıktık odamıza…

Odaya ve banyoya falan şöyle bir baktık, eşyalarımızı koyduk. Önce ben bir duş aldım ve külodumla bornozu giyip çıktım banyodan, tabi aynı gün döneceğimiz için ikimiz de pijama falan almamıştık yanımıza. Benden sonra da baldızım duş aldı ve o da bornozla çıktı. Ben yatakta uzanmış TV seyrediyordum, baldız geldi yanıma uzandı. İkimiz de bornozlayız. Baldız pis pis sırıtarak, bornozumun üst kısmından elini soktu ve göğüslerimin kıllarıyla oynamaya başladı. Ben birşey olmamış gibi TV seyrediyorum, Nilay uyuz oldu ve “Enişte bana baksana bir!” dedi. Yüzümü baldıza çevirince dudaklarıma yapıştı ve uzunca öptü, “Nasıl, hoşuna gitti mi enişte? Seni arzuluyorum!” dedi. “Valla Nilay ne diyeyim, sizde kaldığımız o gün, o tangalı götünü gördükten sonra benimde sana karşı zaafım başladı!” diyerek ben de baldızı öptüm ve ateşli bir şekilde öpüşmeye başladık…

Baldız, “Ablamın sana artık yetmediğini biliyorum enişte!” dedi. Ben de, “Ablanın laçkalaşmış amını sikmekten sıkıldım, zevk vermiyor artık ve ablana sikim kalkmıyor! Ama o gece sizdeyken seni o halde görünce kalktı ve seni düşünerek siktim ablanı!” dedim. Baldız sırıtarak, “O gece ablamı çığlık çığlığa nasıl inlettiğini duydum enişte!” 🙂 dedi ve bornozumun önünü iyice açarak elini külodumdan içeri soktu, kalkmış sikimi okşamaya başladı. Ben de onun bornozunu açtım ve pembe sütyeninden aşan iri göğüslerini kurtarıp yalamaya başladım. Taş gibi sert göğüsleri vardı, uçları fındık gibi sertleşmişti. Nilay göğüs uçlarını ağzıma bastırıyor, “Em enişte, ohhhhh! Ye onları!” diyordu. Nilayın bir göğüslerine bir dudaklarına yapışıyordum. Nilay da, “Evet enişte, ohhhh!” diyerek sikimi külodumdan çıkarmış 31 çeker gibi asılıyordu…

Bir süre sonra doğrulduk, ikimiz de bornozları tamamen çıkarıp kenara attık. Baldızı boynundan öpmeye başladım, bir yandan da tangasının ipi arasına girmiş götünü elliyordum. Nilay beni sırtüstü yatırıp külodumu tamamen çıkardı, üzerime eğilerek sikmi eline aldı ve yavaşca yalamaya başaldı. İyice zevke gelmiştim, baldız yaladıkça sikim gittikçe sertleşiyor ve büyüyordu. “Woowww enişte, sikinde süpermiş!” diyerek yalamaya devam etti. Pembe rujlu dudaklarıyla sikmi emerken bir yandan da taşaklarımı avuçladıkça ben kendimden geçiyordum resmen. Memnuniyetimi, “Sen de az değilmişsin baldız, ne hünerlerin varmış öyle!” dedim. Nilay sikimi yalamayı bırakıp tangasını çıkardı, yatağa sırtüstü uzanarak bacaklarını ayırdı ve “Hadi enişte, biraz da sen yala!” dedi. Gözümü baldızın yeni traşlı kaymak gibi amından alamıyordum. Tabii ablasının laçkalaşmış amı nerde, tazecik genç kız amı nerde! Üstelik bildiğim kadarıyla da bakire idi henüz…

