Artık bende götümü onun yarağına itiyordum.

Aldatma Seks Hikayesi ✔️, Anal Seks Hikayesi ✔️, Bayan Seks Hikayesi ✔️, Escort Seks Hikayesi ✔️, Evli Seks Hikayesi ✔️, Fantazi Seks Hikayesi ✔️, Olgun Seks Hikayesi ✔️ 03 Nisan 2015

Artık bende götümü onun yarağına itiyordum..

1.60 boyunda, kumral, yeşil gözlü, ince belli, dik göğüslü, iri kalçalı, kısacası eli yüzü düzgün, seksi, ve sikişmeyi çok seven, isterik, escort, ruhlu bir kadınım. Kocamla 9 yıllık evli, ve bir çocuk sahibiyiz. Kocam kamyon şöförüdür, yani kocam çalısır ben yerim. Huzurum da yerindedir. Kocam seferden geldimi, sabaha kadar beni siker, gecelik, amımın hakkını verir. Sefere gitti mi bazen haftalarca gelmez, benimse canım her an yarak yemek ister. Beni gören erkeklerin tamamına yakını beni sikmek istercesine bakar, ama kocamı sevdiğim için kimseye pas vermezdim.

Evin işleri dışında yapacak bir işim olmadığı için, sürekli internete girer, sikiş hikayeleri okur, daha da azarım. Haftada bir sefer de komşularla gün yaparız. Günleri bilirsiniz işte, pastalar börekler yapılır, çaylar içilir, tabi bunların yanında dedikodu yapılmadan olur mu? Olmaz! İşte kadınların kimisi kocasının nasıl siktiğini, kimisi kocasını boynuzladığını, kimisi götten sikilmenin zevkini, kimisi Pornofilmi izleyip öyle sikiştiklerini falan anlatıyordu. Ben de hiç Pornofilm izlememiştim, meraklandım, “Bir film verin de, ben de izleyeyim, merak ettim nasılmış, anlattığınız kadar varmıymış?” dedim. Komşumuz olan Rabia, “Bende var kız, eve giderken vereyim de izle!” dedi ve konu kapandı. Yedik içtik, herzamanki gibi dedikodumuzu yaptık, eve dönme vakti Rabia ile beraber çıktık. Yolda Rabia, kocası ile beraber izlediklerini ve bu sayede kocasının kendisini götten siktiğini ve götten sikilmenin amdan sikilmekten zevkli olduğunu ve artık kendisinin sürekli götten sikilmek istediğini anlattı. Hatta benimle dalga bile geçti, “Sen halen götünü siktirmedin mi?” diye ve bana götten sikişmeli filmler vereceğini söyledi…

Böyle konuşa konuşa Rabianın evinin önüne geldik. Rabia, “Bekle getireyim!” dedi ve eve girdi. Elinde 8-10 tane CD filmle geri geldi. Filmleri aldım, ama içimde bir heyacan fırtınası koptu, koşar adım eve geldim, filmlerin bir tanesini CD-Playere taktım ve izlemeye başladım. Ama izlerken her yanımı ateş bastı. Açıkcası canım yarak çekmeye başladı, ama kocam seferde idi. Ben de kocamın bana aldığı kara gün dostum Plastik Yarakla amımı doyurdum. Hem film izledim, hem de Plastik yarağı amıma soktum, amımın ateşini söndürmeye çalıştım. Ama izledikçe ateşim söneceği yerde, daha da azıyordum. Rabianın verdiği filmlerin hepsini sabaha kadar izledim. Artık ben de götten siktirmek istiyordum, çünkü izlediğim filmlerde götten sikilen kadınların çok zevk aldıkları belli oluyordu. Fakat bir sorun vardı, kocamın evlendiğimizden bu yana, götümü sikmek gibi bir düşüncesi ve arzusu asla olmadı. Yani göt deliğime eli bile değmedi. Kocama da diyemezdim ki, “Beni götümden sik!” diye…

Neyse aradan bir kaç gün geçti. Kocam yine seferde idi. Rabia bana misafirliğe geldi. Çaydı pastaydı derken, konu döndü dolaştı yine sexe geldi. Rabiaların evi iki katlıdır, katın birinde kendileri, birinde de kiracıları oturur, iki tane Üniversite öğrencisi. Rabia kocasının kendisini yeteri kadar sikemediğini ve bu yüzden de kocasından habersiz kendisini öğrencilere siktirdiğini, istersem beni de siktirebileceğini söyledi. Ben de kesinlikle kocamı aldatmayacağımı söyledim. Ama Rabia öğrecilerle sikişmelerini öyle bir ballandıra ballandıra anlatıyordu ki, anlattıkça benim amım karıncalanmaya başlamıştı. Rabia ikisi ile grupseks yaptığını da anlattı ve “Sen grubu boşver, baştan Furkanla bir sikiş!” dedi. (Furkan öğrencilerden birinin adı). Ben de laf çıkarsa kocamın beni boşayacağını falan anlattım. Ama Rabia, “Çocukların ağzı sıkı, benden de birşey çıkmaz, herşey aramızda kalır! Ben bu gece Furkanı sana gönderiyorum, haberin olsun!” dedi ve çıktı gitti…

Rabia gittikten sonra iki arada bir derede kaldım, hem istiyordum, hem de korkuyordum. Sonunda ne olacaksa olsun deyip, işi oluruna bıraktım. Çocuğumu erkenden uyuttum, hemen bir banyo yaptım, güzelce temizlendim, amımın kıllarını traş ederek kaymak gibi yaptım, yani artık sikilmeye hazırdım. Saat gece 11’i az birşey geçe Rabia telefon açtı, “Furkan yola çıktı, size güzel sikişmeler! Furkanla yeni film de gönderdim!” dedi ve kapattık. Aradan 10 dakika geçti geçmedi, kapının zili çaldı. Ama ben heyacandan ölüyordum. Kapıyı dizlerim titreye titreye açtım, Furkanı içeri aldım. Elinde bir poşet vardı, içeri girer girmez, daha koridordayken bana sarıldı, ama ben elinden kurtuldum. Neyse salona geçtik, ama ben çok gergindim. Furkan Rabianın gönderdiği CD’yi bana uzattı, sonra poşette Bira da getirmiş, birer tane açtı ve “Al iç, rahatlarsın!” dedi. Ben de aldım. Ama o güne kadar hiç alkol kullanmamıştım. Bira soğuktu, tadı da fena değildi, Birayı 3-4 dikmede bitirdim…

Birer Bira daha içtikten sonra Ferhat, “Filmi izleyelim mi?” diye sordu. CD-Player yatak odasında idi, “Tamam, izleyelim.” dedim ve kalktık Biraları da aldık yatak odasına geçtik. Ferhat filmi taktı, yatağa oturduk, bir yandan izliyor bir yandan da Bira içiyorduk. İlk defa bir erkekle Pornofilmi izliyor ve Bira da içiyordum, üstelik o erkek beni sikmek için gelmişti. Yaşadığım heyecanı tarif edemem. Üçüncü Biradan sonra iyice gevşedim ve rahatladım. Ferhatla birlikte yatağa uzandık ve filmi öyle izlemeye devam ettik. Film çok güzeldi, götten sikişmeli bir filmdi, orusbu Rabia bilerek göndermişti. Amım sulanmış ve götüm de kaşınmaya başlamıştı. Ferhatın yarağı da kalkmıştı ve pantolonunun önünü kabartmıştı. Yarağına elimi atmamak için kendimi zor tutuyordum. Nasıl oldu anlamadım, Ferhat birden beni kendine çekti ve dudaklarımız birleşti. Ateşli bir biçimde öpüşüyorduk, bir yandan da soyunuyorduk. Bira beni çakırkeyif yapmıştı, artık herşeyi isteyerek yapıyordum. İkimiz de çırılçıplak soyunduktan sonra Furkanın yarağını elime geçirdim ve deli gibi yalamaya başladım. Kocam 20 gündür seferde idi, Adanadan karpuz taşıyordu, yarağa hasret kalmıştım…

Yine nasıl olduğunu anlamadan 69 pozisyonunda bulduk kendimizi, ben Furkanın yarağını yalarken, Furkan da benim amımı yalıyor, götümü okşuyor, parmaklıyordu. Ben amımın yangınını biran önce söndürmek için Ferhatı sırtüstü yatırıp, bir çırpıda yarağının üzerine oturdum ve derin bir Ohhhh çektim. Yarağın üzerinde Atın üzerinde zıplar gibi zıplıyordum. Daha birkaç zıplamadan sonra ilk Orgazmımı olmuş ve boşalmıştım. Saatlerce zıplayabilirdim bu şekilde, ama fazla sürmedi, Ferhat da dayanamadı ve içime boşaldı. Çocuk utana sıkıla, “Kusura bakma, ilk seferde hep erken boşalıyorum, bundan sonrakiler uzun sürer…” dedi. Ferhata, “Ben de boşaldım!” diyerek öptüm ve kalktık banyoya gittik. Güzelce yıkandık temizlendik, tekrar yatak odasına geldik. Film halen oynuyordu, uzandık izlemeye devam ettik. Filmde erkek kadını domaltmış götünden sikiyordu. Furkan, “Ben de seni götünden sikmek istiyorum!” dedi.

Arkadaşlarım ilk seferde çok acıdığını söylüyorlardı, “Acımaz mı?” dedim. “Ben acıtmadan sikerim, sen merak etme!” dedi ve biz yine oynaşmaya basladık. Kıtlıktan çıkmış gibi yalıyordum yarağını. Furkan beni domalttı ve göt deliğimi yalamaya başladı. Götümün deliğini yalamasından çok zevk alıyordum. Götümü yalarken bir yandan da parmağını amıma sokuyordu. O yalarken ben de amımı okşuyordum. Az sonra parmağı ile göt deliğimi yoklamaya, sonra da parmağını götüme sokmaya başladı. Sonra yarağını amıma soktuğunda amım yanıyor, zevk sularım damlıyordu. Amıma birkaç kez gidip geldikten sonra, götümün deliğine tükürüp, yarağını götüme dayadı ve yavaş yavaş yüklenmeye başladı. Ben kendimi sıkıyordum ve yarak bir türlü götüme girmiyordu. Bana, “Kendini sıkma, sıkarsan acır!” falan diyordu…

Kendimi gevşek bırakınca yarağının ucu girmişti, ama canım da yanmıştı. Bir süre bu şekilde bekledikten sonra, yavaş yavaş götüme sokmaya devam etti. Acısa da sonunda yarağının tamamı girdikten sonra nasıl rahatladığımı ve aldığım zevki anlatamam. Artık bende götümü onun yarağına itiyordum. Birkaç kez sokup çıkardıktan sonra ise aldığım zevk gittikçe artıyordu. Artık götten sikilmenin zevkini almıştım ve daha hızlı sokup çıkarmasını istiyordum. O hızlandıkça tarif edilmez bir şekilde aldığım zevk de artıyordu. O anda kocama nekadar kızdığımı tahmin edemezsiniz, götümü hiç sikmediği için. Neyse, Furkan götümü yarım saate yakın sikti ve götümün içine boşaldı. Ben de, o götümü sikerken amımla oynarak boşalmıştım. İkimiz de müthiş rahatlamıştık. Dinlene dinlene, sabaha kadar, amdan götten sikiştik ve sonra Furkanı yolcu ettim.

Daha sonraki günlerde kocam nezaman uzun süreli sefere gitse ve amım götüm nezaman yarak istese Rabiaya söylüyordum, o da (kendisi Furkanla sikişmediği zaman) Furkanı bana gönderiyordu. Şu sıralarda Rabia tutturdu, “Şenaycığım bir kere de Furkanı arkadaşıyla birlikte yollayım da üçlü grup yapın! Aynı anda hem amına hem götüne yarak girmesi kadar zevkli birşey yok! Hatta onlarla birlikte ben de geleyim de dörtlü yaparız!” diye. Şu anda buna hazır değilim ama, hani düşünmüyor da değilim…

Şenay.

1300 gösterim, 0 gün

Amımı kasarak sikini bir süre sıkıp bırakmadım!

Bakire Seks Hikayesi ✔️, Bayan Seks Hikayesi ✔️, Fantazi Seks Hikayesi ✔️, Kızlık bozma Seks Hikayesi ✔️, Liseli Seks Hikayesi ✔️, Olgun Seks Hikayesi ✔️ 03 Nisan 2015

Amımı kasarak sikini bir süre sıkıp bırakmadım!.

18 yaşında, liseli, bir kızım. 4 kardeşiz, en küçükleri benim. Annem babam ve 2 kardeşim tarlaya giderken, Traktörün su kanalına devrilmesi sonucu vefat etti. O zaman 14 yaşında çıtır, bir kızdım. İzmit’te çalışan Dayım önce beni yanına aldı, sonra o civarda bir köyde oturan ve yalnız yaşayan Mehmet Beyin yanına yardımcı olarak yerleştridi. Çünkü Dayımın da 5 çocuğu vardı ve Yengem huysuzluk yapıp duruyordu. Mehmet Bey 55 yaşındaydı ve yeni emekli olmuştu. İzmir‘de Subay olan bir çocuğu vardı. Mehmet Beyin oturduğu ev bahçe içinde, köyden oldukça uzakta, orman yakınında, 2 katlı, küçük bir yüzme havuzu da olan bir Villaydı. Ben elimden geldiği kadar ev, yemek işlerinde yardımcı oluyor, ona bir nevi evlatlık yapıyordum. O da benim bir dediğimi iki etmez, çocuğu sayardı.

Mehmet Beyin yanına geldiğimden beri tüm giyim kuşamım, saçlarımın şekli değişmiş, 1 yılda modern bir kız olup çıkmıştım. 15 yaşıma geldiğimde artık ergenlik çağıma girmiş, göğüslerim büyümeye, kalçalarım biçimlenmeye başlamıştı. Bir gün alışverişe çıktığımızda Mehmet Beye (utana sıkıla) Südyen almam gerektiğini söyledim. Mehmet Bey de beni bir içgiyim mağazasına götürerek, “Ne istiyorsan al.” dedi. 4-5 tane Südyen beğenmiştim. Mehmet Bey de beğendiklerimin hepsini ve extradan kendi beğendiği bir takım almıştı. Siyah, tamamen dantelden oluşan bir takımdı. Biraz utanmıştım ama çok sevinmiştim. Südyen takmaya başladığımdan beri hep aynada kendimi seyretmeye bayılıyordum. Cinsel dürtülerim başlamış, geceleri biraz zor uyur hale gelmiştim. Ve bir gece, o zamana kadar dikkat etmediğim bir şeye şahit oldum: Mehmet beyin banyoya girdiğini duydum, biraz sonra banyodan ‘Şak Şak Şak…’ sesleriyle karışık inlemeler Oh’lamalar gelince, merak ettim banyonun kapısına gittim…

Kapının deliğinden gizlice baktığımda, Mehmet Bey kendi kendini tatmin ediyordu. İlk defa bir yetişkin erkeğin sikini görmüştüm. Mehmet beyin avucunun içine sığmayan, ucu neredeyse morarmış, damarları şişmiş sikini sıvazlarken gördüğümde içim bir tuhaf olmuş, içgüdüsel olarak elim amıma gitmişti. Mehmet Bey anlamasın diye hemen odama döndüm. Yatağıma girince ben de amımı ovuşturmaya, okşamaya başladım. Amımı okşadıkça içim daha da tuhaf oldu ve daha önce hiç tatmadığım bir zevk her yanımı sarmış, ateş basmıştı. Amım sulanmaya başlamış, parmaklarımı içine sokasım gelmişti. Fakat sokmadım, amımı sadece dört parmağımla bastıra bastıra okşuyordum. Amımdan birden sanki şelale gibi sular gelmiş ve apışaram vıcık vıcık olmuştu. O geceden sonra, hemen hemen her gece, gizlice Mehmet beyin kendini tatmin etmesini seyretmek, onun sikini görmek, sonra da yatağıma girip kendimi tatmin etmek benim için kaçınılmaz olmuştu…

Günler böyle geçti, 16 yaşıma yaklaştım. Yaz ayları gelmişti, artık havuza girmeye başlamıştık. Küçük bir havuzdu 15-20 metrekare falandı. Havuzda Mehmet Beyle yüzer, top oynar, batırmaca yapardık. Mehmet Bey bazen arkamdan gelip, beni koltuk altımdan tutarak kaldırır suya atar, yada omuzlarımdan bastırıp suya batırırdı. Havuzda oynaşırken, bilerek kalçalarımı Mehmet Beyin önüne yapıştırırdım. Yine böyle birgün kalçalarımı yapıştırdığımda sikinin serleştiğini farkettim, fakat hiç aldırmadan devam ettim. Çünkü o sertleşmiş sikini arkamda hissettikçe içimde büyük zevk şelaleri akıyordu. Kalçalarımı bilerek önüne yapıştırdığımı Mehmet bey de farketmişti, ama hiç tepki vermiyordu. Ama kafama koymuştum birkere, artık ben o siki yemek istiyordum…