“Sana şimdi ince ayar çekeceğim baldız !” 🙂 diyerek hemen yumuldum baldızın amına ve yalamaya başaldım. Klitorisini emiyor, amının dudaklarını yiyordum resmen. Am dudaklarını parmaklarımla aralayıp dilimi soktuğumda, baldız kıvranmaya başladı. O kadar küçük ve dar am deliği vardı ki, dilimi bile tümden sokamıyordum, kesin bakire olmalıydı. “Kız bu ne böyle, amın hiç açılmamış, kimseyle sikişmedin mi daha?” 🙂 dedim. “Yok enişte, bakireyim daha, ama götümü çok deldiler!” 🙂 dedi. Amını yalarken götünü de parmaklamaya başlayınca, Nilay titremeye ve o ince sesiyle inlemeye, küçük küçük çığlıklar atmaya başladı ve sonunda orgazm olarak ağzıma akıttı sularını. Amının sularını da yalayıp yuttuktan sonra Nilayı yüzükoyun çevirip göt deliğini yalamaya koyuldum. İki elimle götünün yanaklarını ayırıp, gömlek düğmesi gibi küçük büzüğünü dilliyordum. Bir yandan da, bunu götten nasıl siktiler acaba, götü sanki hiç sikilmemiş gibi duruyor diye düşünüyordum…

Parmaklayarak göt deliğini biraz alıştırdıktan sonra baldızı dörtayak üstüne getirip iyice domalttım ve arkasında yerimi aldım. Sikimi tükürükle ıslatıp, göt deliğine de bolca tükürdükten sonra, sikimin başını sokmaya çalıştım. Fakat bir türlü sokamadım, sikim zırt pırt aşağıya kayarak amını yokluyordu. Nilay korkuyla titrer vaziyette, “Enişte sakın önden girme, arkadan istediğin kadar yap!” diyordu. “Tamam hayatım, önden yapmayacam, fakat arkana da girmiyor!” dedim. “Dur enişte çekil, bana bırak!” dedi. Beni yatağa sırt üstü yatırdı ve kendisi bacaklarını ayırarak, yüzü bana dönük halde, ata binermiş gibi üstüme çıktı. Sikimi eliyle kavrayıp götünün deliğine denk getirip yavaşça sikime oturmaya başladı. Dudaklarını ısıra ısıra ve yüzünde buruk bir ifadeyle sikimin başını almıştı. Hafif hafif oturup kalka kalka sonunda hepsini aldığında gözlerini yumarak bir ohhh çekti…

Üstümde bir süre hareketsiz kaldıktan sonra inleyerek yavaş yavaş inip kalkmalara başladı. 3-5 dakika sonra artık resmen çığlıklar atarak zıplıyordu. Artık ben de alttan götüne hızlı hızlı pompalıyordum. Ben alttan bastıkça Nilayın çığlıkları bağırmalara dönüştü. Nilay artık kumandayı bana bırakmış, kendisi saçlarıyla oynuyordu. Arada bir, “Ohhh harikaaa! Bitirdin beni enişte!” diye inliyordu. Nilayın havada uçuşan göğüslerini sıkarak götünü bir süre bu pozisyonda siktikten sonra, bu sefer sırtını bana dönerek oturdu sikimin üstüne ve öne eğilerek ayak bileklerimden tutundu. Artık sikimin götüne giriş çıkışlarını daha net görebiliyordum. Bir süre sonra sikimi götünden çıkarmadan Nilayı dörtayak domalttım ve götünü sikmeye devam ettim. Hızlı hızlı götüne girip çıktıkça taşaklarım da amına çarpıyor ve makineli tüfek gibi ‘şap şap şap’ sesleri çıkıyor, Nilayın, “Of of enişte!” seslerine karışıyordu…

Yorulmuştum fakat boşalmama daha çok vardı, sikim götündeyken Nilayla birlikte yan yattık, 66 olduk, biraz soluklandık. Nilay, “Off enişte, götümü patlattın, okuldan o kadar genç erkek sikti bu götü, seninki gibi siklerini içimde dolu dolu hissetmedim!” dedi. Biraz dinlendikten sonra tekrar yavaş yavaş götüne girip çıkmalara devam ettim. Bu arada göğüslerini de yoğurmayı ihmal etmiyordum. Yeniden hızlanmaya başladığımda Nilayın çığlıkları da artmaya başlamıştı. “Nasıl baldız, o götünü sallayıp beni azdırmaya benziyor mu?” dedim. Baldız da, “Yok enişte, senin sikine helal olsun bu götüm!” diyordu. 66 pozisyonunda biraz daha siktikten sonra sırt üstü yatırdım ve am siker gibi götünü sikmeye devam ettim. Nilayın altımda gözleri kaymış, inleyerek dudaklarını ısırıyordu…

Götünü sikerken klitorisiyle de oynamaya başladım. Baldızın amından yine sular akarak orgazm olunca, “Baldız önden gireyim mi? Patlatayım mı?” dedim. Baldızın gözler birden kocaman açıldı ve “Yok enişte sakın ha! Annemler patlak olduğumu öğrenince biterim ben! Hem sonra evde kalırım, patlak bir kızla kim evlenir ki?” dedi. “Seni patlak halde almayacak adamın taa amına koyayım ben!” diyerek götünü hızlı hızlı sikmeye devam ettim. Artık ben de boşalmaya yaklaşmıştım sikimi götünden çıkarıp yukarı kaydım ve sikimi Nilaya uzattım. Nilay sikimi ağzına aldığı gibi saksoya başladı. “Nilay geliyorum!” deyince ağzından çıkardı ve eliyle 31 çektirmeye başladı. “Hadi hadi!” diyerek hem asılıyor, hemde sikimin başına öpücükler konduruyordu. Sonunda boşaldım. Döllerim yüzüne fışkırmış, ağzı yüzü döl içinde kalmıştı. Nilay gülerek, “Enişte yüzüme süt sağmış gibi oldum!” 🙂 dedi. Sonra sikimi tekrar ağzına aldı yalayarak temizledi. Nilayın yüzünü çarşafla sildim ve birbirimize sarıldık uyuduk.

Sabah kalktık birlikte banyoya duş almaya girdik. Baldıza bir kez de banyoda sabunlu sabunlu götten kaydıktan sonra İstanbul a hareket ettik.

1654 gösterim, 0 gün

Uzanıp bacaklarımı ayırmamı söyledi!

Aldatma Seks Hikayesi ✔️, Bayan Seks Hikayesi ✔️, Evli Seks Hikayesi ✔️, Fantazi Seks Hikayesi ✔️, Swinger Seks Hikayesi ✔️ 01 Nisan 2015

Uzanıp bacaklarımı ayırmamı söyledi!.

26 yaşında, 4 senelik, oldukça kötü, bir o kadar huzursuz giden bir evliliğim varda diyebilirim. Eşim 29 yaşında, Mimar ve çok yakışıklı olduğunu idda ediyor. Kendine ait ofiste yanında birde çalışan 35 yaşında bayan, sekreter var. Hep beni aldatacağını düşünüyorum, ama bazende kadının yaşı büyük olduğundan eşim öyle şey yapmaz! Diye kendimi teselli ediyorum. Evimde, her şey normal gidiyordu. Eşim çok iyi davranıyordu. Mutsuz evliliğimi, yanında çalışan bayanlar, yüzünden olduğunu düşünüyordum. Belki ben saçmalıyordum.

Eşim evi aradı ve erkek kardeşinin memlekete geçmeden bize uğrayacağını söyledi. Bende hemen hazırlıklara falan başladım, kardeşinin sevdiği yemekleri kaynanamdan öğrenip yaptım. Akşam oldu kardeşiyle, eşim eve geldiler. Oturduk sofrada yemeği falan yedik, kocam yorgun olduğu için uyumaya çekildi. Kardeşi duş alıp yatacağını söyledi. Bende kombinin suyunu falan ayarladım. Kardeşi banyoya girdi ve duş almaya başladı. Bende uçuk, kaçıklık yapayım düşüncesiyle kapının deliğinden baktım. Gördüklerim karşısında çılgına döndüm ve dizlerimin titrediğinin farkına vardım. Çünkü penisi o kadar büyük ve can çekiciydi ki alt bölgemde ıslanma hissettim. Sonra bornozla kurulanmaya başlarken, hemen oradan uzaklaşıp yatak odama koştum.