Bu arada Doğumgünüm de gelmişti. Mehmet Beyle çarşıya çıktık, bana hediye alacaktı. İzmite inmiştik. Pastaneden güzel bir Doğumgünü pastası aldık. Sonra bana, “Hediye ne alayım?” diye sorduğunda, hiç tereddüt etmeden “İç çamaşırı istiyorum! İç çamaşırlarını çok seviyorum!” dedim. Mağazaya girdiğimizde, bu sefer Mehmet Beyle birlikte seçtik. Yine aynı siyah renkte, tamamen dantelden oluşan, Baby Doll’ü bir takım seçtik. Nekadar çok sevindiğimi anlatamam. Eve döndüğümüzde akşam olmuş, hava kararmıştı. Önce Pastayı yedik. Saat 8 civarı Mehmet Bey mangalı yakıp köfteleri pişirirken ben de sofrayı hazırladım. Köfte ve etler pişmişti. Mehmet Bey içeriden bir şişe kırmızı şarap getirdi ve (ilk defa) bana da kadeh doldurdu. “Hadi bakalım Doğumgünün şerefine!” diyerek içmeye başladık. Tabi ben birinci kadehten sonra çakır keyif oldum. Yemeğimizi bitirmiştik. Ormanın serinliği de gelince içeri geçtik, Şarap içmeye içerde devam ettik…

Okadar sevinçliydim ki, kaç kadeh içtiğimi saymıyordum bile. Ama sadece benim değil, Mehmet Beyin kafası da çakır olmuştu. İkimiz de çok neşeliydik. Mehmet Bey bir şişe Şarap daha açtı, onu da yarıladık. Mehmet Beye Doğumgünüm için aldığı hediyeye teşekkür ettim. Mehmet Bey de, “Beğendiğine sevindim, ben de çok mutlu oldum!” deyince, ben, “Hemen geliyorum!” diyerek odama gittim. Yeni aldığımız iç çamaşırları giydim. Üzerime de Baby Doll’ü giyip salona döndüm ve TV deki Mankenler gibi, kollarımı yanlara çarak, “Ta Taaaam! Nasıl duruyor üzerimde? Güzel mi?” dedim. Etrafımda bir iki kez dönüp, yine Manken edasıyla Podyumda yürür gibi yürüyerek, koltukta oturan Mehmet Beyin kucağına, bir çocuk edası ile oturdum. Ve boynuna sarılarak yanağı ile dudağı arasına uzunca bir öpücük kondurudum. Kalçalarımla, Mehmet Beyin sikinin yavaş yavaş sertleştiğini hissetmeye başlamıştım bile. “Ee, nasıl olmuş, yakışmış mı?” diye sorduğumda, Mehmet Bey yutkunarak, “Hatice yavrum, bir içim su olmuşsun!” diyebildi. Bu arada siki de adamakıllı kalçalarıma bastırmaya başlamıştı. Siki o kadar sertleşmişti ki, sanki şortunu ve külodumu delecek gibiydi…

O anda birden öpüşmeye başladık. Dudaklarımız birbirine öyle bir yapıştı ki, dillerimiz birbirine dolanıyordu. İkimiz de müthiş bir şehvet denizine giriverdik. Mehmet Beyin elleri bir anda her yerimdeydi. Ben de elimi onun şortunun içine sokmuş, sertleşmiş sikini kavramış, sıvazlamaya başlamıştım. Mehmet Bey beni kucakladığı gibi kalktı, beni kucağında yatak odasına götürdü. Beni yatağın üzerine yatırarak, bir anda çırıl çıplak soyundu. Siki dimdik duruyordu, damarları çıkmış, başı mosmor bir mantar gibiydi. Sonra da beni soyup, üzerimde ters dönerek dili ile amımı dillemeye başladığında adeta kendimden geçmiştim. Kalçalarımı kaldırıp amımı Mehmet Beyin yüzüne bastırırken, Mehmet beyin sertleşmiş siki de suratıma, dudaklarıma değiyordu. Sikinin başı dudaklarıma değdiğinde öpmeye dilimle yalamaya başlamıştım. Onun dili bir ara amımdan içeriye girip de, dilini amımın içinde oynattığında, inlemelerim birdenbire böğürtüye dönüştü. Bir an kasılıp am sularım bir şelale gibi boşalmaya başladı. “içime gir artık nolursun! İçime girrrr!” diye titreyerek yalvarmaya başladım.

Mehmet Bey bir anda üzerimde dönerek bir göğsümü ağzının içine alıp emmeye başladı. Bu esnada apış aramda, amımın tam ağzında sikini hissettim. Bacaklarımı Mehmet Beyin beline dolamaya çalışırken, onun siki de yavaş yavaş kayganlaşan amımdan içeriye girmeye başlamıştı. Gireken zorlanıyordum, ama bir anda yüklenmesi ile, tiz bir çığlık atmam bir oldu. Kızlık bozma, tadını yaşamış, kızlık zarım yırtılmış ve sikini köküne kadar almıştım. Bir müddet öylece kaldı. Sonra avaş yavaş girip çıkmaya başladığında içimde volkanlar patlıyordu sanki. Acının yerini müthiş bir zevk almıştı. Bacaklarımla Mehmet Beyi kendime yapıştırarak, o sikin en derinime kadar girmesini sağlıyordum ki, tekrar kasılmaya başlamıştım. Amımdan yeniden sular gelmeye başlamış, adamakıllı kayganlaşmıştım artık. Mehmet Bey hızlı hızlı gidip gelirken, “Ahhh, Oooohh…” diye inleyerek basıtırıyordu. Ve birden içime birşeylerin fışkırmaya başladığını hissettim. Mehmet Bey de kendini bana kenetlemişti. Amımı kasarak sikini bir süre sıkıp içimden bırakmadım! Bu ne büyük bir zevkti Tanrım!

Yarım saate yakın o vaziyette yattık. Sonra beraber duşa girip birbirimizi yıkayarak tekrar yatakodasına döndük. Çarşaf kan içindeydi, hemen değiştirdim ve birbirimize sarılarak uyuduk. Sabaha karşı bir kere daha aynı şekilde seviştik ve sikiştik.

Bu böyle 2 yıldır devam ediyor, yaşım 18’e geldi, artık karı koca gibiyiz. Bu güne kadar arkamdan hiç yaptırmadım, ama artık arkamdan sikmesine de müsade edeceğim!

Hatice..

1324 gösterim, 0 gün

Sikini emmek istiyorum ama başı ağzıma girmiyor!

Bayan Seks Hikayesi ✔️, Evli Seks Hikayesi ✔️, Grup Seks Hikayesi ✔️, Ofiste Seks Hikayesi ✔️, Olgun Seks Hikayesi ✔️, Swinger Seks Hikayesi ✔️ 03 Nisan 2015

Sikini emmek istiyorum ama başı ağzıma girmiyor!.

22 yıllık evli, çiftiz. İlk başlarda gecelik, sikişirdik, zamanla aralar uzamaya başladı. Son zamanda artık iki ayda bir falan sikişmeye başladık. Ara uzadıkça ben de başka erkeklere bakmaya, onların beni nasıl becerdiğini hayal etmeye başladım. Tatmin olmak için Mastürbasyon yapmaya, amıma salatalık gibi şeyler sokmaya, daha sonra da kocamdan gizli aldığım vibratörle kendimi tatmin etmeye başladım. Ama gerçek, yarağın yerini tutmuyordu.

Bundan bir ay önce şirketi denetlemeye Maliyeden iki Müfettiş bey geldi. Birtanesi (Ahmet bey) 50 yaşlarında, diğeri (İzzet Bey) 35 gibiydi. İkisi de hafif göbekli, ama çok naziktiler. Sıra benim evraklarıma gelmişti, istedikleri evrakları getiriyordum. Ahmet bey bilgisayarda bir belge açmamı istedi. Yanına sandalyemi çektim, belgeyi açarken bacağım Ahmet beyin bacağına değdi. Bu kısacık temastan dolayı içimi bir sıcak bastı ve elimde olmadan bacağımı bacağına değdirmeye devam ettim. Ahmet bey kısa bir an bana bakıp gülümsedi. Parfümünün kokusundan dolayı, Ahmet bey bana o an çok çekici geldi ki, resmen amım sulanmaya başladı. Utanmasam ve çekinmesem orda elimi amıma atıp Mastürbasyon yapabilirdim. O derece olmuştum yani. Ahmet bey de durumu anlamış olmalıydı ki, işi yavaştan alıyordu. Sonunda mesai bitimine doğru, “Bugün bitmeyecek, yarın sabahtan devam ederiz!” deyip ayrıldılar. O gece evde Ahmet beyi hayal ederek kendimi defalarca tatmin ettim.

Ertesi sabah biraz daha kısa eteğimi giydim gittim işe. Mesai başlar başlamaz yine geldiler. Saat 11’e doğru benim defterlerimin inceleme işlemi bitti ve Ahmet beyle sohbete başladık. Saat 12’ye doğru müdürüm geldi ve benden müfettişleri yemeğe götürmemi, onun işi olduğu için gelemeyeceğini söyledi ve “Aman elinden geleni yap Filiz hanım, bugün öğleden sonra izinlisin!” dedi. Ben de, “Merak etmeyin müdür bey!” dedim ve biz çıktık. Ahmet bey arabayı kullanıyor, ben yanında, İzzet bey de arkada, iki koltuk arasından kafasını uzatmış Ahmet beye birşeyler anlatıyordu. Ben kemer bağlarken, zaten kısa olan eteğim açılmış, yandaki yırtmacımdan külodum görünmüştü. Eteğimi biraz düzelttim ama yinede Ahmet beyin ve İzzet beyin bakışlarının bacağıma odaklandığını hissedebiliyordum…

Müdürümüzün rezervasyon yaptığı lüks restoranda yemeğimizi yerken, bana iltifat etmeye başladılar. Ahmet bey bana, “Yemeğin yanında biraz alkol alırmıyız Filiz hanım?” diye sordu. Ben de, “Şarap içelim!” dedim. Bir şişe şarap bitti, ikinciyi söylediler. Başım hafif dönüyor, biraz daha rahatlamış ve gülüyordum. İkinci şişe şarap da bittiğinde artık birbirimize erotik fıkralar anlatıyor, hafiften birbirimizin eline koluna dokunuyorduk. Ben hesabı istedim ve şirkete fatura etmelerini söyleyerek kalktık. Arabaya bindiğimizde benim eteğim iyice sıyrılmıştı ve artık düzeltme gereği hissetmiyor, atık külodumun görünmesinden rahatsız olmuyordum. Yola çıktık, Ahmet bey bana, “Çok güzelsin Filiz hanım, bacakların çok sexy!” dedi. İzzet bey de arkadan saçımı okşuyor, saçlarımın mis gibi koktuğunu söylüyordu. Ahmet bey bacağımı okşarken, İzzet bey de boynumu öpmeye başladı. Amım sulanmış, artık ben de onları istiyordum…

Ahmet bey bana, “Otele gidelim mi Filiz hanım?” diye sorunca, gözlerine bakarak, “Evet!” dedim. Otele geldik. Otelin barında birer kadeh daha şarap içtikten sonra Ahmet bey Resepsiyondan bir oda kiralayıp geldi ve İzzet beye, “Biz Filiz hanımla odaya çıkacağız, sen de biraz sonra gelirsin!” dedi. İzzet bey de gülerek, “Tamam abi!” dedi. Biz odaya çıktık, Ahmet bey kapıyı kapatır kapatmaz dudağıma yapıştı ve deli gibi öpüşmeye başladık. Öpüşürken eteğimi yukarı kaldırdı ve külodumun içine elini sokarak amımı okşamaya başladı. Zaten amım ıslaktı, biraz okşayınca kendimi tutamadım ve titreye titreye orgazm olup Ahmet beyin eline saldım amımın sularını. Bir dakika içerisinde ikimiz de çırıl çıplaktık. Ahmet beyin yarağı normal boydaydı, ağzıma aldım emmeye başladım. Bir anda 69 olduk ve Ahmet bey de götümü okşayarak amımı dillemeye başladı. Ben gözlerimi kapamış, amımın yalanmasının zevkini çıkarıyordum…

Derken vücudumda gezinen bir çift el daha hissettim ve gözlerimi açtım. İzzet bey de gelmiş göğüslerimi okşuyordu. Bir süre sonra Ahmet bey beni yatağa sırtüstü yatırıp bacak arama yerleşti ve yarağını amıma sokarak hızla sikmeye başladı. İzzet bey soyunduğunda gözlerim yuvalarından fırlayacaktı. O ne biçim bir yaraktı öyle, kocaman! Yarağının kafası göbek deliğine değiyordu resmen ve bir okadar da kalın birşeydi. Kökünden tutup, yalamam için ağzıma getirdi. Sikini emmek istiyordum fakat başı ağzıma zor giriyor! Boğulacakmış gibi oluyordum. Ağzımdaki kocaman yarağa odaklanmışken, beni siken Ahmet beyin bana yüklenerek içime boşalmaya başladığını farkettim. Kalçalarımdan tutup beni kendine çekmiş, yarağını taşağına kadar amıma geçirmiş ve kesik kesik fışkırarak boşalıyordu içime. Boşalması bitince içimden çıktı ve “Hadi İzzet, yolu açtım, rahat sokarsın artık!” diyerek kalktı…

İzzet beyle yer değiştirdiler ve Ahmet bey halen ucundan bir iki damla döl gelen yarağını ağzıma verdi. İzzet bey ise bacaklarımı iyice ayırarak üstüme çıktı ve o koca yarağını amıma dayayıp yüklenmeye başladı. Yarak amımı yırtarcasına içime girerken, içimde fırtınalar kopuyor, gözümde şimşekler çakıyor, başım dönüyor, acı ve zevki aynı anda yaşıyordum. İzzet beyin o koca yarağı amımı yara yara sonunda dibime dayandığında ortadan ikiye yarılıyorum sandım. Öyle ki, içimde kımıldamasın diye bacaklarımı beline doladım ve sımsıkı yapıştım İzzet beye. Buna rağmen içimde kol gibi yarağını oynatıyor ve hafif hafif sokup çıkarıyordu. Bir süre böyle içimde oynattıktan sonra bacaklarımı omzuna aldı ve kanırta kanırta girip çıkmaya başladı. Yarağını başına kadar çekiyor, sonra hızla tekrar sokuyordu. 15 dakika kadar siktikten sonra resmen amım uyuşmuş, hiçbir şey hissetmiyordum. Sonunda İzzet bey böğürerek içime boşalmaya başladı…

İzzet bey o kol gibi yarağını amımdan çıkardığında, amım mağra gibi açılmış, bacaklarımı kapatamıyordum. Ahmet bey de ağzıma boşaldı ve “Denetleme başarılı geçti yavrum, harika sikişiyorsun! Birdahaki teftişde de arkanı denetleyeceğiz!” dedi. Sonra Ahmet beyle birlikte banyoya girip yıkandık. Banyodan çıktığımızda İzzet bey odada yoktu (duş almadan giyinip aşağıya inmiş arabada bekliyordu). Beni bir taksiye bindirdiler ve eve yolladılar. Şimdi önümüzdeki denetlemeyi iple çekiyorum ve ilk defa götten vereceğim için çok heyecanlıyım!

Filiz..

1221 gösterim, 0 gün

Aklım kaynımın yarağındaydı, onu içime alacaktım!

Bayan Seks Hikayesi ✔️, Evli Seks Hikayesi ✔️, Fantazi Seks Hikayesi ✔️, Kapalı Seks Hikayesi ✔️, Olgun Seks Hikayesi ✔️, Swinger Seks Hikayesi ✔️ 03 Nisan 2015

Aklım kaynımın yarağındaydı, onu içime alacaktım!.

Evli, kapalı, bir bayanım. Kocamla sex yaşantımız başlarda fena değildi, yani kocam hastalanıncaya kadar. Şeker hastası olan kocamın artık siki kalkmıyor ve erkeklik görevini yerine getiremiyordu. Durum böyle olunca da kocam amımı yalayarak ve parmaklarıyla benim orgazm olmamı ve boşalmamı sağlıyordu. Kocam üzülmesin diye ona hiç birşey belli etmiyordum, ama canım hep yarak istiyordu, hiç birşey bana yarağın verdiği hazzı vermiyordu.

Bir gece yatakta kocam yine amımı parmaklarken, sanki derdimi anlamış gibi bana, “Aşkım canın hiç mi gerçek yarak istemiyor? Birini bulalım sana, seni adam gibi siksin tatmin etsin!” dedi. Kocamın bu lafına şaşırmıştım, ilkin ne diyeceğimi bilemedim, sonra beni deniyor diye düşündüm ve “Sen manyakmısın? Ne dediğini kulağın duyuyor mu? Kimseyi istemiyorum, ben senle mutluyum!” falan dedim ve konuyu kapattım. Fakat kocam bunu devamlı dile getiriyordu artık, “Karıcığım gençsin güzelsin, benim yüzümden yarağa doyamadın, istersen beni boşa ve siki kalkan genç biriyle evlen!” falan diyordu. Ben de onu çok sevdiğimi, herşeyin sex olmadığını falan söylüyordum. Ama kocam ısrarla, “Sana birini bulalım!” diye devam ediyordu. Ben de her seferinde, “Saçmalama, olmaz öyle şey!” diyor kapatıyordum konuyu.

Amıma yarak girmeyeli aylar olmuştu. Kocam yine bir gece amımı yalarken inanın çok azmıştım. Yatağın başucunda duran Deodoranta uzandım aldım ve kocama verdim, “Al bunu sok amıma!” dedim. Kocam amıma Deodorantı sokup çıkarırken ben de gözlerimi kapatıp, amıma gerçek yarak giriyormuş gibi hayal kuruyordum. Kocam, “Bu güzel am daha fazla yaraksız duramaz aşkım, bu ama gerçek yarak lazım, canlı canlı, diri diri bir yarak lazım ve bunu ben istiyorum, ben senin adam gibi sikişmeni istiyorum, senin yarakla tatmin olmanı ve boşalmanı istiyorum, eğer bu isteğimi yapmazsan senden ben boşanacağım!” deyince beynimden vurulmuşa dönmüştüm. Kocama şaşkın şaşkın bakarak, “Sen iyisin demi? Ne yapmak istiyorsun? Ben böyle de mutluyum!” dedim. Kocam da, “Canım karıcığım, seni çok seviyorum ve senin mutlu olmanı istiyorum, sen sadece sex için, cinsel doyum için bir başkası ile sikişeceksin, sen yine benim karımsın, sen yine benim başımın tacısın!” diyerek beni öpüyordu.