Sabah oldu kahvaltı falan hazırladım. Kocam kahvaltısını yiyip hemen çıkması gerektiğini söyledi. Kardeşi ondan 4 saat sonra yola çıkacağı için eşim sen yengenle otur saatin gelince çıkarsın dedi! Ben eşimi yolcu ettikten sonra yemek masasına oturdum. Kardeşiyle sohbete başladım ve gözlerinin içine bakarak can alıcı bakışlar attım. O esnada bana dedi “yenge hayırdır neyin var” bende bir şeyin olmadığını söyledim. Zaten o bakışlarımdan ve hal ve hareketlerimden anlayarak yanıma geldi. Sonra diz üstü giydiğim eteği yukarı kaldırdı ve benim en hassas noktamı kilot üzerinden okşamaya başladı. Çok heycanlandım ve acemi bir kız gibi dudaklarına yapıştım. Öyle güzel öpüşüyor ve beni baştan çıkarıyordu ki dayanamadım penisine el attım.

Sonra göğüslerimi yalamaya başladı, üstümü çıkartıp bizim yatak odamıza geçmemizi söyledi. Odaya geçtiğimizde bana hemen onu zevke sokmamı ve yalanması gereken noktaya istenilen muameleyi yapmamı söyledi. Ben normalde evliliğim süresince bile onun abisine öyle güzellik yapmadım. Napayım bunun ki çok büyük olunca hayır diyemedim. Ağzımla git, gel yaparken o uzanıp bacaklarımı ayırmamı söyledi. Sonra benim vajinamın kenar yanaklarını ayırdı ve içeri doğru o koskoca penisini itti. Öyle coştum ve canım acıdıki anlatamam. Gitmesine 2 saat kaldı öyle bir hızlandı ki ! Bacaklarım falan tutmuyor duruma geldi. Çığlıklarım odayı inletiyordu! Üst katta olan komşularım duyacak diye çok çekindim ama..

Boşalacağını ve içimden çıkması gerektiğini söyledi. Bende belinden sarılıp az daha içimde kalmasını söylemeye kalmadan içime akıttı ve yarısınıda göbek deliğimin üstüne bıraktı. İçinde bir korku vardı ne yapacağını bilmeden hemen duş almaya gitti. Arkasından gidip bende kendimi ıslak mendille temizlemeye başladım ve seslendim korkma bir şey olmak diye. Çünkü kocam gereğince ilaç alıp korunuyordum. Bu lafı duyduktan sonra korkusunu sindirmeyi başardım. Üstünü giydi beni unutmayacağını, bir sefere yine geleceğini söyledi evden ayrıldı.

Aradan 1,5 ay geçti benim kusmalarım falan aşırı ilerledi. Kadın hastalıkları doktoruna göründüğümde benim hamile olduğum söylendi. Aslında o sırada bende çok korktum ama abisininde 1 ay önceki ilişkide içimde boşaldığını düşündüm. Çocuğumun ondan yada olacağını düşünmeden gittim kocama müjdeli haberi verdim.

BANU..

1006 gösterim, 1 gün

Kız arkadaşımın kocasıyla gizli ilişki yaşıyorum

Aldatma Seks Hikayesi ✔️, Bayan Seks Hikayesi ✔️, Evli Seks Hikayesi ✔️, Swinger Seks Hikayesi ✔️, Üniversiteli Seks Hikayesi ✔️ 01 Nisan 2015

Kız arkadaşımın kocasıyla gizli ilişki yaşıyorum.

27 yaşında, dikkat çekici bir fiziğe sahipken, erken yaşta dul kaldım ve kopuk bir hayat yaşamanın dalgasına kapıldım gidiyorum. Bayan arkadaş, Sultan’ın evine haftada 2 defa oturmaya gider gelirim. Kocasıylada her akşam karşılaşırdık diyebilirim. Bana her bakışında bir şeyler anlatmak istiyordu ama karısından çekiniyordu. Eve gidiyordum bu da işten eve geliyordu, tesadüfen yolda yine karşılaştık. Telefon numarasını verdi ve seninle konuşacaklarım var, ara ! Deyince merak edip aradım.