Baktım kocam beni bir başkasına siktirme konusunda çok ciddi, “Nasıl olacak peki?” dedim. Kocam da, “Her şeyi düşündüm ben, Hakanla sikişeceksin!” deyince, “Neeeeee?” diye gözlerim açılmıştı. Hakan kocamın kardeşi, yani kaynım. 22 yaşında, yakışıklı ve bana yenge diyen biri. Duyduğuma iyice emin olmak için, “Bizim Hakanla mı yani?” dedim. “Evet, kardeşimle sikişeceksin! Kardeşim dururken seni neden bir başkası siksin ki?” dediğinde donup kalmıştım. Bu arada kocam yine amımı yalamaya başlamıştı. Hem yalıyor, hem de konuşuyordu, “Hakan sikecek seni, kardeşimin koynunda tatmin olacaksın…” diye. O anda hiç birşey düşünmüyordum, şaşkındım sadece. Kocam, “Seni kardeşime siktireceğim!” diye diye yarım saate yakın yaladı amımı. Ben de kaynımın yarağını hayal ederek boşalmıştım…

Kocamla kaynım beraber çalışıyorlar, kendi işleri. Ertesi sabah kahvaltıdan sonra kocam işe gidince ben kafamdan kaynımı atamıyordum birtürlü. Kaynım oldukça yakışıklı biri, ama o güne kadar onunla böyle bir şeyi hiç düşünmemiştim, kardeşim gibi gördüm hep. Keyif çayımla birlikte sigara içmek için pencereyi açtığımda, kocamın benim arabamı götürdüğünü farkettim. Kocama telefon açtım ve neden benim arabamla gittiğini sordum. Kendi arabası çalışmamış, ondan benimkiyle gitmiş. “Sana araba mı lazımdı?” diye sordu. “Evet, günüm var ögleden sonra, oraya gideceğim.” dedim. Kocam da, “Tamam ben Hakanı yollarım, o götürür seni! Akşam konuştuklarımızı da unutma aşkım, çocuğa yakınlık göster, ufaktan ufaktan baştan çıkarmaya başla!” dedi. Telefonu kapatınca, kendi kendime, Neden yapmayayım ki, madem kocam da istiyor, hem koç gibi delikkanlı… diye düşündüm ve içimde yeniden alevlenen sex isteği ile hazırlanmaya başladım…

Aynaya daha mutlu bakıyordum. Banyoya girdim ve her yerimi traşladım, özellikle amımı kaymak gibi yaptım. Kaynımı düşünerek amımı okşayıp orgazm olduktan sonra duşumu aldım ve çıktım banyodan. Saçlarımı yaptım, kısa dar eteğimi giydim, en güzel parfümümden bolca döktüm üstüme ve kaynımı beklemeye başladım. Derken aşağıdan zili çaldı, “Yenge benim, hadi in, arabada bekliyorum.” dedi. Ben de, “Yukarı gel, daha erken, birer kahve içelim de öyle çıkarız!” dedim. Arabayı park edip yukarı çıktı. Kapıyı açtığımda, “Oooo yenge, bu ne hal, çok sexy görünüyorsun, düğüne gidiyorsun desem öğlen vakti düğün mü olur?” diye keyifle içeri girdi. Kahvesini verdim, karşılıklı içerken işyerinde işler nasıl gidiyor falan konuşurken, kaynımın gözleri sürekli bacaklarıma takılıyordu. Bu güne kadar hiç dikkat etmemiştim, ama pantolonun önü de bir hayli şişkin duruyordu. Ben de yavaş yavaş bacaklarımı açıyor, gülücükler atıyordum…

Kahvelerimiz bittikten sonra kaynım, “Yenge çıkalım da seni gideceğin yere götüreyim, geç kalırsam abim bana kızar.” dedi. Evden çıktık, yola koyulduk. Arabada parfümümün kokusu her yeri sarmıştı. Çaktırmadan bakıyordum ve kaynımın önünün gittikçe kabardığını hissedebiliyordum. Kaynıma, “Kız arkadaşın, sevgilin var mı?” diye sorduğumda, “Aman yengeee, yine başlama, ben daha evlenmek istemiyorum!” dedi. Ben de, “Sadece kız arkadaşın var mı diye sordum, evlen mi dedim sana?” diyerek güldüm. Kaynım da gülerek, “Yenge kaç tane istiyorsun? Biliyorsun burası Almanya, pabuç değiştirir gibi sevgili değiştiriyorum!” dedi. Ben de şakasına, “Bana baak, sakın gavur kızlarından çocuk mocuk yapayım deme haa!” dedim. Kaynım, “Merak etmeyin yav, Alman kızlarıyla sadece eğleniyorum, iyi bir Türk kızı buluncaya kadar evlemem!” dedi. “Peki, nasıl birisini istiyorsun?” diye sordum. O da, “Senin gibi sexy olsun yenge!” dedi. “Canım benim!” deyip kaynımın yanağının dudağına yakın yerine bir öpücük kondurdum.

Bu arada günün yapılacağı evin önüne gelmiştik. Kaynıma, “Çok kalmıyacağım zaten, ben seni ararım, gelir beni alırsın!” dedim ve arabadan indim. Ben apartmana girene kadar kaynım gitmedi, kesin arkamdan kalçalarımı seyretmek için durdu. Kaynımı etkilemiştim :)) Yukarı çıktım, günün yapıldığı eve girdim. Sohbet mohbet, çaydı pastaydı derken, bir süre sonra kocam aradı beni, “Nasılsın canım, iyi misin?” diye soruyordu. Ben de, “Evet iyiyim, gündeyim, birazdan Hakan gelip alacak beni.” dedim. Kocam, “İyi iyi aşkım, dediklerimi unutma sakın!” diyerek telefonu kapadı. Gün daha devam ederken ben izin istedim. Arkadaşlar, “Ne o ya, daha erken!” falan dedilerse de, ben kaynımı aradım gelsin diye. Aklım kaynımın yarağındaydı, onu içime alacaktım, düşündükçe amım ıslanıyordu, aylardır yanan amım sanki iflas etmişti ve sikilmek istiyordu…

Kaynım gelip telefonumu çaldırdı. Hemen indim aşağı. “Yenge çok kalmadın?” dedi. Ben de, “Amaan, uyuz karılar, hep aynı şeyler, sıkıldım! Ama belki sen beni güzel bir yere, birşeyler içmeye götürüsün?” dedim. “Tamam yenge, iyi bir yer biliyorum, gidelim, ama fazla durmayalım yoksa abim kızar bana.” dedi. “Ne kızacak? Benlesin! Ben birazdan abini arar söylerim, yoksa beni atlatmak için mi öyle diyorsun?” dedim. “Yok be yenge, senle birlikte saatlerce kalabilirim, ama abimi biliyorsun!” diye güldü. Güzel bir Cafeye götürmüştü beni. Birer duble Wiski ısmarladık, içeceklerimiz geldi. İçerken ben özellikle dirseklerimi masaya koyup öne doğru eğiliyordum. Göğüs dekoltem de açıktı zaten, kaynımın gözü memelerime takılıyordu sürekli. İkinci dubleleri içerken ben lafı kocamın şeker hastalığına getirmiştim. Kaynım da, “Evet yenge, abim çok sinirli oldu bu aralar.” dedi. Ben de, “Biliyormusun asıl sinirli olma sebebini?” dedim. Kaynım da, “Nedir yenge?” dedi. “Çünkü abinin artık şeyi…” dedim ve sustum.

Kaynım, “Anlıyorum yenge, doktor abime demişti zaten, zamanla erkekliğini yitirebilirsin diye.” deyince, gözlerim gözlerine takılmıştı. Bir iki dakika susukun bir şekilde birbirimizin gözlerine dalıp gittikten sonra kaynım, “Sana da üzülüyorum yenge, bu genç yaşında…” dedi. Ben de, “Olsun, ben abini seviyorum, ne olursa olsun o benim kocam. Ama madem laf açıldı, konuşuyoruz, bazı şeyler daha anlatacağım, ama bak aramızda kalacak kesinlikle, söz mü?” dedim. “Evet yenge, söz!” dedi. “Abin benim bir başkası ile yatmama bile razı!” dedim. Kaynım, “Neee!!!” diye afalladı. “Valla razı, hatta çok istiyor, ama ben istemiyorum, çünkü abini seviyorum!” dedim. Kaynım, “Yenge abim de seni düşündügü için istiyor bunu bence.” dedi. “Evet beni düşündüğü için tabii, ama ben bir başkası ile yapamam ki…” falan dedim. Tam o sırada kocam aradı, ben de, “Hakana el koydum bugün, çocuğa kızma!” dedim. Kocam da, “Hadi seni göreyim, bu işi yap bugün!” dedi ve kaynımı istedi telefona. Kaynıma, “Fazla iş yok şu anda, gelmene gerek yok, yengeni gezdir, eğlendir, yengenin gönlünü yap!” dedi…

Birer duble daha içip çıktık Cafeden. Evin önüne geldiğimizde kaynım, “Yenge görüşürüz!” dedi. Ben de, “Yukarı gelsene canım, konuşalım biraz daha!” dedim. “Tamam yenge!” deyip arabayı parketti ve yukarı çıktık. Merdivenlerden çıkarken yine kalçalarımı seyredeceğini bildiğim için yavaş yavaş ve götümü kıvıra kıvıra çıktım. Eve girince kocamın Wiskilerinden birini açıp birer duble doldurdum. Benim gözüm onun kabarık yarağındaydı, onun gözleri de göğüslerimle bacaklarımın arasında geziniyordu. Biliyordum, kaynım da o anda benle sikişmek istiyordu, ama nasıl başlayacaktım, onu bilmiyordum. “Hakan…” dedim. “Evet yenge?” dedi. “Ben…” dedim. “Evet yenge?” dedi, ağzımdan çıkacak kelimeleri heyecanla bekliyordu. “Biliyormusun…” dedim, ama takılıp kalmıştım, bir türlü nasıl söyleceğimi bilemiyordum, numaradan ağlamaya başladım…

Kaynım hemen yanıma geldi oturdu, “Yenge ne oldu, neden ağlıyorsun?” diye beni teselli etmek için. Ben cevap vermeden başımı omzuna koydum. Mis gibi kokusu vardı. Birden başımı kaldırdım, “Hakan beni öp!” dedim ve dudaklarına yapıştım. Kaynım şaşırmıştı ama yine de öpüyordu beni. 5 dakika kadar ateşli bir şekilde öpüştükten sonra, “Yengeni bir başka erkeğin sikmesini istermisin?” diye sordum. “Hayır! Asla!” dedi. “Ozaman sen sik beni, beni sen tatmin et, beni başka erkeklerin kollarına itme!” dedim. Kaynım salmıştı kendini, “Yengemmm benimmm! Ben varken sana erkek sinek bile kondurmam!” diyerek boynumu boğazımı öpüyor yalıyordu artık. Yavaşça elini memelerime attığında benim de kalbim küt küt atıyordu. Memelerimin ucu dipdiri, taş gibi olmuştu. İkimiz de çok heyacanlı ve bir okadar da ürkektik. Bir süre bu şekilde seviştikten sonra birden kaynımın kucağına çıktım oturdum ve bluzümü soyunup sütyenimi çıkarıp attım, memelerimi kaynımın ağzına verdim. Kaynım memelerimi öpüp yalayıp emerken ben de saçlarını okşuyordum. Eteğim sıyrılmış, bacaklarım onun belindeydi…

Sonra birden beni kucakladı ve yatak odasına götürdü, yavaşça yatağa bıraktı. Artık konuşmuyor, sadece sevişiyorduk. Elleri memelerimi yoğururken, dudakları dudağımda, dili ağzımın içinde öpüşüyorduk. Yavaşça elini ıslak ve ateş gibi yanan amıma götürdü. Amımın suları tanga külodumu bile ıslatmıştı. Önce eteğimi çekip çıkardıktan sonra tangamı çekti çıkardı bacaklarımdan. Külodumu yüzüne götürüp kokusunu içine çekti, “Ohhhh mis gibi kokuyor!” deyip kenara bıraktıktan sonra amıma eğildi. Dilini amıma değdirdiği an heyecandan ölecek gibi oldum. Kaynım ustaca yalıyordu amımı. Amımın dudaklarını vantuz gibi ağzına çekiyor, dilini amımın deliğinden içeri itiyordu. Amımı yalarken durmadan, “Offff yengem, yerim ben senin amını!” diye mırıldanıyordu. Kaynım beni ağzıyla boşalttıktan ve amımın sularını yalayıp yuttuktan sonra, marifetli ağzını biraz daha aşağılara kaydırıp, “Süpersin yengemmm, mis gibi kadınsın!” diyerek göt deliğimi öpüyor, dilini büzüğüme sokuyordu. Kocam da iyi am yalardı, fakat daha hiç götümü yalamamıştı.

Artık dayanamıyordum, birden doğruldum ve kaynımın elbiselerini parçalarcasına çıkardım. Boxerini de çıkardığımda damarlı ve oldukça iri siki taş gibiydi. Eee, 22 yaşında, sağlıklı genç siki tabii, öyle de olması gerekiyordu! Hemen sikine yumuldum ve dakikalarca yaladım emdim sikini. Bir an önce bu muhteşem yarağı içimde istiyordum. “Koçum hadi artık beni sikmeni istiyorum, ne olur sik beni artık!” dedim. Kaynım beni sırt üstü uzatıp üzerime yanaştı. Dudaklarımı öperken alttan da yarağının mantar gibi başı yavaşça içime girmişti. Uzun zaman olmuştu amıma yarak girmeyeli, zevkten deli gibiydim, sanki ilk defa sikiliyor gibi heyecanlıdım. Kaynımın o kalın damarlı kütük gibi yarağı amımı yararak ilerlerken ben de zevkten inliyordum. Hepsini sokup ta taşakları amımın dudaklarına değdiğinde, yarağının başı da mideme baskı yapıyordu…

Birkaç saniye sonra kaynım ağır ağır sokup çıkarmaya başlamış, sonradan da hızlanmıştı. İki dakika geçmeden ben tekrar boşalmıştım. Kaynım ise pompalamaya devam ediyor, ben çıldırıyordum, “Sik erkeğim, canımm benimm, ohhhhhh beeeee ne kadar güzel birşey buuu! Sikicim, erkeğim, sik yengeni, bir başkasına siktirme bu amı, ben sizin amınızım, koçummm benimmm, ohhhhh!” diye inliyordum. 15 dakika daha amımı pompaladıktan sonra kaynım birden kasıldı ve öylece durdu. Kesik kesik fışkırıyordu dölleri içime. Son damlasına kadar boşalmış ve üzerimden inip yanıma uzanmıştı.

Biraz dinlendikten sonra, “Yenge, bu yaptığımız doğru muydu?” diye tereddütünü dile getirdi. Ben de dudaklarına yapıştım ve “Aşkım sen yapmasan başkası sikecekti, ben bu evin amıyım, sizin amınızım, tabiki sen sikeceksin!” diyerek öpüyordum. Biraz öpüştükten sonra elimi yarı canlı sikine attım ve okşamaya başladım. Sonra da eğilip ağzıma aldım. Emerken siki ağzımda büyümeye başlamıştı. Kaynım, “Yengemm benimmm, harikasın sennn…” diye mırıldanıyordu. Kaynımın siki yine kıvama gelmişti. Domaldım bu sefer, istiyordum ki o koca sik amıma arkadan girsin. Kaynım da çekingenliğini atmış, artık ustaca sikiyordu amımı, ben de sikişin tadını sınırsızca alıyordum. Aylardır sikilmeyen amım, kaynımın, genç sikicimin yarağı ile coşmuştu, “Hakanımm, sik beni koçummm, doyur yengeni!” diye kaynımın altında zevkten kıvranıyordum…

Aylardır yaraksız kaldıktan sonra, sikişin ve yarağın tadını kaynımla yeniden almıştım. Artık nerdeyse hergün kaynımla sikişiyorum. Bunu bana yaşatan anlayışlı kocama teşekürler ediyorummm :))

Selda..

3058 gösterim, 16 gün

Evet yanıyorum ve sende söndüreceğim ateşimi!

Aldatma Seks Hikayesi ✔️, Bayan Seks Hikayesi ✔️, Evli Seks Hikayesi ✔️, Olgun Seks Hikayesi ✔️, Swinger Seks Hikayesi ✔️, Zorla Seks Hikayesi ✔️ 03 Nisan 2015

Evet yanıyorum ve sende söndüreceğim ateşimi!.

28 yaşında, sarışın, ve zayıf, ama iri göğüslü, evli, bir bayanım. Eşimle aramdaki 21 yaş, fark hiç sorun olmadı. Değişikliğe tamamen kapalı, seks yaşantımız olsada, haftada bir iki sefer bende orgazm oluyorum. Herşey, kocamın yeğeninin bizim yaşadığımız şehirde iş bulmasıyla ve kocamın da kendini toparlayıncaya kadar bizimle kalabileceğini söylemesiyle başladı. Kocamın yeğeni Engin benden 3 yaş büyük ve iyi bir çocuktu.