Bana çok seksi olduğumu benimle birlikte olmak istediğini söylemesi karşısında her ne kadar şaşırsamda, benimde işime gelen bir teklif olduğunu düşündüm. Çünkü Sultan’ın kocası Selami çok yakışıklı bir erkekti.

Dışarda buluşma kararı aldık. Haftasonu buluştuğumuz çay bahçesinden sonra sinemada karanlığın fırsatıyla Selami yumuldu benim dudaklarıma. Benim elimi kendininkinin üzerine çekti, o kadar büyük ve can çekiciydiki, oracıkta üstüne atlamamak için kendimi zor tuttum. Çünkü ayrıldığım şu 3 seneden beri hiç bir erkekle ilişkiye girmedim ve aşk’a susamıştım.

Bize gel ben Sultanı annesine yollayacağım! dedi. Geceyi bende zor etmiştim.

Hemen beni yatak odasına çekti ve soymaya başladı. Her şey çılgınca ve delidolu bir şekilde gidiyordu. Hoşlanacağı noktaları okşadım falan bu iyice coştu. Uzun bacaklarımı ayırıp hemen içine girdi, harikaydı çünkü sex yapmayı çok özlemiştim.

Beni tatmin ediyor ve delirtiyordu, hele birde kulağımı yalaması bitirdi beni. 3 ay boyunca takıldık ve hiç karısına falanda yakalanmadık. Karısı her ne kadar benim arkadaşım olsada, kocasıyla olmak benim için büyük bir zevk !

Son ilişkimizde benim içime boşaldı, ama neyseki korunduğum için etkiside olmadı.

Selami sevgilim seni seviyorum. Seninle bir ömür yatıp, kalkacağım.

Nurten..

1210 gösterim, 0 gün

Seni kocanın yanında sikmek için neler vermezdim!

Bayan Seks Hikayesi ✔️, Escort Seks Hikayesi ✔️, Evli Seks Hikayesi ✔️, Fantazi Seks Hikayesi ✔️ 01 Nisan 2015

Seni kocanın yanında sikmek için neler vermezdim!.

29 yaşında, orta boylu, balık etli, alımlı, erkekler tarafından beğenilen, çok seksi ve evli bir kadınım. Kocam kamu sektöründe çalışıyor. 7 yıldır evliyiz. Ben gözü yüksekte olmayan, var olanla yetinmesini bilen bir kadınım. Eşimi çok seviyorum, asla gözüm dışarda olmaz. Ama sürekli başka kadınlar peşinde koşan, aldığı maaşı karı kıza harcayan birisi. Borç içinde yaşar ve bunuda asla kendine sorun etmez.

Evlendiğimiz günden beri bu böyle. Güya çok severek, daha doğrusu kocam bana deliler gibi aşık olarak evlendik. Seks konusunda sınırsız bir kadınım, seksi çok seviyorum, ama asla kocamı aldatmadım. Çünkü seksi kocamla yapmayı çok seviyorum. Kocam da benimle sikişmeye bayılır. Bazen bana, “Sen porno yıldızlarına beş çekersin!” der, ama karı kızdan da asla vazgeçmez.

Zaten bakkala çakkala yeterince borcumuz vardı, birde bunun üstüne, abimin bana emanet olarak bıraktığı 16 tane Cumhuriyet altını vardı, kocam bunları fark edince, ağzımdan girip burnumdan çıktı, “Kredi borcunu ödeyecem ve her ay bir tane Cumhuriyet altını yapacam!” dedi ve hepsini elimden aldı. Ama 2 yıl oldu, tek bir tane bile yapmadı. Abimle bir ara sohbet ederken, abim, “Ben bir işyeri açmayı düşünüyorum…” dediğinde, sanki ensemden kaynar sular döküldü. Abim işyeri açarsa, mutlaka emanet verdiği altınları isteyecekti…