Yanımıza taşınalı henüz bir hafta olmuştu ki, birgün ben çarşıdan geldiğimde, onun evde olduğunu farkettim. İşten erken gelmişti. Hastalanmış olabileceğini düşünerek odasına çıktım. Yeni duştan çıkmış, üzerinde sadece boxeri vardı. “Ne oldu, hastamısın?” diye sordum. “Kendimi iyi hissetmiyorum…” dedi. Yanına yaklaştım ve elimi alnına götürdüm, ateşi vardı, “Yanıyorsun sen!” dedim. Kolumu tuttu, “Evet yanıyorum ve sende söndüreceğim ateşimi!” diyerek belime sarıldı. Şok olmuştum, böyle birşeyi asla beklemezdim ondan !

Kaçmaya çalışırken ayağım halıya takıldı ve yere düştüm. Engin de üstüme abandı. Benim üzerimde kot pantolon olmasına rağmen sikinin sertliğini hissetmiştim. “Yapma lütfen!” dediğim halde, Engin kazağımı sıyırıp, göğüslerimi okşamaya başlamıştı bile. Kurtulmaya çalışıyordum, ama bu mümkün değil gibi gözüküyordu. Engin tam pantolonumu çıkartmak için üzerimden doğrulduğunda, elinden kurtuldum ve kaçarak odama inmeye başladım, o da peşimden geliyordu. Heyacandan ve korkudan kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu. Kendimi odaya kilitledim ve “Engin lütfen git, dayın duyarsa ikimizi de öldürür!” dedim. Gerçekten de daha önce hiç böyle birşey düşünmemiştim. Engin birkaç dakika daha kapının önünde homurdanıp gitti.

2 saat sonra kocam eve geldiğinde odadan çıktım, kocama hasta olduğumu söyleyip geri odama döndüm. Onlar da akşam yemeği için dışarıdan birşeyler getirtip, yediler, geç saate kadar oturdular. Yatma vakti olupta kocam yatağa girdiğinde, birşey söylemeden kocama sarılıp okşamaya başladım. Sikini çıkartıp emmeye başladığımda, “Hani hastaydın?” dedi, ama zevk aldığı için de devam ettik. Bugünkü olaydan o kadar etkilenmiştim ki, kocamın her yaptığı hareketten daha fazla zevk alıyordum. Sesimi Engine duyurmak istercesine yüksek sesle inliyordum. O gece kaç kez orgazm, oldum bilmiyorum. Kocam, “Bugün sende birşey var, çok azmışsın!” dedi. Gerçekten de öyleydi, bu durum beni çok azdırmıştı. Çok utanıyordum, hemde kendime kızıyordum, ama elimde değildi. Kafama koymuştum, Engin’le böyle bir olay tekrar yaşanırsa, ki ben yaşanması için elimden geleni yapacaktım, yine kaçmaya çalışacaktım, ama fazla da direnmeyecektim.

Sabah kocam yine erkenden çıktı, Engin Cumartesileri çalışmıyordu, yani fırsat bu fırsattı. İçime çamaşır giymeden beyaz saten geceliğimi giydim, üstüme de sabahlığımı aldım. Kahvaltı hazırlayıp Engin’e seslendim. Dünün utancından mı, yoksa bana hırsından mı bilmiyorum, yüzüme bile bakmıyordu. Ona, “Seni affettim, merak etme dayına da birsey söylemeyceğim!” dedim. Hiçbirşey demedi, oturdu ve kahvaltısını yapmaya başladı. Ben sağında solunda dolaşıyor, eğilip dolaptan birşeyler alıyor, frikikler veriyordum, gelip geçerken vücudumu ona sürtüyordum. Bir anda hışımla kalktı ve “Yeter artık!” diye bağırdı. Ben ne olduğunu anlamamış gibi yapıp, “Ne oldu?” diye sorduğumda, koluyla masanın üzerindekileri yere savurup, beni masaya yatırdı.

Bu defa numaradan kurtulmaya çalışıyordum. Tezgahın üstündeki bıçağa uzanıp aldı, geceliğimi göbek hizamdan yukarıya doğru kesti. Memelerimi deli gibi avuçluyor, yalıyor, emiyordu. Sonra eşofmanını indirip, zaten heyacandan ıslanmış amıma bir hışımla geçirdi sikini ve sikmeye başladı. Zevkten deliriyordum, sadece, “Yapma, yapma!” diyebiliyordum.

Engin ise, “Seni sike sike bayıltacağım! Seni orospum yapacağım!” diyor ve hızlıca sikiyordu beni. Şimdi de memelerimi ısırmaya başlamıştı. Ben bağırınca, “Bağır küçük orospum, dilediğince bağır!” diyordu. Zaten bağırıyordum, inliyordum, bacaklarımı onun beline dolamış, zevkten uçuyordum. Beni öyle ne kadar sikti, ben kaç kez orgazm oldum bilmiyorum, ama sikilmekten hiç böyle zevk almamıştım. Sonunda o da boşaldı ve içime bütün döllerini fışkırttı. İçimden çıkmadan, biraz önce geceliğimi kestiği bıçağı çıplak tenimde gezdirirken, “Sen benim orospumsun ve ben her istediğimde seni sikeceğim, tamam mı?” dedi. Böyle bir zevke hayır diyemezdim.

Ben artık Engin’e köle olmuştum, onun tabiriyle ‘Küçük orospusuydum’. Şu ana kadar, hep ailemin birtanecik kızı olarak hep el üstünde tutuldum, tüm arkadaşlarımın, helede erkek olanların arasında hep iltifatlar aldım. Kocamın da gençlik aşısıydım ve kocam da beni el üstünde tutuyor, devamlı iltifatlar ediyordu. Ama Engin beni adi bir orospuymuşum gibi sikiyor ve benimle doğru düzgün konuşmuyordu bile. Yine de ben bu durumdan oldukça memnundum.

Bir Cumartesi sabahı kocam da işe geç gidecekti. Kahvaltı hazırlıyordum. Engin geldi, buzdolabından birşey aldı ve masaya oturdu, “Yanıma gel!” dedi. Yanına gittim. Geceliğimin altından elini sokup, amımı avuçlamaya, parmaklamaya başladı. “Yapma, dayın birazdan gider, bekle biraz!” dedim. “Sus!” dedi, vıcık vıcık olmuş amımı parmaklarken, “Dayıııı, kahvaltıya gelmiyormusun?” diye seslendi. Kocam da, “Elimi yüzümü yıkayıp geliyorum!” dedi. Hem heyacandan hem zevkten mahvolmuştum. O sırada Engin eliyle bacaklarımı ayırıp, külodumu yana çekti ve amıma birşey soktu. Birden irkildim, buzgibi soğuktu soktuğu şey. “Bu ne?” diyebildim. “Salatalık orospum, salatalık! Dayım gidinceye kadar bu salatalık sikecek seni. Çıkarmak yok, tamam mı?” dedi. “Tamam” dedim sadece.

Kocam geldi bu arada. Çaylarını koydum. Kocam, “Hadi yavrum sen de otur, kahvaltını yap!” dedi. Amımdaki salatalıktan oturamıyordum ki. “Ben sonra yaparım!” dedim. Mutfakta oyalanıyordum ve amımın suları bacaklarıma süzülüyor, arada bir de kasılıp kalıyordum, ben hareket ettikçe salatalık amımda bir yerlere değiyor, beni delirtiyordu. Kocam kahvaltısını bitirip kalktı. Giderken bana, “Canım, bugün pek iyi değilsin galiba, yat dinlen, yemeği falan da düşünme!” dedi. Kocamı kapıya kadar geçirdim. Engin de arkamdan gelmiş, gülüyordu. Kapıyı kapatınca, “Çıkartayım mı artık salatalığı?” dedim. “Hayır çıkartma, yürü, yatakodasına gidiyoruz!” dedi.

Yatakodasına girince beni yatağa yatırıp, amımdaki salatalığı tuttu ve ileri geri yapmaya, adeta salatalıkla sikmeye başladı. İyice delirmiştim artık, zevkten inliyordum. Sonra salatalığı amımdan tamamen çıkarıp, beni yatağa domalttı ve sikini amıma bir hışımla soktu. Amımı hızla sikerken, bir yandan da kalçalarıma kıyasıya şaplaklar atıyordu. Canım yanıyordu, ama zevkten de deliriyordum. Bana sürekli, “Sen kimin orospususun? Senin sikicin kim?” diye bağırıyordu. Onun bu konuşmaları bile beni kudurtuyordu. Kocamla sevişirken, kocam hep, “Güzel karım, yavrum, canım, aşkım!” falan derdi. Güzel sözler duymak güzeldi, ama sikilirken argo sözler duymak daha tahrik ediciydi.

Cumartesileri tamamen Engin’e aittim, beni evin istediği yerinde, istediği şekilde sikiyordu. Bizim yatağımızda, onun kendi yatağında, oturma odasında, kanepede, yerde halının üzerinde, banyoda, mutfakta, masanın yada tezgahın üstünde… heryerde sikiyordu. Bazen onun geciktirici falan kullandığını düşünüyordum, çünkü bütün gün hiç durmadan beni sikiyor ve sadece 2 yada 3 kez boşalıyordu.

Yine bir seferinde beni mutfakta yerde sikerken, “Bu gece dayıma kendini siktireceksin, ben de sizi izleyeceğim, tamam mı?” dedi. “Saçmalama, olmaz öyle şey!” dedim. Memelerimin uçlarını sıktı, canımı acıtıyordu. “Senin sikicin kim?” dedi. “Sensin!” dedim. “Ozaman dediğimi yapacaksın!” dedi. Nekadar karşı çıksam da, ogün yatakodamıza bir kamera yerleştirdi. Kamera çektiği görüntüleri canlı olarak onun Laptopuna aktaracakmış…

Akşam yemekler yendi, TV seyredildi, çaydı kahveydi derken, Engin, “Ben yatıyorum!” deyip odasına gitti. Biz de biraz oturduktan sonra odamıza gidip yattık. Kocamı öpmeye ve azdırmaya başladım. Adeta Engin’e, kocam da beni iyi sikiyor diye ispatlamak istiyordum. Kocam da bana karşılık verdi ve soyunduk. Kocam amımı yalamaya başladı, zaten çok iyi yapardı bunu. Engin benim amımı hiç yalamamıştı. Kocam, “Canım karıcığım, aşkım, sende eriyorum, sana bayılıyorum!” diyerek amımı yalıyor, beni delirtiyordu. Engin’in de bizi izlemesi beni dahada heyacanlandırıyordu.

Kocam amımı yalayarak beni orgazm ettikten sonra doğruldu ve sikini amıma yavaşça, yine o güzel sözleriyle soktu. Yavaş yavaş, tadını çıkararak sikiyordu beni. Bu arada kocam, Engin’in hoyratça sıktığı, o fırça gibi kirli sakallarını sürterek acıttığı memelerimi nazikçe öpüyor, yalıyor, emiyor ve kokluyordu. Ben 2. kez orgazm oluyorken, kocam da sıcacık döllerini içime akıttı. Biraz daha öpüşüp koklaştıktan sonra kocam banyoya gitti. Az sonra Engin odaya girdi. Yataktan doğrulmadım bile. Elini amıma attı, avuçlarken, “Benim altımda daha çok inliyorsun, seni en iyi ben sikiyorum!” dedi ve gitti. Aslında doğru söylüyordu, onunla yaşadığım orgazmlar daha başkaydı. Engin’in söylediklerini düşünüp durdum bütün gece. Ben Mazoşist idim galiba. Acıdan, hakaretten daha çok zevk alıyordum…

Pazar günü kocam da evde olduğu için, Engin’le birkaç elleşmeden öteye gidemedik. Engin’in o umursamaz tavırları beni delirtiyordu. Pazartesi günü Engin işten geldiğinde, yalnızca bir iki saatimiz vardı. “Seni götünden sikeceğim!” dedi. “Hayır olmaz!” dedim. Amımı bile sikerken hayvan gibi sikiyordu, hiç sikilmemiş götümü paramparça eder diye düşünüyordum. “Sikeceğim lan!” diye bağırarak beni zorla domaltmaya çalıştı. Ama ben bütün gücümle karşı geldim, domalmadım. O da, “Tamam lan orospu, bir daha amından da sikmeyeceğim seni!” deyip kalktı üzerimden ve odasına gitti. Nasılsa dayanamaz diye düşünüp, götümü kurtardığıma sevinerek yemek hazırlamaya koyuldum.

Gerçekten de ondan sonraki günlerde, bırak beni sikmeyi, dokunmayı, yüzüme bile bakmadı. Kedi yavruları gibi ona sürtünüyor, beni sikmesi için normalde bütün tahrik olduğu şeyleri yapıyordum, ama o hiç oralı bile olmuyordu. Hele birgün, banyodan yeni çıkmıştı, odasında kurulanırken yatağa yatırdım ve heryerini yaladım. Taşaklarını, götdeliğini yaladım (normalde bayılırdı ve kudururdu bu yaptığıma). Sönük sikini emiyordum, ama onda hiçbir kıpırdanma yoktu. Nasıl sikine söz geçirebiliyordu, anlamamıştım. En sonunda, “Boşuna uğraşma, ben istersem kaldırırım!” dedi ve beni iterek ayağa kalktı, üzerini giyindi. Deliriyordum artık, karşısında beni sikmesi için kıvranıyordum, ama o beni tınmıyordu bile.

Pes etmiştim sonunda, Cumartesi günü kocam işe gittikten sonra odasına çıktım, “Kalk hadi, götümü de sik, amımı da sik, ama yeterki sik!” dedim. O ise umursamaz bir tavırla, “Git kahvaltı hazırla!” dedi. Merdivenlerden uçarak inip mutfağa girdim, kahvaltısını hazırladım. Sonunda beni sikeceği için çok mutluydum. Az sonra mutfağa girdi ve aceleyle kahvaltısını yaptı kalktı. Cilve yapıp duruyordum, ama o, “İşim var, gitmem lazım, bir iki saate gelirim!” deyip çıktı. Sikmeden gittiği için üzülmüştüm, ama önümüzde daha koca bir gün vardı, kocam gelinceye kadar beni sikerdi nasıl olsa diye kendimi teselli ettim…

İki saat sonra kapı açıldığında nasıl bozulduğumu anlatamam. Engin’in yanında bir kız vardı. Resmen göt olmuştum. Bizi ayaküstü tanıştırdı ve kızla yukarı odasına çıktı. Kısa bir süre sonra da odasından sesler gelmeye başladı. Kızı inlete inlete sikiyordu. Daha iyi duyabilmek için yukarı çıktım. Kapı açıktı, ama kıskançlıktan bakamıyordum içeri. Sadece seslerinden bile deliriyordum zaten. Kıza, “Canım, çok iyisin!” diyordu (bana hiç dememişti oysa). Taşaklarının amına vurduğundaki sesi duyuyordum, kızın inlemelerini, çığlıklarını, Engin’in de belli belirsiz inlemelerini duyuyordum. Amım sırılsıklam olmustu, ama kendimle oynamıyordum, çok kıskanmıştım deliriyordum sinirden. Bilerek gürültü yaptım ve aşağı indim. Kız, “O ses neydi?” dedi, ama Engin, “Önemli değil canım!” deyip kızı sikmeye devam etti.

Kocamın eve gelme saati yaklaşana kadar kızı sikti. Sonra aşağı geldiler. Kız, “Ben gideyim…” falan dedi. Ben de biran önce gitsin istiyordum zaten. Ama Engin’de bir ısrar, bir ısrar, “Kal canım, dayımla tanış, yemek yiyelim!” diye. Uyuz oluyordum, ama yalandan da olsa, “Tabi tabi, iyi olur…” falan diyordum. Kız da, “E tamam ozaman, kalayım!” dedi. Engin’e baktım, çok keyifliydi. Bana, “Dayımı ara, gelirken Rakı getirsin içelim bu akşam!” dedi. Ben de istemeye istemeye aradım. Kocam da, Engin’in bir kız arkadaşı olduğunu duyunca pek keyiflendi.

Akşam yemek yendi, Rakılar içildi, muhabbetler yapıldı. Sonra Engin kızı evine bırakmaya gitti. Biz de bu arada yatmaya gittik. Yatağımıza girer girmez kocama yanaştım, elimi sikine attım, “Canım çok istiyor seni!” dedimse de, o hemen uyudu. Yatakta resmen kıvranıyordum, hem bugünkü sikişme seslerinden, hem kıskançlıktan, hemde Engin’in umursamaz davranışlarından. Amımla oynayıp orgazm olduktan sonra ben de anca uyuyabildim.

Nekadar uyuduğumu hatırlamıyorum, amımda hoyrat bir dokunuş hissettim, hemen açtım gözümü. Engin’di. O an sevinçten ve heyecandan ölebilirdim herhalde. Kocamın yanımda horlaya horlaya uyuyordu. Engin kulağıma fısıldayarak, “Sikeyim mi seni?” diye sordu. Ben de fısıltıyla, “Sik!” dedim. “Götünü de sikeyim mi?” dedi, “Sik!” dedim. Artık beni parçalasa bile umrumda değildi. “Odama gel!” deyip gitti. Hemen kalktım, uçarak odasına gittim. Engin yatağa yatmış, kalkık sikini sıvazlayarak beni bekliyordu. Kapıyı kapayıp yanına gittim, “Aşkım, sikicim!” dedim, dudaklarına yumuldum. Engin beni üzerinden iterek, “Öp lan ayaklarımı, özür dile benden orospu!” dedi. Ayaklarının heryerini öptüm, durmadan da özür diledim. Saçımdan tutup beni yukarı çekip, “Artık ne dersem yapacakmısın lan?” dedi. “Ne dersen yapacağım, söz!” dedim. “Yala lan sikimi!” dedi.