Ne halt yiyecem şimdi diye kocamla konuştum, Escort Bayan olarakta çalışamazdım. Ama kocamın umurunda bile olmadı. Günlerce kara kara düşündüm, çare bulamadım. Bir gün nette bir sosyal paylaşım sitesinde, fabrikatör olduğunu söyleyen 36 yaşında bir beyle tanıştım. Benden MSN istedi, “Web Cam da görüşelim!” dedi. MSN’imi verdim. Çünkü adamın çok zengin olduğunu öğrendiğim anda, kocamın yediği altınları tekrar nasıl yerine koyacağım sorununa kafamda bir çözüm bulmuştum. Eğer bu fikrim gerçekleşirse, hem zevk alacaktım, hem borçları ödeyecektim. Bu düşünceyle Webcamı açtım. Ve Webcamı açmamla birlikte adamın aklını da başından aldım :))

Tanıştık. Adamın adı Emir imiş, İstanbul’dan gelmiş.  İzmir ’e 55 km uzaklıkta ilçede oturuyormuş. Biraz Webcam Chat yaptıktan sonra beni çok beğendiğini söyledi ve benden Telefon numaramı istedi. Tabi önce kendimi naza çektim, sonra Telefon numaramı verdim. Hemen aradı, konuştuk. Birkaç gün sürekli aradı ve konuştuk. En sonunda benimle birlikte olmak istediğini söyledi. Ben de, “Olurdum ama şu sıralar moralim çok bozuk!” dedim. “Neden bozuk söyle, derdin nedir? Bu dünyada halledilmeyecek birşey yok!” dedi. Ben de durumu açık açık söyledim. “Kafana taktığın şeye bak! Para hiç sorun değil, sana 16 değil 26 Cumhuriyet altını feda olsun, yeter ki benim ol!” dedi.  Biraz garip bir duyguydu Paralı Sex fakat “Tamam!” dedim, kabul ettim…

Kocam görevi nedeniyle 3 günde bir eve gelirdi. Emir’le akşam saat 21:00 de anlaştık, çocukları uyuttuktan sonra onu eve alacaktım. Bu arada, biri 7 yaşında ve diğeri 21 aylık, 2 oğlum var. Onları uyuttum. Emir dışarda iki dakikada bir arıyor, “Heyecandan ölmek üzereyim, çocuklar uyumadı mı?” diye soruyordu. Ne yalan söyleyim, benim de kalbim yerinden fırlayacak gibi olmuştu, amımın suyu akmış külotumu ıslatmıştı. Ve nihayet beklenen an geldi, Emir elinde hediye paketiyle içeri girdi, içeri girmesiyle de hoyratça dudaklarıma yapışması bir oldu. İkimiz de ayakta kendimizi kaybettik, deliler gibi öpüşüyorduk. Ben dayanamadım elimi Emir’in sikine attım, pantolon üzerinden hem okşuyor, hemde deliler gibi öpüşüyorduk…

Emir de dayanamadı, direk üstümü, yani tişortümü çıkardı, sütyenimin kopçasını açıp, deliler gibi memelerimi emmeye başladı. Ben de kemerini çözüp pantolonunu dizine kadar indirdim. Siki baksırın içinde çadır kurmuş ve bir an önce çıkarılmayı bekliyordu. Hiç bekletmeden baksırını da çıkardım, önünde diz çöktüm ve deliler gibi yalamaya başladım. Taşaklarının tümünü ağzıma alıp hafif dişliyordum. Emir kendinden geçmiş bir şekilde, “Orospu , tam bir fahişe gibi sevişiyorsun!” diyerek hırıltıyla ağzıma boşaldı. Yutabildiklerimi yuttum, geri kalanı çenemden, memelerimin ortasından, göbeğime kadar süzüldü. Emir hemen çekyatın üstüne yığıldı…

Benim amım vıcık vıcık olmuştu, amımın suyunu parmaklarımla alıp Emir’in inmiş sikine sürüp sıvazlıyordum. Çok geçmeden siki yine taş gibi oldu ve ben daha fazla dayanamayıp direk üstüne çıkıp, sikini amıma yerleştirdim ve deliler gibi zıplamaya başladım. Emir de kendinden geçmiş bir halde, “Oohhhhhhh orospum, horozun seni sikmeye, parçalamaya geldi!” diyerek alttan pompalıyordu. Sonra beni üstünden indirdi, yere uzandırıp misyoner pozisyonda bacaklarımı açıp, direk amıma soktu. Amım çok dardır, iki doğumumu da sezeryanla yaptım. Zaten çatı darlığı da olduğu için amım kız amı kadar dardır. Misyoner pozisyonda çok fazla git gel yapmadan Emir içimde patladı. Sikini çıkardığında kan olmuştu. Emir şok olmuştu. Peçeteyle silerken, “Evli olduğunu bilmesem, bakiresin derdim!” dedi.

Anlayacağınız Emir’in siki kocamınki kadar büyük olmamasına rağmen, neden bilmiyorum ama fena yırtmıştı beni. Ama ben zevkten kendimi kaybettiğim için hiç acı hissetmedim. Çırıl çıplak birbirimize sarılarak biraz uzandık. Ama emir zevkten ağzı kulaklarında, hayran hayran bana bakıyordu. Ben de elimi sikine attım, okşayıp tekrardan sertleştirmeye çalışıyordum. Çünkü daha beni domaltarak sikecekti. Telefonda söylemiştim, benim en çok sevdiğim, dizlerimin bağı çözülen tek pozisyon domaltılarak sikilmek diye.

Nihayet Emir’in siki tekrar taş gibi oldu. “Yat aşağı orospu !” diyerek, beni yatırdığı gibi bacaklarımı ayırdı ve amıma yumuldu, yalamaya başladı. Amımın tümünü ağzına alıp, deliler gibi emiyordu ve beni delirtiyordu. O bana orospu dediği için, ben de, “Ohhhhh! Ne güzel yalıyor pezevengim!” diyor, hemde inliyordum. Emir, “Pezevengin şimdi yine amını yırtacak orospu, hemde domaltarak!” diyerek beni 4 ayak pozisyona getirdi. Sikini hiç ıslatmadan, zaten yalanmaktan ve suyumun akmasından amım vıcık vık olmuştu, direk taş gibi sertleşmiş sikini arkadan amıma geçirdiği gibi kökledi…

Ben uçmuştum artık, kendimi kaybetmiştim, “Sik beni orospu çocuğu, erkek gibi sik, piç kurusu, pezevenk seni!” diyerek onun beni dahada sert sikmesi için gaza getiriyordum. O da, “Sikiyorum işte orospu! Sen sikişe doymuyorsun, aslında sana 4-5 beş yarak aynı anda koyulması gerekiyor, ancak ozaman doyarsın, fahişeee!” diyerek, gittikçe dahada sert sikiyor, beni deli ediyordu. Orgazm üstüne orgazm yaşadım, kaç defa Orgazm oldum bilmiyorum. Sonunda Emir de daha fazla dayanamayıp içimde patladı…

O gece, Emir beni sabaha kadar defalarca sikti. Sabah çocuklar uyanmadan da gitti. O gittikten sonra ben duşumu aldım, biraz uyuyacaktım ki, aklıma bana getirdiği hediye paketi geldi. Hemen açtım baktım. Harbiden de, 16 değil, tam 26 tane Cumhuriyet altını vardı. Tabii hemen altınları sakladım, kocamın eline geçerse yine satıp yer diye. Emir’le halen ilişkimiz devam ediyor, kocamınsa hiçbir şeyden haberi yok. Emir bana söz verdi, “Parayı asla kafana takma, maddi olarak her türlü destekte bulunacağım sana!” dedi. Ve bu sözünü de tuttu, çocuklarım adına açtığı hesaba her ay yüklü bir miktar para yatırıyor. Kocamı çok seviyorum, ama kocam çok hovarda, asla benim ve çocuklarımın geleceğini düşünmez. Napayım, ben de böyle bir yol buldum. Üstelik Emir çok güzel beceriyor beni, hem de tüm ihtiyaçlarımı karşılıyor, bana değer veriyor.