Kendimi ona ispat etmek istercesine yalıyordum, emiyordum sikini. Taşaklarını, götünün deliğini, heryerini yaladım bu defa. Siki kazık gibi olmuştu, ben zaten sırılsıklamdım. Kolumdan tuttu ve “Domal!” dedi. Hemen domaldım. Direkt götüme sokacak diye düşünüyordum, zaten artık umrumda da değildi, siksin de nasıl isterse, neremi isterse siksin diyordum. Bu düşüncelerle birde baktım ki amımı götümü yalamaya başladı. Aman Tanrım, ilk kez amımı yalıyordu. Dilini amıma sokuyor, ordan çıkarıp götümü zorluyordu diliyle. Boşalmıştım bile, ama o halen yalamaya devam ediyordu, amımın sularını yalayıp yutuyordu. “Orospuuummm, amın çok tatlıymış!” dedi. Tanrım, bu ne büyük iltifattı!

Doğruldu, sikini soktu amıma, sikmeye başladı. Bu arada kalçalarımı tokatlıyor, saçlarımdan asılıp kafamı kendine dogru çekip beni öpüyordu. Evet, öpüyordu. Ben yine orgazm olmuş titrerken, sikini amımdan çıkarttı ve götümün deliğine sürtmeye başladı. “Krem sürelim!” dedim. “Ne kremi lan, böyle sikeceğim seni!” dedi. Sikini amıma sokup ucunu ıslatıyor, sonra o ıslaklığı götümün deliğine sürüyordu. Bir süre sonra sikinin başını götüme soktuğunda, ölüyorum diye düşündüm, Tanrım, bu nasıl bir acıydı. “Yastığı al, ona kapan!” dedi ve bir hışımla kalanını da soktu götüme. Tarif edilemez bir acıydı. Bir süre sonra hızlıca sikmeye başladı götümü. Taşakları amıma çarpıyordu ve ben şaşırarak, nasıl bu kadar acıdan zevk aldığımı düşünüyordum.

Bir süre sonra amımın dudaklarında bir sertlik hissettim. Ben daha, “O ne?” diyemeden, amıma birşey soktu. “Salatalık orospum, salatalık!” dedi. Amımda salatalık, kendisi götümü sikerken, aynı zamanda da klitorisimi okşuyordu. Artık zevkten deliriyordum ve orgazm olurken nefes bile alamıyordum. Bu şekilde götümü epeyce bir süre sikti. Sonra birden sikini götümden çıkarıp, saçımdan asıldı, “Dön, ağzını aç!” deyip, ağzıma verdi ve şiddetle boşaldı, “Hepsini yut orospum, yut hepsini!” dedi. Hepsini yuttum ve sikini yalayarak temizledim. Sonra beni ayağa kaldırdı, belime sarılıp dudaklarımdan öptü ve götüme şaplak atıp, “Hadi git şimdi!” dedi. Zevkten uçarak indim aşağı.

Odaya girdiğimde kocam halen uyuyordu. Ben de günlerin hasretini bitirmiş olarak yattım, keyifle uyudum.

Maviş..

1286 gösterim, 0 gün

Elini külotumun içine sokunca titremeye başladım!

Bayan Seks Hikayesi ✔️, Evli Seks Hikayesi ✔️, Fantazi Seks Hikayesi ✔️, Kapalı Seks Hikayesi ✔️, Olgun Seks Hikayesi ✔️, Swinger Seks Hikayesi ✔️ 03 Nisan 2015

Elini külotumun içine sokunca titremeye başladım!.

38 yaşında, evli, bayanım ve görücü usulü evlendim. Karadeniz bölgesinde yaşayan, bir ailenin en küçük kızıyım. Hali vakti yerinde diye beni şuanki eşime verdiler. Kısa boylu, göbekli, saçı baya dökülmüş biri. Ben ondan daha uzun boylu, güzel, bir bayan’ım. Evlenene kadar bakire, idim. Hiç kimseyle cinsel ilişki’ye girmedim. Uzaktan beğendiğim erkekler olmuştur, ama öyle konuşmaktan ileriye gidemedi. Elimden bile tutturmadım. Sex konusunda hiç tecrübem yoktu yani.

Almanya’da düğün yaptık ve gerdek gecesi kocamla ilk yatmamız çok kötü geçti. Kocam, şimdi anladım ki, hem penisi küçük, hem de kadının zevkini hiç düşünmez bir insanmış. Doğru dürüst sarılıp öpmeden direk içime girdi ve kızlığımı bozup, 3 dakika sürmeden içime boşaldı. Ne olduğunu bittiğini anlamadım bile. Sadece kendi kendime, (Hepsi bu mu? Yani kız arkadaş’larımın ballandıra ballandıra anlattıkları bu mu?) diye düşündüm. Günlerim ve gecelerim iyice ızdırap olmuştu. Sonra ilk çocuğumu dünyaya getirdim ve aradan pek fazla geçmeden ikinci çocuğumu. Çocuklar büyüdü, ama ben halen ne kocamdan nede hayatımdan hiç zevk almadım.

Kocamın kendine ait işyeri açması onu çok değiştirdi. Bencilliği yetmezmiş gibi, birde kendini çok yükseklerde görmeye başladı ve bu hali dahada çekilmez etti onu. Sex hayatımız 2 haftada nerdeyse 1’ e düştü. Kocamın dışarılara gittiğini biliyordum, aman tek benden uzak dursun da, ne yaparsa yapsın diyordum.

Bir ara kadın arkadaşlarla gün yapmaya başladık. Benim için bir değişiklik oluyordu. Kadınlar bana hep imrenirdi. Arabam vardı, param vardı, ama mutlu olmadığımı kimse bilmiyordu. Konu bazen Sex’ten açılınca, kadınlar öyle şeyler anlatırdı ki, tabiri caizse öküzün trene baktığı gibi bakardım. Günlerimizi, gece Türk restoranlarında yaptığımızdan arabayla gidiyordum. Bir gün gece eve dönerken arabamın tekeri patladı. Kocamı aradım, ama maalesef telefonu kapalıydı. Şaştım kaldım. Gece yarısı yol ortasında kaldım. Derken yanıma bir araba durdu. İçerisindeki adama bakınca öyle sevindim ki anlatamam. Kocamın arkadaşı, Hakan.

“Hayırdır yenge hanım, bir sorun mu var?” dedi. Ben de, “Tekerim patladı, kocama ulaşamıyorum, şaşırdım kaldım!” dedim. Hakan kahkaha atarak güldü, “İlahi yenge, bu mu sorunun?” dedi. Hemen indi arabadan, bagajdan yedek tekeri çıkardı ve 10 dakika sürmeden tekeri değiştirdi. Ona, “Hakan bey çok zahmet oldu, eliniz çok kirlendi, ilerde bir Cafe var, orada elinizi yıkayın, bir de soğuk bir şey ısmarlayım!” dedim, ama zor kabul ettirdim. O önden, ben arkadan hakan, cafeye vardık.

Elini yıkadı, masaya geldi. Soğuk birşeyler sipariş verdik. Öyle karizmatik, öyle yakışıklı bir insandı ki, bir de Türk erkeklerinde, kusura bakmayın ama pek bulunmayan efendi ve naziklik vardı ki, resmen mest olmuştum. Cafede çalışan garson kızlar bile resmen yanımda Hakana asıldı. 10-15 dakika oturup sohbet ettikten sonra müsade istedi ve kalktık. Giderken bana kartını bıraktı, “Olur da kocana ulaşamaz, bir derdin olursa ara, elimden geldiği kadar yardım ederim!” dedi. O gece elimde olmadan onu hayal ederek uyudum. Kocam denen insan müsvettesi ise sabah sormadı bile, gece neden aradın diye.

Aradan iki gün geçmeden, kocam bir gece beni aradı ve “Ben şu an Türkiye’deyim, haberin olsun! dedi. Son zamanlarda sürekli birşeyler bahane eder ve Türkiye’ye uçardı. Çocuklarım da 3 günlüğüne gitmişlerdi. Kaldım yine yalnız. Çantamı karıştırırken Hakanın kartı elime geçti. Çok düşündüm ve en sonunda, “Selam!” diye mesaj attım. 5 Dakika sonra, Hakan da, “İyi akşamlar, kimsiniz?” diye cevap yazdı. “Nurhayat ben, umarım rahatsız etmedim?” dedim. Heycandan tir tir titriyordum. Ne yaptığımın bile farkında değildim. “Hayırdır, yolda mı kaldınız yine?” diye geri yazdı ve arkasından beni aradı. Laf lafıı açtı, nerdeyse 1 saat sohbet ettik telefonda. Kendimi çok kötü ve yalnız hissettiğimi söyleyince, “İsterseniz birazdan uğrayayım size?” dedi. Ben de biraz çekinmeme rağmen kabul ettim.

Aradan 20 dakika geçmedi, kapımın zili çaldı. Hakan gelmişti. Kapıyı açtığımda ayaklarım titredi. İçeri buyur edip, çay demledim. Oturduk sohbet etmeye başladık. Nerdeyse tüm hayat hikayemi anlattım. Hakan 1.80 boyunda, çok sportif bir vücuda sahip ve mükemmel konuşmasını bilen bir insan. O konuştukça ben kendimden geçiyordum. Bir ara Lavobaya kalktı ve dönünce direkt yanıma oturdu. Sohbete devam ederken, bir ara elini dizime dokundurdu. Ben tepki vermeyince saçlarımı okşamaya başladı. Ben genç kız gibi utanıp kızarırken, Hakan beni kendisine çekip, önce yanaklarımdan, sonra boynumdan öperken, ürkek kedi gibi titremeye başladım. Vücudum resmen yanıyordu. Hakan sağ eli ile eteğimin altına girdi ve bacak aramı okşamaya başladı. Sonra birden dudaklarımı öpmeye başladı. Ne yapacağımı bilmiyordum, dilini ağzımın içine sokarak öpüyordu beni. Alt dudağımı emip, elini külotumun içine sokunca titremeye başladım! Utancımdan yerin dibine geçecektim, ama Hakan normalmiş gibi devam etti amımı ellemeye.

15-20 dakikaya yakın öpüştükten sonra beni kucaklayıp bir kat yukarı, yatak odama götürdü. Beni biryandan öperek, bir yandan da çırılçıplak soydu. Göğüslerimin arasına kafasını sokup, göğüslerimi ve uçlarını öyle ustaca öpüp emiyordu ki, bir kez daha titreyerek amımdan sular aktı. Bu yaşımda ilk bu gece ve şu an ikinci kez boşalmış ve orgazm dedikleri şeyi tatmıştım. Göğsümden yalayarak göbeğime, ordan da bacak arama indi. Aman Tanrım, ne yapiyor bu demeye kalmadan, kafasını bacak arama sokup, amımı yalamaya başladı. Amımın ıslak olması umrunda değildi. Öyle yalıyordu ki, resmen uçuyorum sandım. Bir yandan yalıyor, bir yandan da parmaklarını amıma öyle ustaca sokup çıkarıyordu ki, hatırlamıyorum kaç kez boşaldım.

Bir saat am yalanır m? yaladı! Perişan oldum iyice. Sonra birden sırtüstü yattı, geriye doğru çekilip sırtını karyolanın baş kısmına yaslayıp, “Sıra sende birtanem!” dedi. Gözüne aval aval bakakaldım. Gülmeye başladı, “Ne o? Hiç yalamadın mı sen?” diye sordu. Kafamı yere eğip, “Hayır, ne yaladım, ne de bu yaşıma kadar amım yalandı!” dedim. Hakan birden, “O kocanın aklını sikeyim, seni hiç sikememiş desene!” diye argo konuşunca, daha da bir etkilendim. Bu sefer ben onu soymaya başladım. Pantolon, gömlek, atlet derken külotunu bir indirdim… Öyle bir kocaman yarağı vardı ki, kocamınkinin en az 2, bilemediniz 3 katı uzun ve bileğim kadar kalın! Gözüm fal taşı gibi açıldı. Sikinin başını öpüp kenarlarını yalamaya başladım. Öyle tatlı bir tadı ve öyle temiz bir siki vardı ki, bir tane kıl yoktu. “Bebeğim başını ağzına al, dondurma yalarmış gibi!” dese de, başı ağzıma zor giriyordu.

10 dakika kadar yaladım ve beni yukarı çekti, “Gel sana ata binmeyi öğreteyim!” diye gülerek üzerine aldı ve, “Aşkım ağzına almada zorlandığına göre, amına da zorlanırsın. Sana bırakıyorum, alışa alışa al!” dedi. Amım zaten seller sular gibi akmış, yarağını amıma denkleyip üzerine oturayım dedim, ama nerde. Başı bile girmiyor. Ama Hakan öyle sabırlı, öyle tatlıydı ki, mecburdum onu almaya. Kendimi rahat bırakıp sürekli denedim.

En sonunda kafası biraz girdiği an gözümden yaş geldi. Ben zorlayıp almaya uğraşırken, Hakan, “Aşkım zorla deneme, bırak o kendiliğinden girer!” dedi ve beni öpmeye başladı. Boynumu, göğüslerimi ve dudaklarımı öpüyordu. Yarağının kafasına resmen akıyordum. Dediği gibi, kendiliğinden yavaş yavaş girmeye başladı. Sanki kızlığımı bozuyordu, resmen içim yırtılıyor sandım. Baya sürdü, ama en sonunda içime alınca, kocaman bir ‘Ohhh!’ çekip boynuna sarıldım. Hakan ise, “Bak aşkım, aldın sonunda! Şimdi işi akışına bırak, kendin in kalk!” dedi. O koca yarak içimi doldurmuş, ben ardı ardına Orgazm olurken, dayanamadım başladım inip kalkmaya.

Ya bir erkek bu kadar kendine sahip olabilir mi? Kocam 3 dakikada biterdi. Hakan beni 1 saate yakın, her pozisyonda, kanırta kanırta sikti, perişan etti. Son sözü, “Korunuyor musun aşkım?” idi. Ben de, “Korunuyorum canım, korunmasam bile doldur içimi döllerinle, kurban olsun Nurhayat bu yarağa!” dememle, içime sıcak sıcak döllerini fışkırttı. O boşalırken, ben de son kez gelip dudaklarına yapıştım. Sonra o koca yarağından inip göğsüne yattım.

O an dünyalar benim oldu sanki. Hakana, yalvarırım, beni kötü bir kadın sanma, kocamdan sonra ilk defa seninle böyle birşey yaşadım, ama inan ki pişman da değilim! dedim ve sikini bir daha ağzıma alıp, o kol gibi yarağın içinde bir damla döl bırakmadım.

Sonra beraber kalkıp duşa girdik. Ama yürüyüşüm değişmiş, bacaklarım birbirinden ayrık yürüyordum. Hakan ise gülerek, “Merak etme aşkım, sabaha bir şeyin kalmaz!” dedi ve götümü okşayarak, “Sen daha benim bu yarağı arkana bile alacaksın zamanı gelince!” diyerek gülüyordu.

Sabaha kadar Hakan amımı 2 kez daha o koca yarağına doyurdu. Sabah beraber kahvaltı yaptık ve Hakan da evine döndü. O da evli ve çok şanslı bir karısı var. Ben onun evliliğine göz dikmiş bir bayan değilim.

Tanrı yuvasını bozmasın, ama beni de yaraksız bırakmasın. O günden beri Hakan’la sürekli buluşup sevişiyor ve sikişiyoruz, ilerde onun o koca yarağını arkamdan da alacağım.

Bu yaptığımdan pişman değilim, kocam bunu hak etti.

Beyler hanımlarınızı ihmal etmeyin!

Kendinize iyi bakın.

Nurhayat..

1194 gösterim, 1 gün

Gavur amı gibi yanıyordur bununki, ne sikilir be!

Aldatma Seks Hikayesi ✔️, Erkek Seks Hikayesi ✔️, Evli Seks Hikayesi ✔️, Kapalı Seks Hikayesi ✔️, Olgun Seks Hikayesi ✔️, Swinger Seks Hikayesi ✔️ 02 Nisan 2015

Gavur amı gibi yanıyordur bununki, ne sikilir be!.

İstanbul, memleketim sayılır. 36 yaşında, ve evli, esnaflık, yani mahallede bakkallık yapan biriyim. Haliyle de insanlarla içli dışlı olarak yaşıyoruz, her gün, her yaştan insanlarla, her türlü şeylerlede karşılaşıyoruz. Daha dükkanı yeni, açmıştım ve müşterilerimi yeni yeni tanımaya başlamıştım. Gelenler, “Hayırlı olsun!” deyip biraz sohbet, ederlerdi.

Birgün gelen malları yerleştirmeye dalmışken, “Merhaba!” diyen kadife gibi sexy bir sesle irkildim. Arkamı döndüğümde daha da şok olmuştum. Karşımda sanki bir Huri duruyordu. Yaklaşık 1.70 boylarında, 65 kilo kadar, tam bir manken vücudu ölçülerinde, Türbanlı, esmer güzeli bir afet. Bir an durakladıktan sonra, “Buyrun?” dedim. Bana, “Hayırlı olsun, iyi ki yakınımıza açtınız bakkalı, çok iyi oldu!” dedi. Birkaç birşeyler alıp, “İyi günler, görüşürüz!” deyip gitti. Bense halen kendime gelememiştim. Aynı hatun birkaç gün sonra yine geldi, güler bir yüzle, “Nasılsınız? O gün biraz aceleyle gelip gittim, tanışma fırsatımız olmadı, benim adım Seda, karşı binada oturuyorum.” dedi. “Ben de Adnan, tanıştığıma memnun oldum!” diyebildim sadece. Normalinde çok geveze olan ben, sanki onu görünce süt dökmüş kedi gibi oluveriyordum ve kendime şaşırıyordum. Türbanlı olmasına rağmen çok güzel ve sexy bir kadındı, hele kokusu beni dahada büyülüyordu.