Emir’in bir fantazisi var, sürekli, “Seni o boynuzlu kocanın yanında sikmek için neler vermezdim!” deyip duruyor. Şu anda bilmiyorum ama, belki ilerleyen zamanlarda bu fantazisi gerçekleşir. Çünkü kocam da grup sekse biraz meyilli, birkeresinde benimle sevişirken, “Şimdi başka bir erkek daha olsa da, aynı anda seni becersek, ne güzel olurdu!” demiş ve inanılmaz bir biçimde boşalmıştı. Sonra da o konuyu birdaha açmamıştı. Bundan yola çıkarak, belki ilerleyen zamanlarda onu da aramıza alırız diye düşünüyorum.

Eylül..

1180 gösterim, 1 gün

Sayfa 6 of 8 1 4 5 6 7 8
  • İçeri bir baktım, karım serdal’la sikişiyor!

    Tarafından AÇIK 04 Nisan 2015 - 0 Yorumlar

    İçeri bir baktım, karım serdal’la sikişiyor!. Tatilde eşimle Antalya, Side’ye gitmek için yola çıktık. Bayram arifesiydi. Bayram süresince kalacaktık. Özgürlük arıyorduk, değişik yer ve ortamlarda bulunmak bize zevk veriyordu. Çünkü dilediğimiz gibi davranıyorduk. Eşim harika bir kadın, fiziğide öyle. Aramızda hiç bir konuda kısıtlama yok. Arabamızla yola koyulduk, hava çok güzeldi. Antalya’ya yaklaştıkca hava dahada […]

  • Seni kocanın yatağında sikmek istiyorum!

    Tarafından AÇIK 03 Şubat 2015 - 0 Yorumlar

    Seni kocanın yatağında sikmek istiyorum!. 27 yaşında, evli bir bayanım, çocuğum yok. Benden 15 yaş büyük kocamla, ben üniversite sınavlarına hazırlanmak için dersaneye giderken tanıştım. Despot baba evinin baskısından sonra, onun beni el üstünde tutan, sevecen davranışlarına kandım. Bana ve ev halkına aldığı güzel hediyeler, iltifatlar, zenginliği, hem beni hem ailemi ikna etti. Üniversite planlarım çöpe […]

  • Aklım kaynımın yarağındaydı, onu içime alacaktım!

    Tarafından AÇIK 03 Nisan 2015 - 0 Yorumlar

    Aklım kaynımın yarağındaydı, onu içime alacaktım!. Evli, kapalı, bir bayanım. Kocamla sex yaşantımız başlarda fena değildi, yani kocam hastalanıncaya kadar. Şeker hastası olan kocamın artık siki kalkmıyor ve erkeklik görevini yerine getiremiyordu. Durum böyle olunca da kocam amımı yalayarak ve parmaklarıyla benim orgazm olmamı ve boşalmamı sağlıyordu. Kocam üzülmesin diye ona hiç birşey belli etmiyordum, […]

  • Orospu çocuğu çıkar lan yırttın götümü!

    Tarafından AÇIK 01 Nisan 2015 - 0 Yorumlar

    Orospu çocuğu çıkar lan yırttın götümü!. Karımla evlenmeden önce tüm kız arkadaşlarımla anal, ilişkiye girmiş, çoğunu ilk ben milli yapmıştım. Bunları evlenmeden önce karıma anlattığım için, bendeki bu göt sikme arzusunu bilir. Ama karımla hiç anal seks yapmamıştım. Nezaman karımı götten sikmek istesem, sürekli hayır diyordu. Karımı çok sevdiğim için de, evlendikten sonra onu hiç […]

  • Yavaş ol orospu çocuğu!

    Tarafından AÇIK 11 Şubat 2015 - 0 Yorumlar

    Yavaş ol orospu çocuğu!. Bodrum’daki çılgın tatilimizin üzerinden bir ay geçmiş, Haziran sonunda İstanbul’a gitmem gerekmişti. Eskort kızlar da yeni sevgilileriyle Bodrum’dan Yunan adalarına geçtiler. İstanbul’da tek başıma biraz canım sıkılıyordu. Alışveriş yaptım. Ortaköy’e indim. Deniz havası, Türk kahvesi ile kendimi avutuyordum. Telefonum çaldı. “Kızım İstanbul’lara geliyorsun, haberimiz yeni oluyor, aşkolsun!