Hatun artık hergün gelmeye başlamış ve her geldiğinde sohbetlerimiz biraz daha artmaya başlamıştı. Samimi olmuş, bir arkadaş ve dost gibi olmuştuk. Bazen günde 9-10 sefer geldiği oluyordu dükkana. Yine dükkana geldiği günlerden birinde, hava sıcak olduğundan, ince bir etek, üstüne de uzun kollu bir badi giymişti. Ama badisi çok dar ve tüm göğüsleri ortaya çıkmış bir şekildeydi. Ben tabi aniden uçtum, yine müthiş bir görüntü vardı karşımda. Benden bir poşet isteyip, yumurta alacağını söyledi ve tam karşıma domalmış bir şekilde yumurtaları seçmeye başladı. Eteğinin de ince oluşundan dolayı, altındaki o yusyuvarlak kalçalarının arasına girmiş küçücük Tangasını da görünce, o an saldırmamak için kendimi zor tuttum. Bir an kendime geldim (ve kendi kendime Adnan sen ne yapıyosun, esnafsın sana hiç yakışıyor mu! demeye başladım). Bir yandan da o görüntü gözümün önünden gitmiyor, sikme hayali ile avunup duruyordum.

Bir de tabi evliliklerimiz var, o evli, ben evli, bu durumu dahada zora sokuyordu. O hergün alışverişe gelip gidiyor, hep etek giyiyor, ben de görüntüsü ve dükkanı saran kokusu ile idare ediyordum. Cesaretsizlik mi, yoksa esnaf olmanın korkusu mu beni ona açılmaktan alıkoyuyordu, bilemiyordum. Böylelikle aradan 2-3 ay gibi bir zaman geçmişti. Birgün acele ile dükkana gelip, ablasının hasta olduğunu, benim arabamla onu acil ablasına götürüp götüremeyeceğimi sordu. Ben de, “Tabii ki götürürüm!” deyip, hemen hanımı dükkana çağırdım ve Seda ile ablasına doğru yola koyulduk. Yolda giderken sohbet ettik biraz işte. 2 kardeş olduklarını o an öğrendim. Kendisinin 30 yaşında olduğu, ablasının 42 yaşında olduğu ve yalnız yaşadığını, hiç evlenmediğini, anne ve babasının memlekette yaşadığını, buna benzer şeyleri konuşarak ablasının evinin önüne geldik.

“Ablamı alıp geleyim de hemen hastaneye götürelim!” dedi ve yukarı çıktı. Ben aşağıda arabada onları beklerken, 5 dakika sonra Seda tekrar aşağı inip, çok önemli birşey olmadığını, hastaneye gerek görmekdiklerini, benim de yukarı gelip bir çay içip gidebileceğimizi söyledi. Ben de biraz çekinerek de olsa Seda ile yukarı çıktım. Ablasına geçmiş olsun deyip, bir kenara oturdum. Ama ne yalan söyleyeyim, ablasının biraz yaşı geçmiş olmasına rağmen, yine de Seda kadar güzel ve sexy bir kadındı ve o da kapalıydı. Kafamdan (Gavur amı gibi yanıyordur bununki, ne sikilir be!  ) düşünceleri geçerkern, ablası, “Sedacım yatakodasındaki dolabın üstünde kalın yorgan var, gitmeden onu bana indiriver, üşürsem onu örterim!” dedi. Seda, “Tamam abla!” deyip yatakodasına gitti. Ama hemen geri geldi ve bana, “Orası çok yüksek, merdivene çıkmak lazım, korkuyorum, merdiveni tutarmısın?” dedi. Ben de, “Tabi!” deyip odaya geçtik…

Seda merdivene çıktığında kafamı yukarı kaldırmamla birlikte bütün dünyalar benim oldu sanki. Sedanın hep o hayalini kurduğum tangası ve harika götü artık gözlerimin önündeydi. O muhteşem görüntü beni aldı götürdü. Seda yorganın ucunu bana doğru uzatıp, “Yorganı tutabilirmisin, çok ağır!” dedi. Gözüm tangalı götünde, bir elim yorganda iken Seda merdivenden inmeye başladı. İki basamak inince birden dengesini kaybetti ve benim üzerime düştü (belki de bilerek kendini attı kucağıma). Haliyle ikimiz birden yere yuvarlandık. Sedanın eteği başına geçmiş bir şekilde yerde yatıyor, benim elim de onun kalçalarında ve gözlerimin önünde tangasının yanlarından dışarı taşan bir amcık bana bakıyordu. Artık bu saatten sonra erkekliğe laf getirecek değildim herhalde, üstelik kısmet ayağıma kadar gelmişken (Gökten kucağıma düşmüşken desek daha doğru olur)…

O pozisyondan ikimiz de kalkmak istemiyorduk. Hafiften Sedanın kalçalarını okşamaya başladım. Sedadan ses çıkmayınca daha cesaretlenip öne doğru elimi kaydırmaya başladım. Tangasının yanından elimi içeri soktuğumda, sanki elim sobaya girmiş gibi yanıyordu ve amı ıslanmıştı. O da istiyordu demek ki. Yavaşça kafamı bacaklarının arasına sokup amcığını yalamaya başladığımda Sedanın ufak ufak inlemeleri başlamıştı. Tangayı sıyırdım, kalçasını biraz kaldırdım, artık bırakın yalamayı sanki yiyordum amını. O da artık inlemelerini çoğaltıp, elleri ile başımı amına iyicene yapıştırıyordu. Biz bu arada ablasının içeride olduğunu tamamen unutmuştuk ve işimize bakıyorduk. 2 dakika sonra ikimiz de çırılçıplak kalmıştık. 69 yapıp, o da benim yarağı ağzına almış dondurma gibi yalıyordu. Bir süre yalaştıktan sonra Seda, “Ben artık dayanamayacağım!” diyerek üzerime çıkıp, benim yarağın üstüne birden oturuverdi ve “Ohhhhhhhh!” diyerek inip kalkmaya başladı…

Seda deli gibi zıplıyor ve inliyor, ben de alttan pompalıyordum. Bir süre böyle sikiştikten sonra, Seda bir yandan zevk çığlıkları atarken, bir yandan da beni ilk gördüğü günden beri arzuladığını ve hep bugünü beklediğini söylerken aniden sarsılarak ve bağırarak orgazm oldu. Sonra birden üzerimden inerek sırtüstü yere halıya uzandı ve “Hadi Adnanım sen de çık göklere, bırak döllerini içime!” diyerek bacaklarını ayırarak havaya kaldırdı. Ben de yuvarlanıp bacak arasına yanaştım ve bacaklarını omuzuma alarak amına girdim. Uzun zamandır sikmeyi hayal ettiğim kadının altımda olmasının verdiği heyecanla, daha amına 5’inci girişimde boşaldım ve sedanın üstüne yığıldım. O çok istediğim Sedaya sahip olmuştum artık…

Zevkten mayışmış bir halde ve kendimden geçmiş bir şekilde, yarağım Sedanın amında küçülürken, “Bitti mi işiniz?” diyen ablasının sesiyle kendime geldim. Kafamı çevirdiğimde ablasının bizi seyrettiğini gördüm. Ablası Seda ile sikişmemizin ne kadarını izledi bimiyorum ama, kızgın değildi, aksine gülerek içeriye doğru gitti. Dükkanda bekleyen benim hanımı şüphelendirmemek için, hemen giyinip çıktık. Yolda giderken Seda bana herşeyi anlattı. Beni çok istediğini, ama bunu bana söyleyemediğini, ablasının da böyle bir fikir verdiğini söyledi. Ablası iyi ki de vermiş böyle bir fikri, bana kalsaydı halen Sedanın tangasının hayalini kuruyor olacaktım. Ama şimdi, Sedayı yarın nasıl bir pozisyonda siksem, acaba götten de verir mi, acaba ablasını da sikebilirmiyim hayalleri kuruyorum :))

Adnan..

1300 gösterim, 0 gün

Resmen öptün beni enişte, bir sikmediğin kaldı!

Aldatma Seks Hikayesi ✔️, Baldız Seks Hikayesi ✔️, Enişte Seks Hikayesi ✔️, Evli Seks Hikayesi ✔️, Olgun Seks Hikayesi ✔️, Swinger Seks Hikayesi ✔️ 02 Nisan 2015

Resmen öptün beni enişte, bir sikmediğin kaldı!.

Kendi evimde boya yaparken baldızım da bize yardım için geldi. “Enişte benim de ev çok kirlendi, benim de evi müsait bir zamanın olunca boyayalım mı?” diye sordu, ben de olur dedim. Aradan 1,5 ay falan geçti, baldız telefon etti, karımla konuşuyorlardı. Karım bana bakarak, “Özer bak baldızın, ‘Eniştem benim evi boyayacaktı, unuttumu?’ diye soruyor!” dedi. Ben de, “Yok unutmadım, onlardan haber bekliyorum!” dedim.

Karım da telefonu bana verdi, “Al kendin konuş!” dedi. Aldım, hal hatırdan sonra, “Enişte nezaman müsaitsin?” dedi. Ben de, “Siz nezaman müsait olursanız ben de ozaman olurum!” dedim. “Pazartesi uygun mu?” dedi. “Uygun!” dedim, Pazartesiye anlaştık ve telefonu kapattık. İş yerini arayarak 4 gün izin aldım. Karım aniden sinirlenerek, “Yaaa ben Pazartesi güne gidecem, ben gelemem!” dedi. “Ara bacını söyle ozaman!” dedim. Karım da, “Yarın sabah ararım!” dedi. Ertesi gün sabahtan karım aradığında da, baldız, “Kocam Pazartesi günü işi gereği şehir dışına gidecekmiş, çocukları da babaanneleri alacak, herşeyi hazırladım, boyaları falan da aldım, abla sen o gün gelmesen de olur, zaten senin boya yaparken işin olmaz!” dedi ve ablasıyla anlaştılar.

Ben Pazartesi günü sabah erkenden baldızın evine gittim. Kapıyı baldız açtı. Baldızın üzerine askılı penye, altına da dar eşofman giyinmişti ve evde baldızdan başka da kimse yoktu. Hoş beşten sonra, önce oturup çay içtik. Bana da eski bir eşofman vermesini söyledim. “Tamam!” deyip eşofman altı, üzerime de tişört getirdi. Eşofman biraz dardı, ama idare edecektim. Çayımız bittikten sonra, “Hadi baldız, işimize bakalım!” dedim. Baldızın evi 3+1 idi, oturma odasını toplamamış, orada yatacaklarını söyledi. Ben koridordan boya yapmaya başladım, ihtiyacım oldukça baldızdan birşeyler istiyordum, baldız da getiriyor, yerlere boya dökülünce elindeki bezle siliyordu. Yapacak işi olmadığı zaman da sigara içiyordu. Bu arada da gelmişten geçmişten sohbet ediyorduk. Keyifli bir çalışma yapıyordum…

Bir ara ben merdivendeyken aşağı baktım, baldız yere diz çökmüş yerleri siliyordu. Askılı penyesinden memeleri taşmış, yarıya kadar görünüyor, beli sırtına kadar açılmış, külotunun lastiği aşağı sıyrılmış, götünün ayrımı görünüyordu. Fark ettirmeden bir müddet seyrettim, içim bir hoş oldu. Benim yarak hareketlenmeye başlamıştı, eşofman da dar olduğu için oldukçada belli oluyordu! Merdivenden inerek WC’ye gittim, işeyip belki etkisi olur da yarağım iner düşüncesindeydim. Ama fazla da etkisi olmadı, çünkü baldızım yaptığ iş gereği habire frikik veriyordu. Ben de fırsat bu fırsat deyip, bundan faydalanıp göz banyosu yapıyordum.

Ben merdivende çalışırken baldız sigara yakıp verdi. Sigarayı uzatırken koltuk altını gördüm sikim kıpırdamaya başladı. Zannedersem koltuk altlarını yeni traş etmişti, tertemizdi. Acaba amı da öyle mi diye aklımdan geçirdim. Sigarayı verdikden sonra kolunu indirince, koltuk altı am gibi duruyordu. Baktıkça tahrik oluyordum ve benimki kalktıkça kalkıyordu. Ne yapacağımı bilemez olmuştum, beni ter basmıştı. Baldız, “Enişte yoruldun, in de dinlen biraz!” dedi. Aşağı inip oturdum. Fakat baldız karşımda tüm seksiliğiyle duruyordu. Banyoya gidip elimi yüzümü iyice yıkayıp, biraz rahatlamıştım. Banyoda 31 çekmek de aklıma gelmedi değil hani, ama bu halim benim de hoşuma gidiyordu, onun için 31 çekmedim.

Koridorun ve mutfağın boyasını bitirdiğimde akşam olmuştu ve ben de yorulmuştum. Karım aradı, “Ne yaptınız? Nasıl gidiyor? Bitti mi?” diye sordu. “Evin bir kısmı bitti!” dedim. “Nezaman gelirsin, yemeği ona göre ayarlayım?” dedi. “Bir iki saate gelirim herhalde.” dedim. (2 dolmuş değiştirmem gerekiyordu eve gitmek için). Baldızım lafa girerek, “Abla yaa, eniştem bu yorgunlukla nasıl gelsin? Bu gece burada kalsın, yabancı mı da?” dedi. Karım de onaylamıştı. Baldızım yemek hazırlamaya başladı. O hazırlarkan ben de soğuk suyla duş aldım, kendime gelmiştim. Baldız temiz eşofman verdi, giyindim. Yemek pişerken, “Enişte sen yemeğe bakar ol da, yanmasın, ben de duş alayım!” diyerek duşa girdi. Kısa zamanda çıktı, beyaz askılı tişört ve yine dar penye eşofman giyinmişti. Sofrayı beraber hazırlamaya başladık. “Enişte sen yoruldun, otur!” dedi. Ben de, “Yok sen de yoruldun, beraber hazırlayalım!” dedim. Baldıza yardım ediyordum. Bazen ufak tefek sürtünmeler oluyordu, ama dikkat çekmiyordu. Yemeğimizi salonda oturup yedik. Üstüne çay getirip içtik, ikimiz de karşlıklı çekyatlara uzandık, sigara içip, sohbet ediyorduk…

Ama benim aklımdan baldızın memeleri ve koltuk altı çıkmıyor, yine tahrik oluyordum. Benim yarak ta kalkmaya başlamıştı. Sigaralarımız bitince, baldız, “Yatakları açayım mı enişte?” dedi. Ben de, “Erken değil mi?” dedim. “Sen nasıl istersen! Ozaman biraz kuruyemiş getireyim!” dedi, ayağa kalkıp, gerneşerek kuruyemiş getirmeye gitti. Giderken götüne baktım, harikaydı, yuvarlak ve dikti. Daha önceleri de götü dikkatimi çekmişti. Baldız gelene kadar biraz yarağımla oynayıp, karnıma taraf yatırdım. Bu durumum çok hoşuma gidiyordu, ama biryandan da baldızımı nasıl sikebilirim diye de düşünüyordum. Baldız kuruyemişi getirirken yanında da iki bardak bira getirmişti (Daha önceleri ailece içmiştik). Birayı görünce, “İşte bu iyi oldu!” dedim. Baldız da, “Enişteciğim sana bakmam lazım!” deyince, teşekkür ettim. Karşılıklı oturup 3’er büyük bardak bira içtik. Tekrar doldurmaya kalkınca sendeledi. “Ne oldu baldız, sarhoş mu oldun?” dedim. “Yok!” dedi.

Tazelediği biraları da içince benim işemem gerekti. Tuvalet oturduğumuz salonun karşısındaydı, ben gittim işedim geldim. Sonra da baldız gitti işemeye, ama giderken yalpalıyordu. Baldız tuvalette işerken işeme sesini duyuyordum ve nedense müthiş tahrik olmuştum. Baldız da işeyip geldi, ama önümden kendi çekyatına geçerken sendeleyip, istemeyerek yanıma bıraktı kendini. Ben de belinden tutup, gülerek, “Sen sarhoş oldun!” dedim. “Yok yaaa, sarhoş falan olmadım, yorgunluktan olsa gerek!” dedi. “Otur şöyle, dinlen!” deyip yanıma oturttum. Bir sigara yakıp ağzına verdim. Bir fırt çekip, “Teşekkürler! Ya enişte sen çok iyisin!” dedi. “Neden?” dedim. “Her işime koştuğun yetmiyormuş gibi, sigaramı bile yakıp ağzıma veriyorsun!” dedi. “Vazifemiz baldız, ne olacak ki!” dedim. O da, “Benim sümsük herif oturduğu yerden kalkamıyor, elinden bir iş gelmiyor! Üstelik odunun teki, nerdeee senin gibi incelik falan!” dedi. Ben de, “Ne olacak ki, ben yaparım!” dedim.

Yanyana oturuyorduk, bacaklarımız bitişikti. Benim yarak kalkmaya başlamıştı. Baldız konuşurken dudaklarına bakıyor, dudak hareketlerini izliyordum. Elimi omuzuna koydum, yavaş yavaş dahada yaklaşıp, vücut kokusunu içime çekiyordum. Vücut ısısı vücudumu dahada ateşlendiriyordu. Baldız sigarasını içerken elinden alıp bir fırt çekip verdim. Baldız da, “İstersen yenisini yak…” dedi. “Yok, içerisi fazla duman oldu!” dedim. “İyi o zaman birtane yakıp ikimiz içelim!” dedi ve güldü. “Neden güldün?” dedim. “Hiiiiiiç, öylesine!” dedi. Sigaradan tekrar çekip bana verdi, “Sıra sende!” dedi. Ben de alıp çektim, ikimiz de gülmeye başladık. Sigarayı verdim, bir fırt daha çekti, dumanını üfleyeceği zaman ağzımı ağzına yakınlaştırıp, “Üfle!” dedim, üfledi. Ben de dumanı içime çektim. Güldü, “Ya enişte çok ilginç bir adamsın!” dedi ve sigarayı bana verdi. Ben dumanı üfleyeceğim zaman dudağımı baldızın dudağına değecek kadar yaklaşıp üfledim. Bu defa o dumanı içine çekti. Sigarayı verdim, üfleyeceği zaman ağzımı ağzına kapattım, ama hemen geri çekildi, “Enişte ne yapıyoruz! Gören öpüşüyorlar der!” dedi…

Ben de, “Bizden başka kim var da görecek baldız?” dedim. “Ama enişte resmen öpüştük demin!” dedi. “Amaaan baldız, öpüşsek ne olacak sanki!” dedim. “Ama ablam…” dedi. “Ablan nereden bilecek sanki?” dedim. “Aman bu olanları kimse duymasın sakın!” dedi. “Ya ne oldu da, ne yaptık ki?” dedim. “Daha ne olacak! Resmen öptün beni enişte, bir sikmediğin kaldı!” deyip aklından geçeni ağzından kaçırmış oldu. Ben de, “İstersen o da olur!” dedim, sigaradan çekip, dudağımı dudağına götürdüm, ağzının içine dumanı üfledim, elimi de beline doladım yanımdan kalkamıyordu da. Alt dudağını emmeye başladım. Geri çekilmek istedi, bırakmadım. “Hhhhıııım hıııım!” diye birşeyler mırıldanıyordu, dudağımı ısırınca bıraktım. Derin bir nefes alıp, “Yaa olmaz enişte, ayıp ya!” dedi. “Neden ayıp olsun ki?” dedim. “Olmaz işte!” dedi. Elimi arkadan boynuna sarıp kendime çektim, dudaklarına tekrar yumuldum, öpmeye devam ettim. Eşofmanının içine de elimi soktum, külotunun kenarından amını okşamaya başladım…

Baldız direniyordu. Parmağımı külodunun içine sokup bızırığını okşayınca, yavaş yavaş kendini bırakmaya başladı. Artık direnmiyor, ama karşılıkta vermiyordu. Parmağımı amına iyice soktum, biraz oynatınca amı ıslanmaya başladı. Dudaklarını bırakınca, “Enişte bir dakika konuşalım!” dedi. “Söyle aşkım!” dedim. “Bak bu yaptığımız çok yanlış, ama iş çığırından çıktı, anlaşılan senin elinden kurtulamayacağım, yalnız bu yaptığımız ölene kadar ikimizin arasında sır kalacak, tamam mı?” dedi. “Tamam, söz!” dedim ve dudaklarına tekrar yapıştım. Baldız bu defa direnmiyor, karşılık veriyordu. Benim de elim boş durmuyor, memelerini okşuyordum. “Enişte bir dakika dur!” deyip yanımdan kalktı, odanın ortasındaki sehpayı kaldırdı, boş bira bardaklarını alıp mutfağa götürdü, dış kapıyı kilitledi, elinde bataniye ve iki yastıkla geldi. Battaniyeyi halının üzerine özenle serdi, yastıkları koyup, mutfağa geri gitti…

Anlaşılan bana güzel am ziyafeti olacaktı. Elinde bira bardaklarını doldurmuş geldi. Gülümseyerek, “Al bakalım!” dedi, yere battaniyenin üstüne oturdu. Ben de kanepeden kayıp, yanına oturdum. Bardakları tokuşturduk, birer yudum aldık, bardağı elinden alıp kenara koydum, gözlerinin içine bakarak dudaklarına öpücük kondurdum. Baldız da öpücüğüme aynı şekilde karşılık verdi. 2-3 defa aynı öpücüğü tekrarladık. Baldız elini boynuma sararak, kafamı kendisine çekip dudaklarıma yumuldu. Artık ok yaydan çıkmış, birbirimizi okşuyorduk. Ben baldızı soyarken, baldız da bana yardımcı oluyordu. Belden üstü çıplaktı şimdi. Memelerini ağzıma veriyor, “Em!” diye mırıldanıyordu. Az sonra baldız da benim üst kısmımı soymuş, ikimizin belden yukarısı çıplak, oturduğumuz yerde birbirimize sarılmış, birbirimizi okşayıp, vücutlarımızı öpüp, koklaşıyorduk…

Ben uzanıp bira bardağımı aldım, bir yudum içtim, bardağı baldıza verdim. Baldız da bir yudum aldı, yutmadan ağzını ağzıma getirip, ağzındaki biranın bir kısmını ağzıma verdi, yuttum. Dilini ağzıma verdi, dilini emiyordum. Dilini çekince ben dilimi onun ağzına veriyordum, o emiyordu. Bira bardağını elinden alıp kenara bıraktım, tekrar dudaklarımız birleşti. Baldız gözlerini kapatıp, saçlarımı okşuyor, sonra da parmaklarını sırtımda okşarcasına gezdiriyordu. Baldızı yavaşca sırtüstü yatırdım, üzerine uzanarak, dudaklarından opüp, çene altını yalayarak memelerine indim. Baldız gözleri kapalı, dudakları yarı açık, hafif hafif inliyor, kafamı, kulaklarımı okşuyor, kafamı sırayla bir memesinden öbür memesine götürüp emdiriyor, memesini dudaklarıma bastırıyordu…

Dil darbelerimle göbek çukuruna indim. Göbek çukurunu emiyor, dilimi göbeğinde gezdiriyordum. Elimi eşofmanının lastiğine götürdüm, eşofmanını külotuyla beraber çıkarıp kenara attım. Ayak parmaklarını tek tek yalayıp emiyordum. Baldız da, ‘Em!’ der gibi ayak parmaklarının tek tek ağzıma sokuyor, ben de iştahla emiyordum. Ayak bileklerini, diz kapağını yalıyordum. Diz kapağının arkasını yalarken, “Ohhh çok güzelll!” diyerek yan yattı. O sırada ben de külotumla beraber eşofmanımı çıkardım. Baldız elini uzatarak yarağımı tuttu, “Ooo, nekadar da büyük yarağın var enişte!” diye inledi. Ben de, “Bu yarağı bugünlük sana verdim!” dedim. “Ver canııııım, ben de bugünlük amımı sana verdim, istediğin kadar sik!” dedi. Yarağımı sıvazlıyor, ona 31 çekiyordu…

Baldızı sırtüstü yatırdım, amının etrafında dilimi gezdirmeye başladım. Baldız inliyor, “Ohhhh, ne kadar güzel canım enişteciğim, biraz daha aşağılara!” in diyordu. Bcaklarını ayırıp ağzımı amına kapattım. Amı vıcık vıcıktı. Am sularını yaladım yuttum. Amı tertemizdi, mis gibi kokuyordu. Dilimi amının derinliklerine sokabildiğimce sokuyordum, baldız da götünü yukarı kaldırıp, “Daha derinlere gir!” diye inliyordu. Sonra yarağımı iki ayağının arasına aldı, ayaklarıyla 31 çeker gibi, ayaklarını siktiriyor, “Hadi canım, yarağını amımın içinde istiyorum!” diyordu. Ben acale etmiyor kudurttukça kudurtturuyordum, amını emiyor, ısırıyor, amının dilini emiyordum. Baldız sonunda kafamı amına bastırıp, götünü yukarı kaldırdı ve titreyerek boşalmaya başladı. Ben de ağzımı amına iyice bastırıp emiyordum. Sıvılarını emdim, “Ohhh!” diyerek kafamı bıraktı. Gevşemişti…

Ben götünü okşuyor, sıkıyordum. Elimi tutup memelerine götürdü, memelerini okşuyordum. Kafamı yukarı çekip memelerini ağzıma verdi. Memelerini emerken baldız tekrar hareketlenmeye başladı. Kollarını yukarı kaldırıp, koltuk altlarını tek tek emiyor, yalıyordum. Baldız da yarağımı eline aldı, yarağımın kafasını okşuyor, sıkıp bırakıp, 31 çeker gibi sıvazlıyordu. “Hadiiii sok yarağını amıma, tadı nasıl, tatdır yarağını bana, bugün senin karınım sik beni!” diyordu. Ben de dizlerimin üstüne doğruldum, yarağımı tuttum, baldız da bacaklarını açtı, amın ağzı kıp kırmızıydı. “Hadi sok ne olur!” diyordu. Yarağımın kafasını amının ağzına dayadım, kafasını amına sürttükçe, baldız götünü kaldırıyor, yarağımı amına sokmaya çalışıyordu. Kafasını amına soktum, “Haaaadiii hepsini istiyorum, geçiiiir amıma!” deyince hepsini birden soktum. “Ohhh, bu ne kadar tatlıymış!” diye inledi…

Ben yavaş yavaş ileri geri yapıyor, yarıya kadar yavaş yavaş çıkarıp, aniden hızla hepsini sokuyordum. Baldız kafasını kaldırıp, mememi dişleyip, tekrar kafasını yastığa bırakıp, sağa sola çevirerek, “Hızlı hızlı sik canımmm, birtanemmm!” dedi. Ben hızlandım, öyle sert basıyordum ki, memeleri ağzına kadar dalgalanıyordu, ben de eğilip canını yakmayacak şekilde ısırıp emip, tekrar basmaya devam ediyordum. Üzerine yatıp kalçamı kıvırınca, “Ohhh canımmm, hadi sikkk, sokkk!” diye inleyince, baldızın boşalacağını anlamıştım. Ben de artık boşalacaktım, doğrulup hızlı hızlı sikmeye başladım. Baldız bacaklarını belime kenetlemiş, ben geri çekilince bacaklarıyla kendine çekip, götünü yukarı kaldırıp, amına girmemi sağlıyordu. Bu tempoyla birkaç sefer yaptık, “Hadi içime attır kocacığım, senin bu am, attır içime!” diye beni tahrik ediyordu. Ben de son hamleyle öyle kökledim ve boşalmaya başladım. Baldız da bana kenetlenip boşalıyordu. İkimizin de terden vücutlarımız yapışmıştı. Baldız altta, ben üstte öylece kalmış, soluk soluğaydık…

Yarağım küçülmeye başlamıştı, yan yattım. (Baldız ben tuvalete işemeye gittiğimde kağıt havlu getirmiş yastığın altına koymuş, demek ki hazırlıklıymış!) kağıt havluyu yastığın altından çıkarıp amına götürdü, ben de yarağımı çektim amından, yarağımı kağıt havluya sardı, ben de tuttum, sırtüstü uzandım. Baldız bir kağıt havlu daha alıp amına kapatıp tuvalete gitti. Amını yıkıyordu. Ben de kalkıp banyoya gittim yarağımı yıkayıp geldim. Baldız benden önce gelmiş, yere battaniyeye çıplak vaziyette uzanmış, sigara yakmış, birasını da almıştı. Ben de yanına gelip uzandım. Birasından bir yudum verdi, içtim, dudağından öptüm. Ben de bir sigara yakınca, “Hani bir sigarayı beraber içecektik?” dedi. Ben söndürecektim ki, “Neyse bu defalık böyle olsun!” dedi. Yastıkları üst üste koydum uzandım, baldız da göğsüme kafasını koydu uzandı. Doğrulup birasından içip, tekrar uzanıp konuşuyorduk. Baldıza, “Hoşuna gitti mi?” dedim. “Hemde çoook! Senin?” dedi. “Benim de!” dedim. “Artık yalnızken sana isminle hitap edeceğim enişte!” dedi. Ben de kabul ettim…

“Özer, sana birşey diyeyim mi?” dedi. “Dee!” dedim. “Benim amımı ilk sen yaladın, biliyormusun? Kocam hiç yalamamıştı!” dedi. “Peki sen onunkini yaladın mı?” dedim. “Ben de onunkini yalamadım! Kadın kadına oturduğumuz zaman anlatırlar, (Kocam şöle yalıyor, böyle yalıyor, çok zevk alıyorum!) derlerdi. Ablama birdefa sordum, eniştem amını yalıyor mu diye, ablam da yalamadan sikişilir mi, bana daha yarağını sokmadan yalayarak boşaltır beni, sonrada yarağını sokup siker, birdaha boşaltıp pestilimi çıkarır! diye anlatmıştı. Ben de içten içten kıskanmıştım. Demek ki doğruymuş! Yaaa enişte sen neymişsin, o zevki bana da tattırdığın için sana teşekkür ederim!” deyip doğrulup dudaklarımdan öptü. Ben de gülümseyerek, “Bak birde vermiyordun, bu zevkten mahrum kalacaktın!” dedim. Baldız, “Verdim ama!” dedi. Ben de, “Sen verdiysen bende aldım baldız!” deyip, gülüştük. Hemen ekledim, “Daha sana ne zevkler tattıracağım sabaha kadar!” dedim. “Ooooo, neler tattıracaksın bakayım haaaa? Ama yarın boyayı bitirelim, karışmam sonra!” dedi.

“Merak etme bitiririm!” dedim. “Yarın ablam gelmeden bitir ama!” dedi. “Pekala bitirirsem ne vereceksin bana?” dedim. Baldız kafasını kaldırıp vücudunu benden ayırarak, amını işaret edip, “Bunu!” dedi. Ben de, “Yerim onu!” diyerek dudaklarına yumuldum, öpüşmeye başladık. Baldız da yarağımı eline alıp okşuyor seviyor, ben de memelerini okşuyor öpüyordum. Benim yarak ayaklanmaya başladı. Baldız gözümün içine bakarak, “Seninki uyanmaya başladı!” dedi. Ben de, “Niyeki acaba?” dedim. “Yine istiyor da ondan!” dedi. Ben de, “Ne istiyor?” dedim. Cilveli edayla, “Ne olacak, am istiyor yaramaz şey!” dedi. Ben de, “Seninki de yarak istemiyor mu?” dedim. “Seninki ister de bu istemez mi?” diyerek dudaklarıma yumuldu. Birbirimizin dudaklarını öpmeyip adeta yiyorduk, dillerimiz birbirine dolaşıp ağzımızın icinde sevişiyorlardı…

Ben sırtüstü uzandım, “Hadi bakalım karıcığım, şunu iyice uyandır!” dedim. Baldız da göğüslerimden yalayarak yarağıma kadar indi. Yarağımın kafasına dilini sürtüp öptü. Saçlarını yana atıp, “Yarağını dondurma yer gibi yiyeceğim, bunu çok istiyordum, ama pezevenk bacanağın benimkini yalasaydı ben de onunkini yalardım, ben de cesaret edip yalamadım, sonra nereden öğrendin diye soracaktı ve kötü olacaktık! Ama bundan sonra hep seninkini yalar emerim, değil mi enişteciğim?” dedi. “İstediğin an yalayabilirsin, herzaman hazırım!” dedim. Yarağımın kafasında dilini gezdirdi, iki elinin arasına alıp kafasını dışarıda kalacak şekilde tuttu, kertiğine kadar ağzına alıp öyle emiyordu ki, avurtları neredeyse birbirine değecek şekildeydi. Yarıya kadar ağzının içine alıp, nefeslenip, tekrar emiyor, hızlı hızlı aşağı yukarı yaparak ağzını siktiriyordu. Yarağım tam kıvamına gelmiş, baldızın ağzına sığmıyordu. Ben ayağa kalktım, baldız da dizlerinin üzerinde önümde durup, ben saçlarını elimle toplayıp ağzını ileri geri yaparak sikiyorum ağzını. Baldız da nefes almak için arada ağzını çekip, yarağıma tükürüp kayganlaştırıp 31 çekip, tekrar ağzına alıp ileri geri yapıyordu.

Sonra baldızı yüz üstü uzattım, ben de üzerine uzandım, omuzlarını yalıyor emiyordum. Baldız da elini arkaya atarak, yarağımı götünün yanaklarının arasına yerleştirdi, götününün yanaklarını sıkıp bırakıyordu. Baldızın sırtını yalayarak bel çukuruna indim. Götünü okşuyor, parmağımı da göt deliğinin etrafında gezdiriyordum. Götüne indim, baldız da götünü bana sunarcasına, belini çukurlaştırıp götünü yukarı kaldırıyordu. Göt deliğine dilimi değdirince, “Ohhh, orayı da emmm canım, bu gece bütün zevkleri tatmak istiyorum kocacığım!” diye inledi. Ben de götünü emiyor, ağzımı göt deliğine kapak yapıyordum. Baldız yan yattı, sırtı bana dönük, bacağının birini kanepeye koydu, amı götü meydana çıktı. Ben de yanına uzandım, göt deliğini yalıyor, dilimi götüne sokmaya çalışıyordum…

Sonra baldız dönüp 69 olduk. Yarağımı ağzına alıp emiyor, yarağımı bırakıp taşaklarımı ağzına alıp emiyordu. Ben de dilimi göt deliğinden ayırıp amına sokup emiyor yalıyor, tekrar götüne gelip yalıyordum. Götüne parmağımı sokunca, “Canımmm, ohhh, yala canım, amıma götüme dilini sok, sikicim benim!” diyor, amından sular akıyordu. Ben de, “Amına götüne dilimi de, yarağımı da sokacağım karıcığım!” dedim. “Sok canım, ne istersen sok, amımı götümü bu gece yarağa doyur, bıktır beni yaraktan!” dedi. “Bıkarmısın kız orospu?” dedim. O da, “Delimisin enişte, bu yaraktan bıkılır mı hiç, bunun hastası oldum bile, yemeden duramam artık! Hadi sik aşkım, tüm deliklerim senindir!” dedi. “Domal ozaman orospu!” dedim…

Baldız ikiletmeden domaldı hemen. Arkasında diz çöktüm, tekrar götünü yaladım. Götünün deliği öyle yumuşadı ki, iki parmağımı da sokunca girdi. Yarağımı da amına köküne kadar soktum. Götünde parmaklarım, amında da yarağım, öyle bir müddet siktim Orgazm ettim baldızı. Baldız elini arkaya atıp, yarağımı amından çıkarıp doğruldu ve “Yat bakayım altıma enişte, ben de seni boşaltacam!” dedi. Ben sırtüstü uzandım, baldız da üzerime ters uzandı, tekrar 69 olduk. Baldız o vaziyette birkez daha Orgazm oldu, ama üzerimden kalkmadı, yarağımı emiyor yalıyor, beni boşaltmaya çalışıyor, “Ağzıma boşal hadi enişte!” diye inliyordu. “Dur orospu boşaltma beni, daha götten vermeyecekmisin?” dedim. Ses çıkarmadı, doğrulup ters döndü, üzerime uzandı, yarağımı tutup amına yerleştirdi, üzerimde yavaş yavaş ileri geri yapıyor, sanki o beni sikiyordu. Sonra yarağımı amından çıkarmadan doğrulup, ata biner gibi oturup kalkmaya başladı. “Ohhh kocacığım, çok güzel!” diye inliyordu…

Sonra kafamı kaldırdı, beni oturur vaziyete getirdi, memelerini ağzıma verdi, zıplamaya devam etti. Ben de götünü parmaklıyor, 3 parmağımı sokmaya çalışıyordum. Baldız da kulak mememi emerken, kulağıma fısıldayarak, “Hadi söyle, göt deliğimi sikmek istiyormusun enişte? Oradan gerdeğe girelim mi?” dedi. “Hemde çok istiyorum karıcığım, birtanem, orospum!” dedim. Baldız beni yere yatırdı, yarağımdan çıkarak ters dönüp göt deliği ağzıma gelecek şekilde, sanki ağzıma çişini yapacakmış gib çömeldi, ellerini göğsüme koydu ve “Götümü biraz daha yala enişte!” diye inledi. Ben de dilimi götüne değdirdikçe, “Ohhh enişteee, bu gece bitmesin, uçur beni ne olur!” diye inleyip, eğilip yarağımı ağzına alıp emiyor, sonra kalkıp tekrar götünü ağzıma getiriyordu…

Kafamın üstünde doğruldu, tekrar döndü, gelip beni bacaklarının arasına aldı, yarağımın hizasında durup, bacaklarını ayırıp çömeldi, yarağımı eline aldı, amına sürttü, amıyla üzerine oturup, birkaç defa ileri geri yapıp çıkardı. Yarağım amdan çıkınca lop diye göbeğime vurdu. Baldız da yarağımı tekrar tutup, “Dur yaramaz, asıl şimdiki vazifeni yapmadan nere kaçıyorsun?” dedi ve göt deliğinin hizasına getirdi, elini tükürükle doldurup, biraz yarağıma, biraz da göt deliğine sürdü ve göt deliğine parmağını sokarak ovuşturdu. Yarağımı göt deliğinin hizasına getirip, üzerine yavaş yavaş oturmaya çalışıyordu. “Çok acıyor enişte, ağzımı siksen olmaz mı, ağzıma boşal yutayım!” dedi. Ben de baldızı cesaretlendirmek için, “Hani götünden gerdeğe girecektik baldız?” dedim. Ben öyle deyince, yarağımı kafasına kadar götünün içine aldı, ama suratı acıyla buruştu, “Çok acıyor yaa!” dedi. “Hadi sevgilim, hadi orospum, başı girdi bak, az kaldı, dayan!” dedim. Ama baldız öylece duruyor, “Bu kadarı girmişken götümü böyle siksen olmaz mı enişte?” dedi…

“Olur!” deyip, baldızı dizlerinden kendime doğru çekip, alttan da yukarı doğru kendimi kaldırınca, hepsi aniden götüne girdi. Baldız, “Aaayyy yandım, yırtıldı götüm!” deyip tırnaklarını göğsüme batırdı. Benim de canım yanmıştı, “Amını götünü siktiğimin orospusu!” diye küfürü bastım. Baldız acıyla kafasını göğsüme bastırıyordu, kafasını kaldırdığında gözlerinden yaş akıyordu. “Enişte dur ne olursun kımıldama, canım cok yanıyor! Tenha yerde olsaydık avazım çıktığı kadar bağırırdım, ama komşular duyar diye korkuyorum!” dedi. Ben alttan yavaş yavaş kımıldamaya başladım, “Enişte durrr, çok acıyor!” diye yalvarıyordu. “Merak etme alışırsın birazdan!” dedim. “Ağzına sıçayım bunun, yırttı götümü, alışması mı kaldı!” dedi. Ben yine kımıldayınca, “Enişte sen dur, ben yavaş yavaş yapayım!” dedi ve kalçasını oynatmaya başladı. İleri geri, sağa sola yavaş yavaş oynatıyordu. Biraz alışmış, zevk almaya başlamıştı. Ben de yardımcı olup, kalçalarından tutup, sağa sola oynatıyordum…

Baldız iyice zevke gelmişti. “Domal da öyle sikeyim aşkım!” dedim. O da, “Tamam!” deyip, yarağımı götünden çıkarmadan ters döndük. Önümde kafasını yastığa gömdü, belini çukurlaştırıp, götünü alabidiğince yukarı verip, elleriyle göt yanaklarından tutup ayırdı, “Hadi aşkım sik, göt deliğimi yırttın zaten, sik iyice alıştır yarağına!” diye inliyordu. Ben de götten sikmenin keyfiyle, yavaş yavaş sikerek zevkimi çıkarıyordum. Az sonra baldız, “Parmaklarını amıma sok hadi canım!” diye inliyordu. 4 parmağımı amına soktum, götüne yarağımı sokup çıkarıp, tekrar sokuyordum. “Hadi hızlı sik, götüme attır döllerini!” diye inliyordu. Ben de hızlandım. Göt deliği yarağımı öyle sıkıyordu ki, mengene gibiydi. Ben amını da hızlı hızlı ovmaya başladım. Baldız, “Enişte ben bitiyorummm!” diye inleyince, ben de baldızın götüne boşalmaya başladım. İkimiz de aynı anda boşalmıştık. Baldız öylece yığıldı kaldı, ben de üzerine yığıldım…

Öylece biraz dinlendikten sonra, kalkıp birlikte banyoya girdik. Ilık suyla birbirimizi yıkadık. Yıkanırken, baldız, “Götten vermek nekadar zormuş, mahfoldu götüm valla!” dedi. Ben de, “Arkadaşlarından hiç duymadın mı? Götten veren yokmuymuş hiç?” dedim. Baldız da, “Var, çok anlatıyorlardı, ilk defada acır diyorlardı, ama bu kadar olacağını zannetmiyordum, beni mahfettin enişte!” dedi. Baldızı öpüp, “Pişmanmısın kız?” dedim. “Yok da, canım çok yandı!” dedi. “Ozaman canın yanmadan birkere de burada sikeyim seni!” dedim. “Ya sende hayvan gücü mü var, ben bittim, artık halim kalmadı!” dedi. “Ozaman ağzından sikeyim!” dedim. Baldız da, “Yapma enişte ne olur, sonra sik, inan halim kalmadı!” diye yalvarınca, yıkanıp, kurulanıp çıktık. Salonda üzerimize çarşaf alıp, yere uzandık. Birbirimize sarılıp yatarken, ikimiz de uykuya dalmışız…

İçtiğimiz biralardan dolayı gece sidiğim geldi, kalkıp tuvalete gittim. Ben işeyip gelince de, baldız gidip işeyip geldi. Ama ikimizin de uykusu kaçmıştı. Biraz konuştuk. Baldız, “Enişte yarın boyayı bitirebilecekmiyiz?” dedi. “Tabii ki!” dedim. Baldız da, “Bu yorgunlukla biraz zor ama!” dedi. Ben de, “Boyayı bitirip, üstüne de amını götünü sikeceğim!” dedim. Baldız gülerek, “Göreceğiz!” dedi. Ben elimi çarşafın altından amına götürüp okşamaya başlayınca, “Enişte dur da uyuyalım, yarın yaparsın!” dedi. Ben de, “Amın öyle demiyor ama!” dedim. “Ne diyor pekala?” dedi. “Ye beni diyor!” dedim. “Ozaman sen de ye, ne yapayım!” dedi. Baldız öyle deyince çarşafı üzerimizden atıp, amına yumuldum. Az sonra da 69 olduk. Amı sulanmıştı. Parmaklarımı sokup çıkarıp, amını yalıyordum. Baldız da benim yarağımı ağzına almış, yalıyor, emiyordu…

Baldız, “Özer aşkım, kocacığım, sikicim, yarağını yerim senin! Özer…” dedi. “Efendim karıcığım, aşkım, orospum?” dedim. “Aşkım sen benim ağzıma boşal, ben de senin ağzına boşalayım, döllerini yutmak istiyorum! Böyle boşalalım, amıma götüme sokmadan, olur mu canım?” dedi. “Olur!” dedim, benim de amacım buydu zaten. “Enişte, baldızın sana kurban olsun, erkek dediğin böyle olacak işte!” deyip yarağıma yumuldu. Ben de amına yumuldum. Birbirimizi emiyor yalıyorduk. Bu sefer oldukça uzun sürmüştü. Baldız boşaldı, ama benimki biraz zordu. Baldızı doğrultup, ben de önünde ayağa kalktım, baldız yarağımı sıvazladı 31 çekti, “Hadi kocacığım, sik ağzımı, ağzıma boşal da yutayım!” diye beni tarik ediyordu…

Ben boşalamayınca, “Canım boşalmana faydası olacaksa istersen götüme sok!” dedi. “İyi olur, geleceğim zaman da ağzına boşalırım, yutarsın!” dedim. Baldız domaldı, yarağım götüne şimdi biraz daha rahat girmişti. Ama yine de canı yandı, “Ağzına sıçayım senin, yine yaktın canımı!” diye küfür etti. Ben de gülerek, “Sıçtığın yeri sikiyorum zaten!” dedim. Baldız acı bir gülüşle, “Sik canım, sok köküne kadar, yerim yarağını!” diyordu. Baldızın götüne biraz pompaladıktan sonra geleceğimi anlamıştım, “Geliyorum, ağzını aç!” diyerek götünden çıktım. Baldız da dönüp yine önümde diz çöktü, yarağımı ağzına aldı ve emmeye başladı. Ben de saçlarından tutup ağzını sikiyordum. Birkaç saniye sonra ağzına fışkırtmaya başladım. Yarağımı ağzından çıkarmadan baldız bütün döllerimi yuttu, yarağımı diliyle temizledi. Gidip tekrar banyo yaptık geldik ve halsiz bir halde birbirimize sarılıp uyuduk.

Sabah saat 10:00’da zor kalktık. Kendimize gelmek için soğuk suyla duş aldık. Hafif bir kahvaltıdan sonra boyaya devam ettim. Akşama doğru karım da geldi. Tabi ki o gün bitiremedim boyayı. Baldız da gülerek, “Enişte hakkını kaybettin!” dedi. Bunu karım duydu, “Ne hakkını kaybetti ki?” diye sordu. Baldız da, “Dün bitirseydi enişteme mangal yakacaktım!” dedi. Ben de baldıza göz kırparak, “Canın sağolsun baldız!” dedim. Baldız, “Şaka ya, kocam gelsin de yakalım!” dedi. Karımı markete göderdim, sigara aldırmak için. Market biraz uzaktı. Karım evden çıkınca hemen baldızın üzerine atladım. “Enişte ne yapıyorsun?” dedi. “Sus, hadi banyoya gel!” dedim, baldızı kolundan tutup banyoya götürdüm. Eşofmanını küloduyla birlikte dizlerine kadar indirdim, ellerini çamaşır makinasina tutundurarak domalttım. Yarağım hazırdı, hemen amına soktum. Biraz amdan sikip baldızı boşaltınca, amından çıkarıp götüne soktum, hızlı hızlı siktim ve götüne boşaldım. “Enişte yine de dediğini yapıp, amımı götümü siktin ya!” dedi. Baldız eşofmanını külodunu çekti. Baldızı öpüp, “Hadi sen mutfağa git, ablan gelir şimdi!” dedim. Ben duş almak için banyoda kaldım, baldız da mufakta bekledi…

Ben banyodan çıktığımda, karım marketten gelmişti. Sonra da baldız banyo yaptı. Akşam eve döneceğimizde, baldız, “Enişte herşey için çok teşekkür ederim!” dedi. Karım o sırada arkası dönük, ayakkabılarını giyiyordu. Baldız eliyle öpücük attı bana. Karım ayakkabısını giyip, bana, “Hadi canım, geç kalmayalım!” deyip kapıdan çıkınca, ben de çıkarken baldıza kısık sesle, “Amından öptüm aşkım!” dedim. Baldız da kulağıma eğilerek, “Ben de yarağını öptüm aşkım!” dedi.

O günden beri her hafta fırsat buldukça gidiyorum, baldızı amından götünden sikiyorum. Veya karım olmadığı zamanlarda baldız bize gelir. Her seferinde ayrı zevkle ve heyecanla sikişiyoruz baldızla.

Eniştelere bol baldız sikmeler, baldızlara da bol enişte yarağı yemeler diliyorum.

Özer..

1310 gösterim, 1 gün

Sayfa 2 of 3 1 2 3
  • İçeri bir baktım, karım serdal’la sikişiyor!

    Tarafından AÇIK 04 Nisan 2015 - 0 Yorumlar

    İçeri bir baktım, karım serdal’la sikişiyor!. Tatilde eşimle Antalya, Side’ye gitmek için yola çıktık. Bayram arifesiydi. Bayram süresince kalacaktık. Özgürlük arıyorduk, değişik yer ve ortamlarda bulunmak bize zevk veriyordu. Çünkü dilediğimiz gibi davranıyorduk. Eşim harika bir kadın, fiziğide öyle. Aramızda hiç bir konuda kısıtlama yok. Arabamızla yola koyulduk, hava çok güzeldi. Antalya’ya yaklaştıkca hava dahada […]

  • Seni kocanın yatağında sikmek istiyorum!

    Tarafından AÇIK 03 Şubat 2015 - 0 Yorumlar

    Seni kocanın yatağında sikmek istiyorum!. 27 yaşında, evli bir bayanım, çocuğum yok. Benden 15 yaş büyük kocamla, ben üniversite sınavlarına hazırlanmak için dersaneye giderken tanıştım. Despot baba evinin baskısından sonra, onun beni el üstünde tutan, sevecen davranışlarına kandım. Bana ve ev halkına aldığı güzel hediyeler, iltifatlar, zenginliği, hem beni hem ailemi ikna etti. Üniversite planlarım çöpe […]

  • Aklım kaynımın yarağındaydı, onu içime alacaktım!

    Tarafından AÇIK 03 Nisan 2015 - 0 Yorumlar

    Aklım kaynımın yarağındaydı, onu içime alacaktım!. Evli, kapalı, bir bayanım. Kocamla sex yaşantımız başlarda fena değildi, yani kocam hastalanıncaya kadar. Şeker hastası olan kocamın artık siki kalkmıyor ve erkeklik görevini yerine getiremiyordu. Durum böyle olunca da kocam amımı yalayarak ve parmaklarıyla benim orgazm olmamı ve boşalmamı sağlıyordu. Kocam üzülmesin diye ona hiç birşey belli etmiyordum, […]

  • Orospu çocuğu çıkar lan yırttın götümü!

    Tarafından AÇIK 01 Nisan 2015 - 0 Yorumlar

    Orospu çocuğu çıkar lan yırttın götümü!. Karımla evlenmeden önce tüm kız arkadaşlarımla anal, ilişkiye girmiş, çoğunu ilk ben milli yapmıştım. Bunları evlenmeden önce karıma anlattığım için, bendeki bu göt sikme arzusunu bilir. Ama karımla hiç anal seks yapmamıştım. Nezaman karımı götten sikmek istesem, sürekli hayır diyordu. Karımı çok sevdiğim için de, evlendikten sonra onu hiç […]

  • Yavaş ol orospu çocuğu!

    Tarafından AÇIK 11 Şubat 2015 - 0 Yorumlar

    Yavaş ol orospu çocuğu!. Bodrum’daki çılgın tatilimizin üzerinden bir ay geçmiş, Haziran sonunda İstanbul’a gitmem gerekmişti. Eskort kızlar da yeni sevgilileriyle Bodrum’dan Yunan adalarına geçtiler. İstanbul’da tek başıma biraz canım sıkılıyordu. Alışveriş yaptım. Ortaköy’e indim. Deniz havası, Türk kahvesi ile kendimi avutuyordum. Telefonum çaldı. “Kızım İstanbul’lara geliyorsun, haberimiz yeni oluyor, aşkolsun!